Çocuklar için için Arşiv"

Yılbaşı Pastası – Kuru Fasulyeli Pasta

Bir yılı geride bırakırken hayatımızı dolduran anılar derinlerden çıkıverir, uzaklardaki parçaları gösterir, alıp çekiverir, giden 365 koca günün içine. Geriye dönüp topladığımız hasadı, döktüğümüz alın terini, tarlamızı sürerken yaşadığımız tüm zorlukları hatırlatır bize. Yaşamımızın ekranından seyrettiğimiz filmlerin kısa versiyonlarını tekrar izlettirir.  Nesnel olarak yaptığımız tüm başarılar, altına imza attıklarımız, sahip olduklarımız ve katettiğimiz yolların hazzını yaşatır bize…Hayal kırıklıkları yada mutsuz anlardan bahsetmiyorum, çünkü beynimiz öyle enteresan çalışıyor ki hard diskte yer alan bozuk sektörler gibi geçen zaman içinde siliveriyor o alanları. Ya da sadece izi kalıyor. Her şeyden öte sürekli devam eden ve yeni yıllara aktarılan ise arkadaşlıklar, dostluklar ve bu kavramları baki kılan yüreğimizdeki sevgi ve aşk aslında. Sevgi yada aşk, deyince onların da ne kadar nesnel yönü olsa da temel de öznel kavramlar. Yani sevdiğimiz insanların bize yakıştırdığı kimlik ile bizim kendi aynamızda gördüğümüz görüntü çakıştığında, karşılıklı ve güçlü bir bağ, iki yürek arasında akıp giden.

Devamını Oku »

Şirinler Pastası ve Oğlumun Doğumgünü

New York ‘tan sonra bu hafta Şirinler bizim evdeydi !!!

Oğlumun doğum günün de Şirinli pasta hayalini gerçekleştirip masamızı ve şirin arkadaşlarının neşesiyle evimizi şirinledik:)))

Her şey Alperen’in şirinli pasta seçimi ile başladı. Şirinleri çağırmanın en şirin yolu şirinli davetiyeler diye düşünerek bir kaç gün önceden yukarıdaki davetiyeyi hazırladım. Neşeli şirinin yanına şirin oğlumun fotoğrafı ve şirin çağrısı başlangıç noktası oldu. Sonra şirinlerin en çok sevebileceği çeşitlerle masayı donattım.

Menüde şirinlerin ağzına layık; Sosisli halka börek, Bonibonlu Kurabiye, Tava Pizzası, Sütlü İrmik Tatlısı , Beze veeee en önemlisi Şirinli Pasta vardı.

Devamını Oku »

Bayrak Kanepe

Bu gün 23 Nisan, neşe doluyor insan ! Tüm çocukların ve bir yanında çocuk tarafını yaşatanların 23 Nisan’ ı kutlu olsun…Minikler stadyumda rengarenk kıyafetleri, ışıl ışıl gözleri ile günlerce çalıştıkları gösterilerini neşe içinde sundular. Bu arada yer gök kırmızı-beyaz bayrağımızın canlı rengi ile ışıldıyordu.

Bilinen efsaneye göre Bayrağımızın şekli 1.Kosova savaşı gecesi şehit Türk Mehmetçiklerinin kanı yerde göl olmuş iken gökyüzünde Jüpiter ve Ayın birleşimiyle çıkmış ortaya. Her baktığımızda ne çok kan döküldükten sonra sahip olduğumuzu hatırlatırcasına …..Yeşilin üzerinde ışıl ışıl dalgalanıyor ve parlıyordu…

 

Bayrağımız dalgalanıp dururken, çocukların cıvıl-cıvıl gösteri görüntüleri “pür neşe” ve “kabaran milliyetçi duyguları” yüreğinizde derinden hissettiriyor. Bu renk ve ritm cümbüşünü doyasıya yaşamak için orada-stadyumda onlarla birlikte olmak gerekiyor. Uzun yıllar sonra işte bu nedenle bayram sabahını tam bu cümbüşün içinde stadyumda geçirdik. Her şey İstiklal marşı ile başladı. Binlerce insan tek yürek ve tek nefesle hep bir ağızdan söyledi….

Çocukların her birini yakından gördüğünüzde, onların neşesini ve duygularını empati kurarak yüreğinizde hissediyorsunuz. Onlara bakarken Paulo Coelho ‘ nun dediklerini anımsıyorum ….

“Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz, bir çocuğun gözlerinin içine bakın. Çünkü her çocuğun bir yetişkene öğretebileceği üç şey vardır.

  • Nedensiz yere mutlu olmak,
  • Her zaman meşgul olabilecek bir şeyler bulmak,
  • Elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmak….”

Işıl ışıl gözlerinde ne büyük umutlar dolu. Düşlerle gerçekler arasında geniş bir hayal gücüyle kurdukları düzenleri içinde bir balon, bir çikolata yada bir pamuk şekerle coşup neşe içinde bir taraftan diğerine koşturuyorlar. Ne yapsalar sevimli ne yapsalar güzel….

Bizim yetiştiğimiz döneme göre çok daha bilinçli, daha teknolojik, daha şanslı yetişiyorlar. Kendilerini ve evreni tanıyıp olgunlaştıkça güçlerini keşfederek geleceğin öğretmenleri, mühendisleri, doktorları, iş adamları, siyasetçileri olacaklar. Atamızın söylediği gibi kendilerini tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendilerinde kuvvet bulacaklar.

Aslında sadece duruşları değil, fikirleriyle de neler neler öğretip düşündürüyorlar bizi. Geçen akşam yemek yerken oğlumun söyledikleri de işte böyle bir andı… “Anne sizin anneler gününüz var ve tüm anneler işte o günde hediye veriliyor, Babalar gününde de babalara hediye veriliyor. Peki o zaman çocuklar günü 23 Nisan değil mi? Neden çocuklara hediyeler alınmıyor? ”  Aslında her zaman hediye alsak  da , o gün için onun zevk aldığı şeyler yapmaya çalışsak da küçük süprizler beklediğini çok güzel bir ifade şekliyle hissettirdi bize…Bu sorunun üzerine Cuma akşamı ufak bir tur ve süpriz bir hediye alıp gösteri sonrası verilmek üzere sakladım. Paketi açarken gözlerindeki heyecan ve ışıltı görülmeye değerdi.

Tüm bu görüntülerden esinlenerek mutfağa girdiğimde al bayrağımızı canlandırmak istedim. Yenilebilir sanat-Edible art ‘a dair makale fikirleri ile bayramın coşkusu ile çakıştı…ve devamı tamamen spontane gelişti …. Tost ekmeği, domates ve peyniri kullanarak bayrak şeklinde bir araya topladım. Üstelik domates, peynir ve ekmeğin müthiş uyumu ile ! Çayın yanında Kahvaltılık yada atıştırmalık olarak uygulayabilirsiniz.

Dip not olarak belirtmeliyim ki sürçü lisan eylediğimin farkındayım; yıldızda beş yerine altı köşegen oldu. Bunun sebebi elimdeki yıldız kalıbın altı köşeli olması. Ancak amacım canlandırma ve yaptığım uyarlama olduğu için üzerinde durmadan kalıbı kullandım. Hepsini birebir yapmak isteyenler loru bıçakla da şekillendirebilirler.

Malzemeler

  • 100 gr labne peyniri
  • 100 gr kaşar loru
  • 4-5 orta boy domates
  • 16 dilim tost ekmeği
  • Tuz

Yapılışı

-Tost ekmeklerinin kenarları kesilir. Dikdörtgen bir servis tabağına bitişik ve bir dikdörtgen oluşturacak şekilde ilk kat dizilir.

-Labne peyniri ilk kat tost ekmeklerinin üzerine iyice kaplayacak şekilde sürülür.

-İkinci kat için tost ekmekleri kenarları kesilip ilk katın üzerini kapatacak şekilde yerleştirilir.

-Domatesler küp küp kesilir. Ay ve yıldız yeri boş kalacak şekilde yerleştirilir. Kaşar loru yıldız kalıpla yıldız şeklinde kesilir. Hilal için ise önce su bardağı ile yuvarlak oluşturulur. Ardından çay bardağı ile kesilerek hilale dönüştürülür ve kanepenin ayrılan boşluğuna yerleştirilir. Üzerlerine tuz serpilip servis yapılır.

Bahar Salatası

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aklımdan geçen Yenilebilir sanat-Edible art fikirleribaharın gelişiyle her yerde açan çiçekler ve birde yüzme saati öncesi hafif bir salata düşüncesiyle birleşince hepsinin vektörel toplamı sonucu işte bu salata çıktı ortaya. Hem de jet hızıyla….Buzdolabındaki malzemelerle fırında ısınmayı bekleyen yemek arasında her şey tam on dakika da gelişti. Bizim evin aslan burcu gurmelerinden de tam not alınca sıra yazmaya geldi…Uğur böceğimin hatırı kalmasın onun yorumuyla “baştan çıkarıcı” bir salata olmuş…Hiç vakit kaybetmeden çiçeğimin üzerine kondu…İyi ki ona göstermeden fotoğrafını çekmişim…

Devamını Oku »

Snoopy Kurabiye

Cumartesi davetinde üç aile ve beş tatlı çocuk bizim evde toplanacaktık. Çocukların severek yiyebileceği sevimli kurabiyeler yapmayı düşünürken Happy Home Baking ‘de gördüğüm kurabiyeleri yapmaya karar verdim. Tarifi kendime göre biraz revize ettim. Orjinal tarifi bu adresten inceleyebilirsiniz.

Bir kaçını farklı ebatta hazırlayınca ortaya sevimli bir köpek ailesi çıktı. Bu haliyle bana çocukluğumuzda izlediğimiz klubesinin üzerinde uyuyan, kuş dostu, sevimli  çizgi film kahramanı Snoopy ‘yi anımsattı…Bu nedenle adına da Snoopy Kurabiye dedim.

Çocukken çok sevip sonra bir dönem çok korktuğum hayvanlardan biriydi…Taa ki arkadaşımın köpeği Panço’ yu tanıyana kadar. Meğer bir köpekle tanışmanın, o şerefe nail olmanın yolu (kastettiğim evcil olanlar tabii)  koklaşmakmış. Ben eve girince avaz avaz havlıyan şirin Panço, arkadaşımın telkinleri sonucu, benim sakinleşmiş halimle bacaklarımı koklayıp hatta yalayıp durdu. İşte o sihirli andan sonra dost olduk. Beni de aileden biri gibi görerek yanımda doğal davranmaya başladı. Biz gezmeye giderken onu da götürürsek sevinçten neredeyse çığlık atıyor; evde bırakırsak tabiri caizse inleyerek neredeyse ağlıyordu. Yemek yerken yaşadığı heyecan ve mutluluğu anlatamam. Köpeği olanlar bu sevimli hayvanların ne kadar dost canlısı olduklarını bilirler.

Şekil verirken gözleri yerleştiriceğiniz konuma göre küçük sevimli Snoopylerin ifadesi değişiyor. Yerken de damağınızda mısır gevrekleriyle çıtır çıtır hoş bir tat kalıyor. İşte size tarifi…

Malzemeler- 25-30 kurabiye için

  • 250 gr tereyağı yada margarin (ben margarin kullandım)
  • 1 türk kahvesi fincanı mısır nişastası
  • 1 türk kahvesi fincanı yoğurt
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • Aldığı kadar un

Üzerine;

  • 100 gr Coco pops-kakaolu mısır gevreği
  • 60 gr damla çikolata
  • 1 yemek kaşığı pasta şekerlemesi

Yapılışı

  • Oda sıcaklığında eritilmiş margarin ile un hariç diğer malzemeler iyice yoğrulur.
  • Kademeli olarak elenen un eklenip yoğrulmaya devam edilir. Birden eklerseniz kıvamını istediğinizden yoğun olup sonuçta kurabiyeleriniz çok sert olabilir.
  • Kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğrulur. Kulak memesi kıvamına gelince hamurdan küçük bezeler oluşturulup yuvarlak şekil verilir. Kulak takılacak kısımlar hafif yassı hale getirilir.Coco Popslar’ dan kulak takılır. Damla çikolatalar ters takılarak ağız, çubuk şeklinde pasta şekerlemeleri ile gözler oluşturulur.Kulaklarını takarken özellikle iyi batırın ki pişerken ayrılıp düşmesinler.Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirilir. Aralıklı yerleştirerek pişerken hafif genişledikleri için birbirine temasını önlemiş olursunuz.
  • Önceden ısıtılmış 160 oC de fırında hafif pembeleşene kadar pişirilir. Tel ızgara üzerinde soğutulup, çocuklardan geriye bir şey kalırsa hava geçirmez bir kapta saklanır:))

 

Şeker Hamuru Yeni Yıl Cupcake’leri ve 2011

Bir koca yıl daha geride kaldı. Eğrisi- doğrusuyla , sevinçleri-hüzünleriyle,  başarılar-yenilgilerle 365 günü geride bıraktık. Yeni yıla yeni umutlar, planlar ve hayallerle girdik. Umarım hepiniz için 2011 yılı sağlıklı, mutlu, huzurlu ve hedeflediğiniz gibi geçer…

Her yılbaşı yeni bir sayfa açarken geçen senenin hesabını yapar; artılarımızı, eksilerimizi yazarız bir kenara…Kendi adıma geriye dönüp bakınca 2010 yılı gerek iş hayatı, gerekse sosyal hayat anlamında dolu dolu bir yıl oldu. Leyleği havada görmedik ama çok gezdik; adım adım İtalya ile başlayan yurt dışı gezimiz, hafta sonları çevre gezileri ve keşifleri ile devam etti. Aslında çok yakın olmamıza rağmen ilk defa keşfettiğimiz; Maşukiye, Ağva, Gölyazı gibi doğa harikası yerleri bu yıl keşfettik. Niye daha önce gelmemişiz diye kendi kendimize epey hayıflandık doğrusu…İlk defa gölde-Garda ‘da-, ilk defa dağda gölette-Uludağ ‘da- yüzdüm. Aslında daha denemediğimiz ne kadar çok ilk varmış hayatta ! Geçen yıl yeni dostluklara, yeni arkadaşlık ve paylaşımlara da vesile oldu. Tabii eskilerin pabuçları dama atılmadı asla…

2010 iş hayatımda da yoğun bir tempo ve ilklerle doluydu. Gerçekleşen hedefler ve yeni projelerin içinde buldum kendimi. 6 Sigma çalışmalarında eğitim alıp yeşil kuşak oldum; projemi başarıyla tamamladım. Şubat ayında yapılacak şirket toplantısında sertifikamı alacağım. Tabii ki projelerinde, hedeflerinde yeni yılda devamı var. 2011 için ikinci projemi aldım bile… Bu başlangıca göre bu yılda geçen yıl gibi dolu dolu olacak galiba…

Yeni yerlerle birlikte yeni lezzetler keşfedildi. Bruschetta ’dan, Ravioli ‘ye, Yoğurtlu KahvedenKatıklı Dolmaya pek çok yeni denememiz oldu…İlk defa şeker hamurlu pasta ve kurabiye yaptım.  Ve yaptıklarımı bahardalı ’nda sizlerle paylaşmaya başladım. Okuyucularımdan çok hoş tepkiler aldım; yorum ve ilginizle daha da gelişti bahardalı …Üç gün yeni bir yazı eklemeden geçirirsem; telefonlar gelmeye başladı “iyimisin, yoksa hastamı oldun?” diye arayan dostlar. Tüm paylaşımlarınız için hepinize teşekkür ederim. Paylaşıldıkça çoğaldı tüm güzellikler… Ben de sizlerle aşağıdaki güzel şiiri paylaşmak istiyorum. Benim size yeni yıl hediyem Borges in dolu dolu yaşamayı anlatan aşağıdaki güzel şiiri. Hepinizin yeni yılı kutlu ve mutlu olsun…

Anlar

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya

İkincisinde daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.

Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,

çok az şeyi ciddiyetle yapardım.

Daha çok riske girerdim.

Sık sık Seyahat eder,

Daha çok güneşin doğuşunu ve batışını izler,

Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye…

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım.

Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.

Farkındamısınız bilmem. Yaşam budur zaten.

Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.

Hiç bir yere yanında bir şişe suyu ve kapalı havalarda şemsiyesini,

almadan gitmeyen insanlardandım…

Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbirşey taşımazdım.

Eğer yeniden başlayabilseydim,

İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.

Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla…

Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,

Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.

Ama şimdi 85 indeyim ve biliyorum ki…

Hepsi için çok geç…

Jorge Luis Borges

Arjantin 1985

 

Cupcake yapımı için Pastalar menüsünden Kakaolu Cupcake tarifini, şeker hamuru kısmı için Şeker hamuru tekniklerini inceleyebilirsiniz. Cupcakelerin sunumu için Esse’ den aldığım cupcake standını kullandım. Cupcake yapıp stand kullanmayı düşünenler için farklı tipleri de var. Bu linke tıklayarak farklı standları inceleyebilirsiniz. ”Cupcake Standı

 

Uğur Böceği Kanepe

Hafta sonu kahvaltısında değişik bir kanepe çeşidi hazırlamayı düşünürken forumda bir sitede gördüğüm uğur böceği kanepeleri anımsadım. Tam olarak adresini hatırlayamadım ama fikir olarak çok hoşuma gitmişti. Bir doğum günü davet sofrasında uğur böceği pastanın yanında çocuklar için hazırlanan sofraya tuzlu çeşit olarak ilave olmuştu. Ben de sabah kalkar kalmaz gönüldeşimin fırından aldığı sandiviç ekmeğiyle hazırlayıp apartmanımızdaki tüm çocuklara ikram ettim. Umarım Gülçin ve Betül ün yarın sabahki SBS sınavlarında uğur getirir…

Malzemeler

  • 2 adet sandiviç ekmeği-16 küçük kanepe için
  • 8 adet çeri domatesi
  • 150 gr krem peynir
  • 4 adet zeytin
  • 1 yemek kaşığı çörekotu

Yapılışı

  • İnce kesilen ekmek dilimleri üzerine , krem peynir sürülür.
  • Domatesler ortadan ikiye kesilir. Yeşil kısımları yarım daire şeklinde kesilir.Kuyruk kısımları ise üçgen şekilde kesilir. Domateslerin üzerine bıçak ucu ilesimetrik olarak bıçak ucu ile küçük yarıklar oluşturulur.

    Yarık kısımların içine birer ikişer çörekotu yerleştirilir.

  • Hazırlanan uğur böcekleri ince dilimlenmiş krem peynirli ekmek dilimleri üzerine yerleştirilir. Her zeytin çekirdeği çıkarılıp sekiz parçaya bölünür. Uğur böceklerinin baş kısmına yerleştirilir. Servis yapılır.

Çilekli Süt

 

 

Pazar günü bir tanıdık vasıtasıyla aldığımız köy sütü ve taze dağ çileği ile harika bir lezzet çıktı ortaya … Çilek mevsiminin başladığı şu günlerde uzun zamandr yapmadığım çilekli sütü daha sık yapmaya karar verdim.

 

Malzemeler

15 adet orta boy çilek

3 bardak süt

1,5 yemek kaşığı toz şeker

2 yemek pudra şekeri

 

Yapılışı

Çilekler rondodan geçirilip sıvı hale getirilir. Üzerien pudra şekeri ilavesinden sonra karıştırılır. Ayrı bir kaptaki ılk süte sürekli çırpılarak ilave edilir. Çırpma işlemi için blender yada şek şek kaplardan kullanabilirsiniz. Şeker miktarı arzu ettiğiniz kadar arttırabilirsiniz.