çorba için Arşiv"
Ağu 25, 2011 - Çorbalar    3 Yorum

Minestrone Çorbası

Minestrone, İtalyan usulu karışık sebze çorbası. İtalya ‘da Verona ‘da yediğimiz şekliyle hazırladım. İçine fasulye, kereviz ,şehriye yada makarna da konabiliyor. Et suyu ile pişiriliyor ancak bizde ki kıvamlı çorbalardan farklı olarak yoğurt-yumurta yada un katılmadan hazırlanıyor. Yani bizdeki deyimiyle bu çorbaya terbiye yapılmıyor. Sağlıklı, hafif ve yapımı pratik bir çorba. Ben çorbanın kıvamlısını severim diyenler tereyağında baharat ve salçalı un kavurup ilave edebilir. İki şekilde de pişirdim; ikisi de beğenilerek yenildi. Tercih sizin damak tadınıza kalmış.

Malzemeler

  • 2 Havuç
  • 2 kabak
  • 1 Soğan
  • 8-10 adet taze fasulye
  • 4 orta boy Domates
  • 1-2 diş sarımsak
  • 5 su bardağı et suyu
  • 1 fincan sıvı yağ
  • Tuz

Yapılışı

  • Soğan yemeklik olarak doğranır.
  • Tencerede sıvı yağ kızdırılarak soğanlar kavrulur.
  • İri zar boyunda kesilen kabak ve havuçlar eklenip sotelenir.Taze fasulyelerde ayni boyutta kesilir.
  • Küçük küp küp kesilen domateslerle, fasulyeler eklenip sotelenmeye devam edilir.
  • Et suyu ilave edilip ara sıra karıştırılır. Tuz da eklenip kısık ateşte sebzeler pişene kadar pişirilir.
Tem 24, 2011 - Çorbalar    Yorum Yok

Isırgan Otlu Tarhana Çorbası ve Cumalıkızık

Mide, bağırsak, karaciğer, böbrek rahatsızlıklarından, damar tıkanıklıklarına, egzama rahatsızlığına ve kan yapıcı özelliğine kadar pek çok konuda şifalı bitki olan Isırgan otuyla yapılmış bir çorba içmeye ne dersiniz?

Hafta sonu kaçamağında Cumalıkızık ‘da görüp aldığım tarhanayı kendi tekniğimle pişirdim. Bu haliyle tadı klasik tarhanayı andırırken, ısırgandan gelen baskın bir tadı olmadığını hissediyorsunuz ve sonuçta pişirdiğim teknikle tahminimden de lezzetli oldu. Hele üzerine eklenen beyaz peynirle birleşince içme de yanında yat hali:)) ımmmm nefis. Üstelik böyle şifalı bir bitkiyi yemiş ve evdekilere yedirmiş olmanın hazzı da cabası.

Cumalıkızık’ ı anmışken kestane ağaçlarından yapılmış cumbalı evleriyle bu kültür mirası köyden bahsetmeden geçmek haksızlık olur. Bursa ‘ da Uludağ eteklerinde vadiler arasına kurulmuş köyün tarihinin 1300 lü yıllara dayandığı söylenir. Vadide yar alan kızık soyadlı köylerden biri olan Cumalıkızık, rivayete göre zamanında kızık köyleri arasında Cuma namazlarının toplanılıp kılındığı yer olduğu için Cumalıkızık olarak anılırmış.

 

Bir gün yolunuz düşerse mutlaka uğrayıp el emeği lezzetlerinin ( keçi sütlü dondurma, gözleme, mantı, böğürtlen, ahududu şurupları-reçelleri vs.) tadına bakmanızı ve göz nuru işlemelerin (iğne oyası kolyeler-takılar, ahşap ev aksesuarları vs.) görmenizi tavsiye ederim. Her şeyin doğalı, her şeyin organiğini Cumalıkızık ‘da bulabiliyorsunuz.

Devamını Oku »

Tem 18, 2011 - Çorbalar    Yorum Yok

Fransız Usulü Soğan Çorbası ve Montmarte Tepesi

Paris ’i tepeden izlemek, Sacre Coeur ve Ressamlar sokağını görmek için Montmartre tepesine çıktık. Yüksekliği 130 metre civarında olan bu tepe dik bir yamaçta. Tepeye ulaştığımızda Sacre Coeur tüm haşmetiyle karşımızdaydı. Beyaz kubbeleri Tac Mahal i anımsatıyor.

Sacre Coeur ‘ü karşımıza alıp sol tarafındaki dik yokuşa çıkınca Ressamlar sokağına ulaştık. Burada zamanında Pablo Picasso, Van Gogh, Salvador Dali gibi pek çok ressam çalışmış. Halen Paris teki ressamlar için bir merkez konumunda. Kendi portresini yaptırmak isteyenler yada el yapımı bir Paris manzarası satın almak isteyenler için seçenek çok.

Devamını Oku »

Tem 11, 2011 - Çorbalar, Sizlerden gelenler    Yorum Yok

Annemin Arpa Şehriye Çorbası

Hayata başlarken sağlıklı doğdunuz ve kocaman “1” ile başlangıç yaptınız. Sonra gittikçe sahip olduklarınız artmaya başladı. Büyüdünüz, okullu oldunuz, yanına bir “sıfır” …Okul bittiğinde bir “sıfır” daha. Meslek sahibi oldunuz, çalışmaya başladınız, bir “sıfır” daha arttırdınız… Sonra mesleğinizde hedeflediğiniz kariyere ulaştınız, tebrikler yeni bir “sıfır” eklediniz hanenize:))

10000000……..

Zenginliklerinizi arttırmaya devam ettiniz. Ev aldınız bir “sıfır” daha eklediniz… Araba, evlilik, çocuk v.s.ya da sizin için zenginlik ve sahip olduğunuz önemli değerler her ne ise her biri için ekleyin ekleyebildiğiniz kadar “sıfır-00000000”…

Aslında ne çok şeye sahibiz ve valörümüz sayısal olarak ne kadar büyüdü değil mi?

Ama Allah göstermesin bir sağlık problemi yaşadınız ve sağlığınız kaybettiniz diyelim. Ne mi oldu o zaman? Tüm varlıklarınızın önündeki “1” i siliyorsunuz. Veeee geriye sadece “sıfır” kalıyor. Yani tüm zenginlikler sağlık olmayınca koca bir sıfır!

Uzun yıllar önce Bütün Dünya’ da okuduğum anektod sağlımızın değerini çok iyi ifade ediyordu. Hatırladığım kadarıyla, birazda aklımda kalanı uyarlayarak yazdım. Bu ara başta annem ve amcamın sağlık problemleri bizi epey üzünce ne yemek bloğuma ne de kendime ekstra zaman ayıramadım. Yada zaman olduğunda da konsantre olmadım. Bu dönemde bizi yalnız bırakmayan tüm aile dostlarına destekleri için buradan tekrar teşekkür ediyor ve hepinize sağlıklı günler diliyorum.

Bu gün eklediğim çorba çocukluğumdan beri çok sevdiğim yemeye doyamadığım Kıymalı Arpa Şehriye Çorbası. Bu çorbayı annem yanı başımda iken, onun dilinden, kendi elimden tariflerim arasına ekleyip kayıt altına almak istedim. Sizde evde klasik ve lezzetli bir anne çorbası pişirmek isterseniz bu çorbayı denemenizi tavsiye ederim.

Hani öyle gizemli ve ilginç adı olmayan ama lezzeti damak tadınıza uygun, içinizi ıstıcak ve ancak annelerin elinden pişecek lezzette bir çorba pişirmek isteyenlere…

Malzemeler

  • 1 su bardağı arpa şehriye
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 150 gr kıyma
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 2 lt su
  • Tuz, nane ve karabiber

Terbiyesi için;

  • 1 küçük boy limon
  • 1 yumurta

Yapılışı

  • Tereyağı hafif eritilip, kıyma eriyen tereyağında kavrulur. Öğütülen tane karabiber, nane ve tuz ilave edilir. Salça ilave edilip homojen bir karışım elde edene kadar karıştırılır.
  • Salçalı- kıymalı karışıma kaynak su kademeli olarak eklenir.
  • Şehriyeler kaynayan karışım içine yavaşça salınır. Hızlıca boşaltırsanız aniden taşma yapabiliyor. Aman dikkat ! Bu aşamada riske girmemek için altını kısa süre kapatıp şehriyeleri saldıktan sonra tekrar açabilirsiniz. Şehriyeler diriliğini kaybedip pişince altını kapatabilirsiniz.
  • Son aşama çorbamızın terbiyesini hazırlama aşaması. Bunun için derin bir kaba yumurta kırılır, iyice çırpılıp, içine limon suyu eklenir. Derin kap kullanmamızın sebebi karışım aşamasını çorba tenceresinde değil kabın içerisinde gerçekleştirmek. Çorbamız ılık hale geldikten sonra çorbadan kepçe ile alıp terbiyenin bulunduğu kabın içine ilave edilir. Ekleme aşaması kademeli olarak devam eder. Son olarak kasenin yaklaşık yarısını doldurduğunuzda yani homojen hale geldiğinde tencereye geri boşaltın ve bir taşım daha pişirdiğinizde servise hazır hale gelecektir.

 

Not: Çorba ılıkken kademeli karışım ve sonrasında kısa süre pişirme içine eklediğiniz yumurtalı terbiyenin çorba içinde pişmesini ve parça halde kesilmesini önler. Arzu edenler terbiye kullanmadan da servis yapabilir. Ama bu çorbaya limonlu terbiye çok yakışıyor.

Ara 15, 2010 - Çorbalar    Yorum Yok

Kereviz Çorbası

Hem yeni bir çorba denemesi hem de evdekilere kereviz yedirmenin yolunu farklı bir çorba tarifi ile kesiştirince işte size sonuç :) ) kereviz çorbası … Hem besleyici hem de lezzetli oldu. Bu konuda farklı tarifler var. Krema kullanarak yada sonradan süt-un karışımı ile terbiye ederek hazırlamak da mümkün. Ancak sütlü terbiye yapımında süt ve unun karışımında topaklanma problemi yaşanabiliyor, yada eklendikten sonra bir kaç taşım kaynatılmaz ise un kokusu kalabiliyor. Bu şekilde hem çok daha pratik oluyor hem de bahsettiğim diğer problemleri yaşamıyorsunuz. Üstelik suyu sonradan eklendiği için kıvamının tutmaması gibi bir risk yaşamıyorsunuz. Biz çorbanın biraz kıvamlı olmasını seviyoruz; aşağıdaki ölçülerle kıvamı da tam oluyor hafif koyu….

Bu çorbanın servisi sırasında kruton kullanmanızı özellikle ve şiddetle tavsiye ediyorum. Sütlü ve içeriğinde direkt olarak yediğiniz katı madde olmayan çorbalara ve özellikle bu çorbaya kruton çok yakışıyor. Kruton- küçük kıtır ekmeklerin yapımı için ; bir ekmeğe yarım çay bardağı zeytinyağı/yada iki yemek kaşığı eritilmiş tereyağı ve arzu ettiğiniz baharatlardan kullanabilirsiniz. Yapım aşamasında zeytinyağı içine baharat (özellikle kekik, kırmızı toz biber, nane) ve tuz koyup karıştırıyoruz. Sonra küp küp kesilen ekmekleri hazırladığımız karışıma buluyoruz. Sonra da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisi içinde orta ısılı fırında ara sıra karıştırarak renkleri değişene kadar fırınlıyoruz. Fırından çıkınca kapaklı cam kaplarda saklayıp tarhana, yayla çorbası, mercimek çorbası, domates çorbası gibi diğer çorbalarınızda da kullanabilirsiniz. Eğer daha düşük kalori ve daha kısa zamanda hazırlamak isterseniz tost makinesinde kızarttığınız ekmekleri küp küp keserek de kruton elde edebilirsiniz. Ama bu haliyle küplerin şekli kesilerek hazırlanıp fırınlanmış kadar düzgün olmuyor. Ayrıca kalorisi düşük haliyle ekmekler zeytinyağı yada tereyağıyla kavrulmuş olmadığı için lezzetli de diğeri kadar yoğun olmuyor. Tercih sizin….

Evdeki ekmekleri tüketemediğiniz zamanlar için de alternatif bir değerlendirme yolu ayni zamanda. Kavrulmuş haliyle uzun süre tazeliğini koruyor. Eğer kavurmaya vaktiniz yok ise rondodan geçirerek ekmeklerinizi galeta unu olarak da değerlendirebilirsiniz. Köfte yapımında yada galeta unlu börek, balık kızartmalarında değerlendirebilirsiniz.

Malzemeler

  • 1 orta boy kereviz
  • 1 orta boy patates
  • 1 orta boy havuç
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 2 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 4 su bardağı su
  • Tuz, karabiber

 Yapılışı

  • Kereviz, patates ve havuç yıkanıp soyulduktan sonra küp küp doğanır.
  • Tencerede eritilen tereyağ hafif kızdırıldıktan sonra sebzeler ve ince doğranmış soğan eklenip bir kaç dakika çevrilir.
  • Süt ve 2 su bardağı su ilave edilip 15-20 dakika sebzeler yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirilir. Tuz, karabiber ve kimyon ilave edilir.
  • Ocaktan alınıp ılınması beklenir. Ilınan çorba blender kullanılarak sebzeler parçalanıp pürüzsüz bir kıvam elde edilene kadar karıştırılır.
  • Tekrar ocağa alınan çorba bir iki taşım kaynatılır. Oluşan kıvamlı çorbaya kalan kaynak su karıştırılarak ilave edilir.Toplam dört bardak su süt ile kullanıldığında bu ölçüde sebzeye bizim kıvam kriterimize göre tam geldi. Ancak daha koyu yada daha sulu sevenler bu aşamada eklenen ölçüyü değiştirebilir.
  • Krutonlarla birlikte servis yapılır. Arzuya göre haşlanmış mısır taneleri de ilave edilir.
Ara 1, 2010 - Çorbalar    Yorum Yok

Yoğurt Çorbası

Türk mutfağının en iddialı olduğu konulardan biri de bizim kültürümüze özgü pişirme özellikleri olan çorbalar. Farklı mutfak kültürlerinde çorbayı daha sulu yada yemek kıvamında tüketiyorlar. Örneğin Almanlar bizim kuru fasulyenin benzeri bir yemeği “Bohnensuppe ” diye adlandırmışlar ve çorba olarak tanımlamışlar. Macarlarda da çorbalar bize göre hayli sulu. Üstelik porsiyonlarda bizden çok büyük, bizim salata kasesi ile çorba kasesinin ara boyunda büyük kaselerle servis yapıyorlar. Bir öğlen yemeğinde bize sundukları kase hemen hemen bizim evin menekşe saksıları ebatlarında desem abartmış olmam :) )  İtalya da da Macaristan daki gibi çorbalar daha sulu oluyor, bizdeki gibi koyu kıvamlı pişmiyor.

Hatta onların meşhur çorbalarından birini Minestrone‘u  İtalya gezimiz sonrası döndüğümüzde evde pişirdim (Çorbalarmenüsünden inceleyebilirsiniz). İtalya Türkiye ‘ye benzer Akdeniz iklimine sahip olunca çeşit çeşit sebzeler ve suları ile pişen Minestrone’ un lezzeti yerindeydi. Sadece bizdekiler kadar yoğun kıvamda değildi, tabii arzu edenler un kavurup terbiye ekleyebilir. Çorbalara terbiye konusu bizim mutfak geleneğimizi yansıtıyor. Pürüzsüz kıvamdaki çorbaya; yoğurt, limon ve/veya yumurtanın verdiği lezzetle gelen ekşilik Tuğrul ŞAVKAY ın deyimi ile çorbayı kadifeleştiriyor. ŞAVKAY Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü kurucularından. Bu çorbanın tarifi de O’nun yazdığı Osmanlı Mutfağı kitabından.

Yoğurt çorbası klasik olarak yaptığım çobalardandı. Ama içerikde tavuk suyu yoktu. Osmanlı mutfak kültüründe genellikle içerik zengin; ve tabii sonucu olarak da lezzetine diyecek yok. Zaten güzel olan çorba, tavuk suyuyla hazırlayınca çok daha lezzeti oldu.

Malzemeler

  • 100 gr tereyağı (6-7 çorba kaşığı)
  • 3 çorba kaşığı un
  • 5 su bardağı tavuk suyu
  • 1,5 su bardağı yoğurt
  • tuz, nane

Yapılışı

  • Tereyağı eritilir, un ilave edilip kısık ateşte iyice kavrulur.
  • Dört su bardağı tavuk suyu yavaş yavaş ilave edilip sürekli karıştırılarak unun topaklanmasını engelliyoruz.
  • Diğer tarafta yoğurt çırpılıp, bir su bardağı tavuk suyu karıştırılarak yavaş yavaş yoğurda ilave edilir.
  • Tencerede hafif koyulaşan çorbaya, tavuk suyu ile sulandırılmış yoğurt yavaş yavaş karıştırılır.
  • Bir taşım kaynatıldıktan sonra tuzu ayarlanır.
  • Sıcakken çorba kaselerine alınan çorbaya arzuya göre nane ilave edilip servis yapılır.Bu çorbayı hazırlarken taze sütle evde mayaladığımız yoğurdu kullandım. Bu ara her şeyin olabildiğince doğalını tercih ediyorum. Yoğurdun evde mayalanmışı, tuz olarak kaya tuzu, nanenin kurutulmuşu, karabiberin evde çekileni….

    YOĞURT YAPIMI

    Malzemeler

    2,5 Litre inek sütü

    3 çorba kaşığı maya için yoğurt

    Yapılışı

    • Süt derin bir tencereye alınıp ocağa konur. Sürekli karıştırılarak kabarmasına izin verilmeden kaynatılır.
    • Kaynatılırken içeriğindeki su uzaklaştırıldıktan sonra, ocaktan alınıp ılımaya bırakılır. Bu aşamada ne kadar ılındığı çok önemli. İçinden bir yemek kaşığı alıp parmağınızın ucunu soktuğunuzda 7-8 saniye bekletebiliyorsanız mayalamaya hazır demektir. Ya da annelerin bebeklerine mamalarını vermeden önce uyguladığı bileğe damlatıp yakmıyacak kadar ılık kıvamda olma taktiği de kullanılabilir.
    • Ayrı bir kapta maya için yoğurt bir kaşıkla iyice karıştırılıp ılık sütle çırpılarak ılıtılır. Maya için özellikle yeşil suyu olan köy yoğurdu olarak satılan özel bir marka kullandım. Ilıtılan mayalık yoğurt, tenceredeki süte yavaş yavaş karıştırılarak eklenir.
    • Kapağı kapatılan tencere bir kaç kat örtüyle sarılarak sıcak bir şekilde 10-12 saat dinlendirilir. Sararken daha sıcak olması için son katta tencere üzerine havlu sardım.
    • Daha sonra buzdolabına kaldırılır. Sonuç gördüğünüz gibi tencereden yoğurt çıkarırken  bıçakla kestiğim parçalar hiç dağılmadan çıktı…

     

Tem 20, 2010 - Çorbalar    Yorum Yok

Kremalı Mantar Çorbası

Uzun zamandır mantar çorbası yapmayı düşünüyordum. Tatil dönüşü eve dönüp mutfağa ilk girdiğim hafta İtalya’da çok tükettiğimiz pizza, lazanya ve makarna çeşitlerinden sonra bol bol sulu taze sebzeli klasik zeytinyağlılar ve özellikle çorbalar yapmaya başladım. Yazın en sevdiğim sofralarda zeytinyağlı hafif yemekler, kavunlu karpuzlu sofralar ve tabii üfül üfül esen balkonda ailece yenilen akşam yemekleri….

Malzemeler

  • 200 gr mantar
  • 2 su bardağı süt
  • 2 su bardağı tavuk suyu
  • 1 yemek kaşığı krema
  • 1 çay bardağı un
  • 1 küçük boy hafif haşlanmış patates
  • 50 gr tereyağı
  • 1 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • Tuz, karabiber

Yapılışı

  • Tereyağı eritilip , un ilave edilerek kavrulur. Topaklanmaması için sürekli karıştırılır .Süt ilave edilir, karıştırmaya devam edilir. Başka bir tencerede mantarlar tuzlu ve limonlu suda haşlanır.
  • Tavuk suyu ve tuzu ilave edildikten sonra;  küçük kıyılmış mantar, rendelenmiş patetes ve sarımsak ile birlikte karıştırılarak pişirilir.
  • Blender ile pürüzsüz bir karışım elde edilir. Kıvamına göre su ilave edilir.
  • Ayrılan küçük kıyılmış mantarlar, karabiber ve maydanoz ile süslenerek servis yapılır. Fazla zamanım olmadığı için hazırlayamadım Kıtır ekmek de bu çorbaya çok yakışıyor.
May 5, 2010 - Çorbalar    Yorum Yok

Ezo Gelin Çorbası

Ezogelin çorbasını hazırlarken Ezogelin in hikayesini de merak ettim, araştırdım.Hikayesi o kadar meşhur ki türkülere, filmlere bile konu olmuş. Farklı rivayetler olmasına karşın en çok bahsedilen; zamanında çok gösterişli ve güzel olan Ezo’nun büyük bir aşkla evlendiği kocası askere gitmiş. Gidip de dönmemesinden sonra kaynı ile zorla evlendirilmiş ve buna dayanamayarak en sonunda intihar etmiş. Bu çorbada hamarat ve güzel Ezogelin’ in en çok yaptığı çorbalardanmış… Çok hazin bir hikayesi ve çok da lezzetl bir çorbası var…

Mercimek çorbasından farklı olarak ayrı iki tencerede hazırlanıp sonradan birleştiriliyor. Mercimek gibi pürüzsüz de değil özelliği gereği; bulgur, pirinç pişmiş halde taneli olarak yeniyor. Arzu edenler tel şehriye de ilave edebilir. Bu ölçüden porsiyona göre değişmekle birlikte 7-8 kişilik çorba çıkıyor.

Malzemeler

  • 1,5 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 çay bardağı pirinç
  • Yarım su bardağı kalın bulgur
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 3 çorba kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 7-8 su bardağı su (pirinçli harçta su kaldı ise azaltılabilir)
  • 1 orta boy limonun suyu
  • Tuz, nane, k.tozbiber, pulbiber, kimyon

Yapılışı

  • Mercimek, pirinç ve bulgur yıkanıp üzerini örtecek kadar su ilavesiyle haşlanır.
  • Tereyağı eritilip içine un eklenerek kavrulur. Üzerine salça ve nane eklenir.
  • Karıştırıp yavaş yavaş önce iki bardak soğuk sonra sıcak su eklenir.Kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. Tuz ve diğer baharatlar ilave edilir.
  • Haşlanan mercimek, pirinç ve bulgur karışımı da içine ilave edilir.
  • Servis kaselerine alınmadan önce limon suyu eklenip servis yapılır.
May 2, 2010 - Çorbalar    Yorum Yok

Tarhana Çorbası

Tarhana çorbası klasik metot ile soğuk suyun içinde karıştırmaya başalanıp yavaş yavaş pişirilse de ben klasik yoldan farklı olarak hazırladım. Kavrulmuş tereyağının içine eritilmiş tarahanayı ekleyerek pişirdim. Tarhananın üzerine servis yapar iken beyaz peyniri rendesi ekleyebilirsiniz, çok yakışıyor. Ben dün hazırladığım renkli ekmek katlı salatanın kenarlarından kalan tost ekmeklerini kızartarak kıtır ekmekle servis yaptım.

Malzemeler

  • 5 yemek kaşığı ev yapımı tarhana
  • 50 gr tereyağı
  • 1tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
  • Tuz, pulbiber

Yapılışı

  • 4 su bardağı ılık suda tarhana karıştırılarak eritilir.
  • Tereyağı eritilerek nane ve pulbiber ilave edilerek biraz kavrulur.
  • Eritilmiş tarhana  tencereye yavaş yavaş karıştırılarak ilave edilir.
  • Tuzu ilave edilen çorba ara sıra karıştırılarak kıvam alana kadar pişirilir.
  • Sıcak sıcak servis edilir.
Sayfalar:12»