Mantı için Arşiv"

Sosyete Mantısı ve Kadınlar Günü

 

Bu sabah mesaiye geç kalmadan işe başlama telaşı ile ofise girdiğimde çok hoş bir süprizle karşılaştım. Çok sevdiğimiz bir arkadaşımız her birimizin masasına birer gonca gül bırakmıştı. Ofise girince görüntü çok hoştu. Güne nasıl pozitif başladım anlatamam …;)

Sabah evden çıkarken ben bile bu günün “kadınlar günü” olduğunu hatırlamazken o önceden hazırlık yapıp, hepimizden de önce gelerek bize farklı bir sabah yaşattı…Yaptığı bu güzel sürpriz için kendisine bir kez daha buradan teşekkür ediyorum.

Hepinizin kadınlar günü kutlu olsun. Hak ettiğiniz değerin hissettirildiği bir ömür yaşamanız dileğiyle. Bir çiçek, bir şiir, bir güzel söz bir günü diğerinden farklı kılan…Bu sabah bu güzel güller ve aşağıda yer alan şiir günümü aydınlattı. Şiir de bir okuyucumdan geldi. Ben de günümü aydınlatan bu hoş detaylardan, bir kadın ın doldurduğu boşlukları anlatan bu güzel şiiri de sizlerle paylaşayım…


Kadınlar gittiklerinde arkalarında büyük boşluklar bırakırlar.

Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde ‘yetim-öksüz’ kalan çok olur:

Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…
Mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar…

Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker ’sarıkız’.

Teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz hacdan gelen krom tasın.

Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde…

Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci…

Bir anne gider…

Bir dost…

Bir arkadaş…

Bir sevgili…

Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.

Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.

Kapı eşiğindeki ‘Dikkat et…’ duyulmaz, annesi gitmiştir ‘geç kalma’nın.

Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.

Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.

e bir kadın gittiğinde pek çok ‘yetim’ bırakmıştır arkasında.

 Bekir COŞKUN

Bu gün evi ve ailesi için her zaman mücadele içinde uğraşıp didinen tüm kadınlar için mantı yapımını kolaylaştıran pratik bir tarif olsun istedim. Teknoloji ilerlerken biz kadınlar gittikçe zaman fakiri olmaya başladık. Hatta mevcut teknolojiye karşın yoğun tempolu çalışma hayatıyla bir çok şeye istediğimiz kadar vakit ayıramıyoruz. Teknoloji artarken bireysellik de artıyor. Apartman hayatıyla birlikte yaşam tarzı da değişti. İç içe ayni bahçede evler yok artık. O dönemler toplanıp sohbet ve keyifle ; zeytinyağlı sarmalar sarılır, mantılar açılır, içli köfteler doldurulurmuş.

Artık sarmalar ve içli köftelerin frekansı o döneme göre çok daha düşük tabii…Kayın valideler, gelinler, eltiler, komşular ayni binada yada ayni bahçede birlik ve dayanışma varmış. Halen uygulayanlar var tabii ama özellikle çalışan bayanlar için o dönemler masal gibi çok uzaklarda kalıyor.

Hazır yemeklerden uzak durup geleneksel olanları yaşatmaya çalışıyorum. Yıllardır her gece akşam yemeğinde bir seremoni gibi-hep birlikte sofraya oturabildiğimiz tek öğünde- özenle sofralar hazırlıyorum. Ama hafta içi akşamın bi vakti yorgun argın eve girip yemek yapmaya başlayınca da mantı açmak mümkün olmuyor. Dolayısı ile böyle pratik tariflere de ihtiyaç oluyor….Bu yüzden bu mantıya sosyete mantısından çok pratik mantı diyorum. Akşam eve geç gelip canınız mantı çekti ise bu pratik tarifle on beş dakikada mantınız fırına sürülmeye hazır olacak….

 

 

Malzemeler

  • 2 yufka-8 parça için
  • 2 parça didilmiş tavuk göğsü
  • 2 su bardağı tavuk suyu
  • Tuz, karabiber

Yufkaların Üzerine;

1 çay bardağı sıvıyağ+1 çay bardağı su karışımı

Üzerine;

  • 1 diş sarımsak
  • 2 kase yoğurt
  • 1 tutam maydanoz
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • Tuz, pul biber, kırmızı toz biber

Yapılışı

  • Yufkalar artı şeklinde dörde bölünür. Fırça ile sıvı yağı ve su karışımı sürülür. Didilmiş tuz ve karabiber serpilmiş tavuk eti de üzerine konduktan sonra önce rulo şeklinde sarılır, ardından kendi üzerine dolanarak gül böreği şekline dönüştürülür. Sarma aşamasında ne çok sıkı ne de çok gevşek olmalı. Çok sıkı sararsanız sert, çok gevşek olursa gül şekline toplanması güç olur.

  • Hazırlanan gül şeklinde sarılmış yufkalar yağlı fırın kağıdı serilmiş tepside çıtır çıtır olana dek 170 derece fırında fırınlanır.
  • Yalancı mantı sıcak, tavuk suyu ılık iken üzerine tavuk suyu her parçaya eşit olacak şekilde dökülür.
  • Rendelenen sarımsaklar yoğurtla karıştırılarak sarımsaklı yoğurt hazırlanır, üzerlerine dökülür.
  • Son olarak her parçanın üzerine tereyağında kızdırılmış toz biber ve pul biber karışımı dökülüp sıcak olarak servis yapılır.

Bandırma

Bandırma, yöresel lezzetlerden Kastamonu mutfağının enfes yemeklerinden birisi. Benim gibi mantı yemeyi sevenlerden iseniz bu yemeği de kesinlikle çok seveceğinizi söyleyebilirim.

Bu yemeğin adı her bir parçanın etin suyuna bandırarak yenmesinden dolayı Bandırma olarak geçiyor. Bu yemek aslında ev yapımı özel bir hamurla pişirilirken günümüzde biraz daha pratik hale gelerek hazır yufka ile yapılmaya başlanmış. Kullanılan yufkanın çok ince olmaması gerekiyor ki sarılıp dikey konumda fırında çıtır çıtır pişsin. Bu nedenle yufka seçiminde her zaman taze ve yufkacıdan almayı tercih ederken bu kez vakumlu market yufkası aldım. Reklam olmasın ama her yerde bulunmadığı için belirtiyorum; Dia sa ‘nın kendi ürünleri arasında bulabilirsiniz.

Yemek pişirirken aslında tercihim kasaptan eti, pazardan meyve-sebzeyi, şarküteriden peyniri, yufkacıdan yufkayı almak.  Ancak taze yufka hem kolayca parçalanıyor hem de et suyu ile hamur olma riski var. Vakumlu yufka yerine Kastamonulu olup bu yemekte lavaşta kullananlar varmış. Ben hiç denemedim ama lavaşla daha sert olacağını düşünüyorum.

Vakumlu yufkanın özelliği ise hem paketlenme şekliyle daha uzun ömürlü olmasını sağlamak hem de ambalaj aşamasına gelmeden önce hafif fırınlanmış olması. Vakumlu yufkayı paketten çıktıktan sonra beş dakika kadar havalandırmanız gerekiyor. Sarıp fırınladığınızda her bir parça çıtır çıtır oluyor. Üzerine tavuk suyu döktüğünüzde de “cosss” diye bir ses duyuyorsunuz …Üzerine sarımsaklı yoğurt, didilmiş tavuk eti veeee yine kızdırılmış buram buram kokan tereyağı eklenince kendinizi bir tabakla frenlemeniz mümkün olmuyor. Her bir parçanın görüntüsü tomurcuk gülü anımsatıyor…

  

Kastamonu, hem çeşit çeşit yemekleri hem de doğal güzellikleriyle ile zengin. Aşağıdaki fotoğraf Ilıca Şelalesinden, fotoğraflarını çok beğendiğim Mehmet Akar ın kolleksiyonundan…İlk fırsatta görülecekler listesine Kastamonu ‘yu ekliyorum. Paylaşılarak tadılacak ne çok yeni lezzet, gidilecek ne çok yeni mekan var…..Nazım’ın şiirini anımsatıyor tüm bunlar bana… 

En güzel deniz,  henüz gidilmemiş olandır. 
En güzel günlerimiz, henüz yaşamadıklarımız…

Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
Henüz söylememiş olduğum sözdür…

Nazım Hikmet Ran

Kastamonu: Ilıca Şelalesi

Kastamonu Doğa FotoğrafLARI: Mehmet AKAR

Bandırmayı servis yaparken et, yoğurt ve ceviz parçalarını gelişi güzel dökebileceğiniz gibi şekilli olarak da yerleştirilebilirsiniz… Buradan sonrası size kalmış, spontane olarak geliştirilebilir:))

Malzemeler

  • 2 parça tavuk göğsü
  • 1 parça tavuk but
  • 4 yufka
  • 3,5 su bardağı tavuk suyu
  • 750 gr yoğurt
  • 100 gr ceviz içi
  • 2,5 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 diş sarımsak
  • Tuz, karabiber, kırmızı toz biber, pul biber

Yapılışı

  • Yufkalar ortadan ikiye bölünüp içine (bir parça tavuk göğsünü dört yufka için dörde bölerek sarabilirsiniz) didilmiş tavuk göğsünden serpme parçalar konularak rulo şeklinde iki büyük rulo olarak ayrı ayrı sarılır. Sarım sırasında dikkat etmeniz gereken yerken sert olmaması için çok sıkı olmaması, dağılmaması için de çok yumuşak olmaması. Diğer taraftan tavuk eti haşlanıp çıkan tavuk suyundan yarım su bardağı ılık tavuk göğsü bir kaseye ayrılır. Sarılımış rulolardan ikişer santimlik parçalar kesilir. Kesim sırasında da tavsiyem ucu pürüzsüz keskin et bıçaklarından kullanmanız. Aksi halde dolanmış parçaların kesilen dipleri pürüzlü çıkıyor. Kesilen parçalar tavuk suyuna bandırılıp yufkaların uçları sigara böreğinde suya batırılıp yapıştırıldığı gibi tavuk suyuna bandırılarak birleştirilir. Rulolar tepsiye parça parça yerleştirilir. Tamamına ayni işlem uygulanıp 200 oC fırında çıtır çıtır olana kadar fırınlanır. Yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Yufkaların hafif rengi de değişiyor…
  • Diğer taraftan bol tuzlu suda haşlanan ılınmış tavuk etleri didilir. Hafif tuz ve karabiber karışımı ile harmanlanır. Tavuk suyu için ben bütün parça tavuk kullandım. Kemikleri ve derisi olmadan lezzetli tavuk suyu çıkmıyor. Tavuk göğsü ile butları birlikte haşlayarak da yakın sonuç elde edilebilir.
  • Sarımsaklar rendelenerek yoğurtla iyice çırpılarak sarımsaklı yoğurt hazırlanır.
  • Fırında çıkan yufkaların üzerine; yufkalar sıcak tavuk suyu ılık iken 3 su bardağı tavuk suyu her yerine eşit olacak şekilde gezdirilir. Ardından tekrar fırına konup 7-8 dakika tavuk suyunu çekmesi beklenir.
  • Tavuk suyunu çeken bandırma parçaları fırından çıkarılıp üzerine sırasıyla; bol sarımsaklı yoğurt, didilmiş tavuk eti ve son olarak da kızgın ve pul biber-kırmızı toz biberli tereyağı dökülür. İri kıyılmış ceviz içi parçacıkları serpildikten sonra sıcak servis yapılır.
May 30, 2010 - Börekler ve Tuzlular    Yorum Yok

Tavuklu Mantı Börek

Cumartesi davetinde Hülya’nın sofrasındaydık. Bizim için cezerye, tavuklu mantı börek, gül

böreği, avcı böreği, ağlayan pasta, hindistan cevizli rulo, kumpir ve elmalı kurabiye hazırlamıştı.

Klasiklerden zeytinyağlı sarma ve kısırın hatırı kalmasın. Hülyacığımın üç tatlı kızı var. Küçükten   büyüğe doğru isimleri Zeynep, İrem ve Beyza. Kızların annelerine desteği bir başka tabii. Üçüde birer çeşide yardım etmişler. Onlarında minik ve hünerli ellerinin katkısı ile hepsi ayrı ayrı çok lezzetliydi. Sarma ,kısır ve ağlayan pasta dışında diğerlerinin tariflerini aldım, menülerden ulaşabilirsiniz.

Malzemeler

5 yufka

1 bütün tavuk- yada 3 tavuk göğsü

5 bardak tavuk suyu

1 su bardağı süt

1 su bardağı sıvıyağ

1 çay bardağı yoğurt-harcı için

1 su bardağı yoğurt-üzeri için

1 diş sarımsak

2 yumurta

2 yemek kaşığı tereyağı

Tuz , karabiber, kırmızı toz biber

Yapılışı

  • Tavuk göğsü tuzlu suda haşlanır. Suyu ayrılıp tavuk etleri didilir.
  • Sıvıyağ, yumurta, yoğurt, süt çırpılır.
  • Yufka serilip üzerine hazırlanan karışımından sürülür. İkinci yufkadan itibaren yufkalar ikiye bölünüp üzerine eklenir, yoğurtlu karışımdan her parçaya sürülür.
  • Yufkaların yarısı eklendikten sonra -2.5 yufka tamamlandıktan sonra- didilmiş tavuk eti ara kata konur. Üzerine tuz, karabiber eklenir.
  • Yufkaların kalan katlarına ve en üst kısmına da yoğurtlu sos sürülür.
  • Önceden ısıtılmış 170 oC fırında pişirilir.
  • Pişen börek sıcakken kare şeklinde kesilir, üzerine sıcak tavuk suyu dökülür.
  • Tavuk suyundan sonra beş dakika daha fırınlanır.
  • Sarımsaklar havanda dövülüp, yoğurtla karıştırılır.
  • Mantı börek dilimleri üzerine sarımsaklı yoğurt ve eritilen kırmızı toz biberli tereyağı ile sıcak olarak servis yapılır.

 

May 1, 2010 - Börekler ve Tuzlular    Yorum Yok

Patates Mantısı

Ablamın pişirdiği patates mantısını yer yemez ilk işim tarifini almak olmuştu. Akşamki aile yemeğinde ara sıcak olarak hazırlayıp sundum. Yoğurt ve yumurta ile fırında yumuşacık pişen lezzetli patateslerin üzerine sarımsaklı yoğurt ve tereyağı çok yakışıyor. Çok fazla malzeme gerektirmediği gibi yapımı pratik ve tadı da çok lezzetli. Hazırlarken patatesleri mümkün mertebe ince-3-4 mm kadar kesmeye özen gösterirseniz daha lezzetli oluyor. Fırın tepsisine dizerken ise ilk patates dilimini koyup ardından diğerlerini bir iki cm kadar kaydırarak tek sıralar halinde yerleştirmek gerekiyor. Sıralı dizerseniz piştikten sonra keserken de kare dilimler dağılmadan kolaylıkla çıkarılabiliyor.

Malzemeler

7 Orta boy patates

1.5 su bardağı sıvı yağ

1.5 su bardağı yoğurt

3 yumurta

1 yemek kaşığı tereyağı

3 yemek kaşığı un

1 paket kabartma tozu

tuz, kırmızı toz biber

Yapılışı

  • Patatesler ince ince kesilir. Diğer tüm malzemeler derin bir kaba alınır ve mikserle iyice karıştırılır.
  • Kesilmiş patatesler karışımın içine atılıp iyice karışıma bulanır.
  • Karışıma bulanan patatesler fırına dayanıklı bir kaba dizilir. Harcın kalanı patateslerin üzerine dökülür. Önceden 170 oC’ ye ısıtlımış fırına konularak üzeri pembeleşinceye kadar pişirilir.