Balık Köftesi ve Turkuazoo | BaharDALI

Balık Köftesi ve Turkuazoo

Akşam yemeği için omega-3 kaynağı somon balığı ile balık köftesi hazırladım. Aslında su altı dünyası öylesine zengin ki biz bu zenginliğin ancak bir kısmını biliyoruz. Sadece yiyecek olarak değil sağlıkla ilgili konularda da eşsiz bir cevher…Glikozamin sülfatla yaşadığımız bir sağlık problemi sonrası tanıştık. Kabuklu deniz hayvanlarının kıkırdaklarından elde edilen doğal molekül, düzenli kullanımla insan vücudundaki kıkırdakların zedelenmesini önlüyor, hatta kıkırdak oluşumuna olanak sağlıyor. Bu sadece bildiğimiz kadarı, aslında bu özel dünya daha keşfetmediğimiz kimbilir ne kadar çok doğal molekülü içeriyor… Su altı dünyasını yakından tanımayı hep çok istememe rağmen bir yaz tatilinde havuzda yapılan dalışa ilk adım kursunda su altında tüplü dalışın bana göre olmadığına karar verdim. Ancak içindeki merakı da gideremedim…Amerika’ da San diego ‘da  bir benzeri olan Turkuazoo ‘ya açıldığı günden beri bir fırsat yaratıp gitmeyi planladığımız geziyi bu hafta gerçekleştirdik veee defalarca kez dalış yapmış kadar oldum:))  Üstelik dalışın tüm risk ve zorluklarını yaşamadan…

Karadenizden Akdenize, Karayiplerden Hint ve Pasifik okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafından en ilginç balık türlerini bu dev akvaryuma getirmişler. En vahşisinden başlayarak köpek balığı, Piranha, okçu balığı, balon balığı, iğneli vatozlar, dilbalığı, kalkan, isparoz, karagöz, müren balıkları bunlardan sadece bir kaçı. En sevimlileri ise tabii ki Kayıp balık Nemo ve ailesi…Yani gerçek adı ile Palyaço balığı. Turuncu beyaz çizgili deseniyle tüm aile üyeleri birbirinden şirinler  :)) Hatırı kalmasın ; Dory (mavi cerrah balığı) ve Gill (moorish idol) ü de gördük…

Tehlikeli balıklar grubunda özellikle okyanuslarda yaşayanların sadece köpek balıkları olmadığını öğrendik. Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz İskorpit balığı grubundan benim verdiğim takma adı “kelebek balığı” asıl adı ile kırmızı aslan balığı en tehlikeliler listesinde ikinci sırada geliyor. Sahip olduğu dikenlerle avını yada insanları kolaylıkla zehirleyebilirlermiş…

Bu enteresan balık türlerinin bir kısmını yaklaşık 80 m lik yürüyen bantlı bir tünelden geçerek izledik. Başımızın üzerinden balıklar geçerken bir balık adamla burun buruna geliverdik…Meğer balıkların yemek saati-beslenme saati- imiş. Elinde bir kutu küçük balık ile onları doyuruyordu. Çok farklı bir mesai şekli değil mi !

Deniz kıyısına dik kayalıklar yani falezlerde yaşayan iğneli vatozlarda oldukça ilginç görünüyorlardı.Kuyruklarında bulunan dikenlerine bağlı zehir keseleri ile geçici felce neden olacak kadar tehlikeliler!

( aşağıdaki linkte photos kısmından San Diego daki akvaryumun fotoğraflarını da  inceleyebilirsiniz… )

Su altının muhteşem güzelliklerini gördükçe balık yememeye karar veriyorum. Hayvanlar alemi öylesine etkileyici ki, kurban bayramı arifesinde de kuzuları görünce büsbütün vejeteryan olasım geliyor…

Ama balık yemeye başlayınca da yedikçe yiyesi geliyor insanın… Hani Karadenizli’nin söylediği denizden babam çıksa yerim misali…
Balık köftesini somon balığı ile yaptım, ancak mezgit de balık köftesine yakışıyor… Eğer un yerine galeta ununu tercih ederseniz; balık kroket olarak da servis yapabilirsiniz.

Malzemeler

2 dilim somon balığı- yaklaşık 600 gr-

  • 2 orta boy soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 1 orta boy patates
  • 2 dilim bayat ekmek
  • 1 yumurta
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağı
  • Tuz, çekilmiş tane karabiber, kimyon, kırmızı toz biber

Kızartmak için;

  • 1,5 su bardağı un
  • 1 su bardağı sıvı yağı

Yapılışı

  •  Temizlenmiş dilim somonlar iyice yıkanıp suyu süzüldükten sonra kayık bir tabak içine yan yana dizilir. Sıvıyağı, çekilmiş karabiber ve tuz iyice karıştırılıp dilimlerin üzerine dökülür. Marine edilerek 25-30 dakika beklenir.
  • Soğanlar dilim dilim kesilir. Marine edilip bekletilmiş dilimler yağlı kağıt serilmiş fırın tepsi üzerine yerleştirilir. Yanlarına soğan halkaları ve küçük kıyılmış sarımsaklar yerleştirilir. Kayık tabakta kalan marine sosu fırın tepsisindeki balıkların üzerine dökülür. Balıkların üzerine hafif tuz serpilip önceden ısıtılmış 170 derecede fırına sürülür. On- onbeş dakika fırınlandıktan sonra dilimlerin üzerlerinin kurumaması için alimünyum folyo ile sarılır. Folyo üzeri 7-8 noktadan kürdan ile delinir.

  • Balıklar fırında pişerken patatesin kabukları soyulur. Kaynak su içinde iyice pişene kadar haşlanır. Piştiğini çatalla kolayca bölünmesinden anlayabilirsiniz. Aslında kabuk soymadan da haşlanabilir. Ancak püre yapımında kabuk soymadan haşlanırsa sıcak halde kabukları soyulamayacağı için daha uzun süre beklemek gerekiyor. Ayrıca içinin pişip pişmediğini kontrol etmek de daha zor. Dolayısı ile ufak da olsa pütürlü kalıyor. Bu nedenle patates püresi yapımında en sağlıklı yol kabukları soyulmuş halde haşlamak. Haşlanmış patates blender ile iyice ezilir. Tuz ve baharatlar eklenir.

  • Fırından çıkan balık dilimleri kılçık ve kabukları ayrılır. Somon filetolarda çok fazla kılçık olmadığı için kolayca ayrılıyor. Üzerine rendelenen soğan, patates püresi, ıslatılmış-suyu süzülmüş bayat ekmek- ,yumurta , tuz ve baharatlar ilave edilir. İyice yoğrulur. Somon balığının yumuşak eti kolayca parçalandığı için bu aşamada blender kullanmanıza gerek kalmıyor. Yoğrulma aşamasında istenen kıvama ulaşmanız için gerekirse bir dilim daha ekmek ilave edebilirsiniz. Hazırladığım ölçü ile iki dilim yeterli oldu. Hazırlanan köfteden ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp şekil verilir. Buzdolabında yarım saat beklettikten sonra her iki yüzü unlanıp kızgın yağda kızartılır. Bol limonlu-ekşili-salata ile birlikte sıcak servis yapılır.

 



YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.