Bangkok | BaharDALI

Bangkok

Gezi günlüğünde, Bangkok notlarını arkadaşım Sibel ‘in penceresinden sizlerle paylaştım.

“Temmuz ayında Balayımızı geçirmek için bir haftalığına Tayland’a gittik…Bu tatil, benim için çok farklı bir deneyim oldu…Hem balayı, hem ilk yurt dışı tatili, hem de ilk uçuş deneyimimdi. İlklerin bir araya gelişiyle başlayan 9 saatlik uçuş biraz tedirgin, biraz heyecanlı ama bir o kadar da mutlu başladı.

Uzun uçak yolculuğundan sonra Tayland’ın en büyük şehri ve başkenti olan Bangkok’a geldik. Hava alanından gezi otobüslerine binip çok keyifli bir şehir turu yaptık…Bangkok, Thai dilinde “Melekler Şehri” anlamına geliyormuş, ayrıca şehir Buda tapınaklarının çok oluşundan ötürü “Tapınaklar şehri” olarak da anılıyor. Bangkok ‘ta bulunan tapınaklar ve müzeler bu kadar çok olunca, UNESCO (Dünya Kültürel Varlıkları Koruma) tarafından koruma altına alınmış.

Tapınaklar dünya üzerinde 500 milyonun üzerinde takipçisi olab Budizim ‘in önemli durak noktalarındandı. Hindistan da başlayan Budizim felsefesi dalga dalga tüm uzak doğuya yayılırken, hayattaki acı, ızdırap ve tatminsizliğin kaynaklarını bulmak ve bunları ruhunuzdan gidermeyi hedefliyor. Aslında sadece uzak doğu değil, hepimizin bildiği meditasyon gibi öğretileri tüm dünyayı sarmış durumda.

Şehir turumuz sırasında; dünyaca ünlü 46 metre uzunluğunda, 15 metre yüksekliğinde ,Yatan Buda heykeli, Oturan Buda heykeli, minare kubbesine benzeyen ünlü mezar taşları ile Temple of Golden Buddha tapınağı içinde bulunan 5.5 ton ağırlığında Altın Buda heykeli gördüğümüz enteresan yapılar arasındaydı.

En büyük ve en eski tapınaklardan biri olan Yatan Budaya girerken, kutsal saydıkları bu mekana ayakkabılarınızı çıkararak girmeniz isteniyor. Sadece ayakkabı değil, kıyafetlerde de aşırıya kaçmamak, çok açık giyinmiş olmamak giriş kurallarından. Erkeklerde kısa şort ve bayanlarda açık kıyafetleri olanlara giriş kısmında bir görevli tarafından, üstlerini örtmeleri için şal veriliyor. İçeri girdiğiniz de 46 metre uzunluğunda ki altın buda heybetli görünümü ile bizi karşılıyor. Buda çevresindeki yazılar Budizm felsefesini anlatıyor.

Tapınaklar ve şehir turumuzla, Bangkok ‘un mistik havasını kokladıktan sonra, dinlenmek ve eşyalarımızı yerleştirmek için otelimize doğru yola çıktık. Yerleşip, biraz dinlendikten sonra, Bangkok’un en büyük deniz mahsulleri restoranına Sea Food Markete gittik. Her çeşit deniz ürünün bulunduğu, sloganı “yüzüyorsa bizde vardır” olan balık sevenler için tam bir cennetti…Denizden babam çıksa yerim anlayışı bize çok ters olsa da : )) o kadar çeşidin arasından keyifle yiyebileceğimiz lezzetli balıklar bulduk.

Yemek sonrası durağımız, Patpong gece pazarıydı. Patpong ‘da dünyaca ünlü markaların saatleri,çantaları,gözlükleri ve daha bir çok ürünün taklitleri satılıyor. Fiyatlar bayağı uygun. Tabii pazarlık etmeyi bilene : )) Fiyatların, turistik olduğu için, Tayland ortalamasının üzerinde olduğunu göz önünde tutarak ,  Tayland stili sıkı pazarlık yapmak gerekiyor. Yöre halkı ile pazarlık için onların dili yada İngilizceye hiç gereksinim duymadan, hesap makinesinde yazan rakkamlar ve vücut diliyle her türlü iletişim kurabiliyorsunuz. Ayrıca bu çevrede Thai masajı yaptırmak için farklı seçenekler var. Thai masajı, zamanında alternatif Tıp metodu olarak tedavi edici olarak başlayan, tarhinin 2500 yıl geriye dayandığı söylenen özel bir masaj türü. Temelde vücudun enerji akış dengesini sağlayan enerji kanalları üzerine baskı ile yapılan masaj, eşimin masaj yaptırması sırasında, masaj uzmanının elinde kalırmıyım endişelerini görünce benim için cazibesini yitirse de yaptıranların bittiği anda müthiş bir gevşeme ve huzur duyduğu enteresan bir deneyim gibi görünüyor. İlgisini çekenler daha fazla detay için aşağıdaki linke bakabilir…

http://www.thaimasaji.com/

Sabah sıkı bir kahvaltı sonrası, Yüzen çarşıya doğru yola çıktık. Bangkok’tan yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuk yaptık, Damnoen Saduak Floating Market e ulaşabilmek için. Yollarda pirinç tarlalarında çalışan insanları izleye izleye gittiğimiz yüzen çarşıda dolaşmak, alışverişimizi yapmak için kiralık kano ya da uzun kuyruklu tekne seçeneklerinden birini değerlendirerek tura çıktık . Bir saatlik gezi için kişi başı pazarlığa da bağlı olarak, 400 baht yani 20 tl ödedik…

Yüzen çarşı, kanalların kenarına kurulmuş, tropikal meyveler, yöresel yemekler ve hediyelik eşyaların satıldığı bir pazar…Tay sanatçıları tarafından yapılan sanat eserleri, seramikler, farklı şapka çeşitleri, ağaç oymalar, çömlekler, eski el yazması kitaplar, fildişi takılar, pirinçten yapılan lambalar, bambu aksesuarlar gibi pek çok otantik ürün var. Burada tropikal meyvelerin tadına bakıp, yüzen çarşının tadını çıkardık…Kano üzerindeki kadınlar o kadar rahatlar ki kano sanki onların evi gibi…. kano üzerinde yemek pişiriyor, uyuyor, yiyor, içiyor, yürüyor, ellerindeki çengellerle sizi kendi kanolarına çekiyorlar…

Keyifli, otantik ve mistik bir atmosferde geçen iki güzel günün ardından, Phuket adalarına doğru yola çıktık. Ek bilgi olarak Bangkok’ a keni rotası ile gelmeyi düşünenlere  aşağıdaki sitenin yararlı olacağını düşünüyorum.”

Sibel

www.asiawebdirect.com



YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.