Et Yemekleri | BaharDALI
Et Yemekleri için Arşiv"
Haz 13, 2016 - Et Yemekleri    Yorum Yok

Manisa Kebabı

mansakebap

Ramazan ‘ın ilk haftasını geride bıraktığımız şu günlerde öncelikle hepinize Hayırlara vesile bir Ramazan geçirmenizi diliyorum. Hafta sonu okuduğum bir yazıda oruca şöyle değinilmişti; Yüce Allah’ın sıfatlarından Es-Samed hiç bir şeye ihtiyacı olmayan Rabbimizin bu yüce sıfatını Ramazan ayında oruç tutarak oruçlu olduğumuz saatlerde ona yakınlaşmak için ihtiyaç duyan nefsimizi körelterek, ihtiyaç duyduklarımızdan uzaklaşarak yaşamaya çalışıyoruz. Oruçla birlikte dilerim kalbimizi, dilimizi, gözümüzü ve tüm vücudumuzu azimle tüm kötülüklerden de uzak tutmayı başarabiliriz. İslamın özünde hep yapmamız gereken bu olsa da tüm aylardan daha hayırlı olan Ramazan da hepimizin daha yoğun bu iradeyi göstermesini niyaz ederim.

Devamını Oku »

Çökertme Kebabı

Bir varmış, bir yokmuş…. İnsan oğlu bir kuş misali…Odorhei den, Targu Mures ‘e, Targu Mures ‘ten, Bükreş ‘e, Bükreş ‘ten İstanbul konmak…Pırpırlı uçaklara olan fobime karşın, kendi kendime yaptığım telkinlerle karaya ve yurda ayak basış…

Devamını Oku »

Şub 23, 2013 - Et Yemekleri    Yorum Yok

Saray Kebabı

Sebzeleri zeytinyağlı, et yemeklerini de garnitür hariç farklı sebzeleri katmadan tadına vararak yemeği tercih edip, tadına da bayıldığım bir yemek. Amma et deyince, her çeşit et ile olmuyor, bir püf noktası var, illa ki kuzu koldan olacak. Kuzunun en lezzetli yerinden, Saray kebabın lezzetinin kaynağı, kol kısmından çıkan etle yapılması.

Devamını Oku »

Kas 18, 2012 - Et Yemekleri    Yorum Yok

Kavurma

Kış günleri girerken hayatımıza, içeriden dışarısı biraz güneşli biraz soğuk görünürken, üzerimizde pazar günü modu, kışlıklar dolapta başköşede yerini bulurken, akşama bir taraftan şöyle televizyon karşısında yayılıp çekip battaniyeleri üzerimize, film seyretme fikri,  bir taraftan da dışarıda soğuk havaya inat içimizi, daha doğrusu midemizi ısıtacak film öncesi güzel yemek için kolları sıvadığımda, derin dondurucu da Bayram ‘dan kalma etler, burnumda o gün ki gibi bir kavurma kokusu ile kurulan bir sofra.

Devamını Oku »

Ağu 19, 2012 - Et Yemekleri    Yorum Yok

Ispanaklı Tavuk Sarma

Bayram arifesinde bir taraftan, bayrama hazırlık telaşı, bir taraftan iftara farklı tarif arayışında uzun zamandır, yapmayı planladığım, Ispanaklı Tavuk sarmayı hazırladım. Farklı bir tarif arayanlara duyurulur…

Devamını Oku »

Tepsi Kebabı

Tepsi Kebabı Hatay mutfağının sevilen yemeklerinden. Tepsi kebabında et, ince kıyılmış sebzelerin lezzetini alarak, fırınlanıp pişiriliyor. Yapımı aslında gayet kolay, klasik köfte çeşitlerinde ayrı ayrı şekillendirmek gerekirken tepsi kebabında, tepsiye direkt yayıyorsunuz. Üstelik piştikten sonra tercihinize göre; baklava dilim, kebap gibi uzun, köfte gibi dikdörtgen şekillerde kesebiliyorsunuz.

Devamını Oku »

Mar 19, 2012 - Et Yemekleri, Pratik Tarifler    Yorum Yok

Ayvalı Kebap

Osmanlı mutfağında, meyvenin et yemeklerinde kullanımı çok yaygın. Daha önce Ballı Mahmudiye yemeğini yapmış ve badem ile kayısıyı etin yanına çok yakıştırmıştım. Ön yargılarımdan uzak, Ballı Mahmudiyedeki gibi beklentimden öte yakışabileceğini düşünerek başladım pişirmeye.

Devamını Oku »

Kağıt Kebabı

Braising (breyzing olarak okunuyor)  tekniği ile pişirme,  iki aşamalı pişirme metodunun kombinasyonu aslında. Bizim mutfağımızda da, özellikle Osmanlı döneminden günümüze taşınan yemeklerimizde teknik olarak adı konmamış olsa da pek çok örneği var. Atalarımız çok önce keşfetmişler aslında. Örneğin kuzu kapama yada kağıt kebabı bunlardan bir kaçı. Çift aşamalı pişirme sonucu etin tadı tek kademede pişirmeye göre çok farklı, yumuşacık ve ağızda dağılıyor. Klasik lokumla-çifte kavrulmuş lokumun arasındaki fark gibi …

Devamını Oku »

Kas 9, 2011 - Et Yemekleri, Özel Günler    Yorum Yok

Dana Yahni ve Kurban Bayramı

Maneviyat denen şey; insan olmak, kamil insan olmak, biriktiren değil, sürekli dağıtan olmak ve en önemlisi haktan yana olmak…..Pagan dönemiyle başlayan öğretilerden sonra ; Musevilik, Hristiyanlık ve dinimiz İslam ‘da da aynı öğretilere ve güzel ahlaka sahip olmanın yolları anlatılıyor. Temel duyuların ötesine çıkıp daha yüksek duyularla bakmak hayata, diğer canlılara ve yüceler yücesi Yaradan’ a..

Pek çoğunuzun bildiği gibi Hz. İbrahim oğlunu Allah a kurban etmeye teşebbüs ettiğinde kesmeyen bıçağın ardından bize göre gökten Yahudilere göre çalıların arasından; ama her ikisi de mucizevi şekilde gelen koç bu gün Allah yolunda kesilen kurbanların başlangıcı olmuş. Yüce Yaradan Hz. İbrahim ‘i o günlerde canından çok sevdiği oğlu İsmail ile sınamış. Kalbinde benden büyük sevgi olmaksızın, benim için onu bile feda eder misin diye…İbrahim oğlunu feda etmeye hazır olunca ona bu vasıflara haiz bir canlı göndermiş.  Hiç düşündünüz mü? neden bir kuzu da kurt değil yılan değil ? Çünkü kuzu, kurban edilmeye hazır İsmail ‘in ruh haline benzer bir ifadeye sahip; masum, sevimli, başına geleceklerden habersiz. Kesilmesi için gönderilen yılan gibi zararlı bir canlı olsaydı zaten zararlıydı derdik…Yararı olmayan bir hayvan olsa zaten yararsızdı derdik. Yararlı da olsa, masum da görünse, keserken vicdan muhasebesi de yapsanız tüm dünya nimetleri gibi hiç bir şeyin ve Allah sevgisinden öte olmayacağını göstererek akıtılan kanlar ruhunuz arınması için.

Nefis arınırken kurban kesmenin İslamdaki diğer ibadetler gibi toplumsal boyutu da paylaşarak yaşanıyor. Bu vesileler ile kesilen tüm kurbanların kabul olması dileğiyle, Kurban bayramınız kutlu olsun.

Devamını Oku »

Haz 18, 2011 - Et Yemekleri, Özel Günler    Yorum Yok

Ballı Mahmudiye ve Babalar Günü

 


Her çocuk babasına düşkündür ama kız çocukları için babaları bir başkadır. Bu düşkünlüğün ötesinde gelen hayranlık pek çoğumuz için eş seçimine dek sürer…Gece gibi sakin, gündüz gibi hareketli, hep koruyan, hep şefkatli…Kısık gözlerinin kenarlarında yıllarca yaptığı çalışmaların getirdiği çizgilerle bize hep ışıl ışıl bakan bir çift göz. Gür ve kavisli kaşları yüzüne sert bir ifade verip hem bir mesafe hissettiriyor hem de göz bebeklerinde şefkati tamamlıyor. Gözlerine bakınca hiç ayrılmasam diyorum. Zaman zaman ayrılmak zorunda kalsam da, en zoru beyaz gelinliğime bağladığı kırmızı kurdeleden sonra oldu. Kapıdan çıkana kadar göz yaşlarını göz pınarlarına sakladı. Taa ki kapıdan dışarı çıkana dek…Adımımı atarken eşikten gayri ihtiyari dönüp bakınca süzülen yaşları gördüm. Benden sakladığı yaşlar pınarlarına sığmayıp taşmıştı…O güne dek bize hiç göstermediği yaşlar…

Hayatın üzerine, onun arkamda olup beni koruyacağını, savunacağını bilerek hep cesaretle yürüdüm. Benim mihenk taşım, pusulam, koruyucum her şeyim, biricik babam…Sen olmasan nasıl dayanırdım kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğrenirken hayata…Elinin içinde kaybolan küçücük ellerimi tutunca senin hızına yetişemesem de doğru yolda olmanın verdiği huzur ve güven içimden hiç eksik olmadı. Sen var oldukça o küçük kız çocuğu hep içimde yaşayacak. Senin ve tüm babaların babalar günü kutlu olsun. Babalar ve kızlarına değinmişken yakın zamanda keşfettiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Farklı bir yaklaşımla yazılmış, duygusal ve güzel bir kitap. Pradigma yayıncılık Oğullar ve Babaları ‘ndan sonra şimdi de “Kızlar ve Babaları “adlı kitabı basmış. Avukat, akademisyen, emekli, müzisyen, gazeteci, şair vb. farklı meslekten 56 kadın çocukluktan taşıdıkları hatıralarla babalarını anlatmış. Kitapta farklı kuşaklar, farklı politik görüşler,farklı mesleklerden ama pek çok ortak şeyi, en başta kızların babalarına duyduğu o büyük sevgiyi anlatmış. Babalar gününe dair güzel bir hediye olabilir…

Aslında yapılabilecek çok şey var bu özel günde onun için . Ama sanırım en güzeli babalar için kendi elinizle yapılmış bir yemek olur. Şöyle babalara yaraşır bir Osmanlı yemeği…Ballı Mahmudiye; bal, kayısı, razaki üzüm ve bademle pişirilmiş limon soslu tavuk parçaları. Benim gibi bir yemek tutkunu ve damak tadını geliştirmeye çalışan birisi için her kaynak bir yol oluyor. Kitap, dergi, çeşitli gıda ürünlerin içinden çıkan tarifler, yurt içi-yurt dışı kaynaklı tarifler, yemek ve gurme programları. Tabii hal böyle olunca bir süre önce başlayan Master Chef ‘de benim için bir kaynak oldu. Programda ünlü şeflerden Aydın Demir’in yarışmacılar için hazırladığı bu yemeği deneyip, tarifini uyarladığımda şimdiye dek yediğim en lezzetli şehriye pilavı ve tavuk etli yemeği yediğimi hissettim. Uğraşması biraz zor görünse de yemeğe başladığınızda değdiğini göreceksiniz.

Malzemeler

  • 1 Büyük boy Tavuk
  • 1 adet iri boy Havuç
  • 2 adet orta boy soğan
  • 1 adet limon
  • 2 defne yaprağı
  • 2.5 lt Su
  • 1.5 Kase arpa şehriye
  • 10-12 adet kuru kayısı
  • 15-20 adet kuru razaki üzüm
  • 15-20 adet çiğ badem
  • 2 adet çubuk tarçın
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı bal
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 tutam maydanoz
  • Tuz, Tane Karabiber

Yapılışı

  • Yıkanan tavuk, iri doğranmış havuç, dörde bölünmüş bir kuru soğan, 5-10 adet tane karabiber ve 1/4 Limon tencereye su ile birlikte koyulup tuz ilave edilerek iyice haşlanır. Tavuk etleri, kemikten hafif dokununca  sıyrılacak kadar pişirilir. Diğer tarafta kuru soğan yemeklik doğranır.
  • Pilav tenceresinde çiçek yağı hafif kızdırılınca, tere yağı da eklenir. Tere yağı köpürüp sütünü kaybedince arpa şehriyeler katılır. Tuzu ilave edilir, sürekli çevrilerek kavrulur. Şehriyeler hafif renk değiştirince, küçük doğranmış soğanlar eklenerek kavurmaya devam edilir.
  • Şehriyeler tamamen kavrulunca, tavuğun haşlama suyunun 1/3′ü ve bir o kadar da kaynar su ilave edilerek, şehriye pilavı klasik pilav gibi pişirilir. Şehriyenin cinsine göre su miktarı ayarlanabilir. Önce yüksek ateşte, göz göz olunca kısık ateşte suyu çektirilir. Demlenmeye bırakılır.
  • Kenara alınan haşlanmış tavuk iri iri (löp et olarak) kemiklerinden sıyrılarak, fırın tepsisine konur. Sıyırma esnasında göğüs ve but etlerini tepside ayrı bölgelere yerleştirilerek, servis esnasında tabaklara da eşit oranda dağıtabilirsiniz.
  • Ayıklanan tavuğun kemikleri, derisi tekrar haşlama tenceresine alıp haşlamaya devam edilir. Bu haşlama ile daha lezzetli ve yoğun bir haşlama suyu elde edilir.
  • Tavukları etlerini tepsiye koyduktan sonra üzerine, kuru kayısı (kişi başına 2 tane), kuru razaki üzüm, soyulmuş çiğ badem rastgele konulur ve üzerine bal gezdirilir.
  • Kalan haşlama suyunun yarısı ayrı bir kaba alınarak, ılık su ile sulandırılmış nişasta ve bir limon suyu ve ince doğranmış bir tutam maydanoz eklenerek hazırlanan sos kısık ateşte biraz koyu kıvam alana kadar kaynatılır.
  • Hazırlanan bu sos, tavuklu-ballı tepsiye dökülür ve üzeri alüminyum folyo ile sarılıp önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında pişirilir. On- onbeş dakika sonra çıkarılır. Bir yemek kaşığı tere yağı üzerine eklenir.
  • Tabağa kase ile ters çevrilerek konan şehriye pilavının ortası oyulup, Ballı mahmudiye eklenerek sıcak servis yapılır.

 

Mar 26, 2011 - Et Yemekleri    Yorum Yok

Tavuk Şinitsel

Zaman akıp giderken kendimi hep bir kovalamaca içerisinde buluyorum. Yapılacaklar listesinde maddeler azalıp sonra tekrar artıyor. Bazen yirmi dört koca saat yetmiyor. Günü bitirirken gecenin son saatlerinde kendimle hesaplaşıyorum… Aslında yapılacak çok şey var ve ayırılacak sınırlı zaman… ve tutamıyoruz zamanı… Dolu dolu geçen bir günün ardından bizim mutfakta bu günün farklı lezzeti Şinitzel’ i listemde bekletmeden yazıyorum….

Avusturya mutfağının geleneksel lezzetlerinden biri olan Şinitzel (Schnitzel) dana, balık, tavuk gibi her çeşit et ile yapılabiliyor.  Viyana Şinitzeli (Wiener Shnitzel) özellikle meşhur olanlardan ama Almanya, İtalya gibi pek çok ülkede benzer şekilde pişiriliyor. Farklı Şinitzel çeşitleri için menüye yandaki linkten ulaşabilirsiniz, Schnitzels.

Benim favorilerim; klasik tavuk Şinitzel ile Cordon Blue :)) Cordon Blue yapımında şinitzel için et daha ince iken ikiye katlanarak arasına farklı çeşitlerde peynir ve salam konuluyor.

Şinitzel restoranlar Avrupa ‘daki gibi Türkiye’de de yaygınlaştı. İstanbul ve Ankara’da artık şık Şinitzel restoranlar var. Şinitzelde sınır tanımayan restoranlarda ebatlar o kadar büyüyor ki tabiri caizse öksüz doyuran boyutlara kadar çıkıyor:)) Çapı 20 cm olan bir şinitzel  hayal edebiliyormusunuz? Evet yanlış duymadınız 20 cm ‘lik Şinitzeller pişiriliyor. Tek başına bitirenler varmıdır bilmem ama samimi küçük gruplar için iyi bir fikir olabilir…

Etin bu çıtır çıtır sunumunun yanına bol limon ve zeytinyağlı taze mevsim salatası çok yakışıyor. Yapımı sırasında kullandığınız galeta ununun kalitesi yüzeyinin düzgünlüğü ve pürüzsüzlüğünü etkiliyor. Ekmek kırıntıları rondodan geçirerek hazırlanacak galeta ununda yüzeyinde irili ufaklı parçacıklar kalıyor. Bu yüzden hazır galeta ununu tercih ediyorum. Galeta unu tül gibi ve ipeksi olmalı. Hatta kullanmadan önce bir kaç kez elekten geçirip kullanırsanız sonuç daha da başarılı oluyor.

Az yağlı sevenler klasik wok tava yerine teflon tava kullanarak yağ miktarını minimum seviyeye indirebilir. Hatta diet yapanlar kızartmak yerine yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde de pişirebilir. Tercih sizin…Kızartma yapacaksanız ideal olan yağ çok kızmadan pişirmeye başlamak. Böylece dışının çok çıtır içinin ise az pişmiş olmasını engelllemiş olacaksınız.

Malzemeler

  • Yarım kg ince dövülmüş fileto tavuk göğsü
  • 2 yumurta
  • 2 yemek kaşığı süt
  • 1,5 su bardağı galeta unu
  • 1 su bardağı un
  • kızartmak için sıvı yağı
  • 7-8 adet çeri domates
  • 1 tutam frenk maydanozu
  • Tuz , kırmızı toz biber, kimyon
  • Taze çekilmiş karabiber

Yapılışı

  • İki ayrı kaba un ve galeta unu konulur. Üçüncü kabın içine yumurta kırılır. Yumurtanın içine süt, tuz ve baharatlar ilave edilip iyice çırpılır.
  • İnce dövülmüş parça tavuk göğsü önce her iki yüzü una bulanır, fazla un silkelenir. Ardından çırpılmış yumurta karışımına bulanır.
  • Son aşamada galeta ununa her yanı kaplanacak şekilde iyice bastırılıp hafif kızdırılmış sıvıyağda her iki yüzü altın sarısı olana dek pişirilir. Fazla yağı kağıt havluyla emdirilir.
  • Patates püresi, kızartması yada baharatlı domatesli sosla sıcak servis yapılır. Patates püresi için Somon Balığıtarifimi inceleyebilirsiniz. Arzu edenler Şinitzel in üzerine limon da sıkabilir.
Mar 26, 2011 - Et Yemekleri    Yorum Yok

Tavuk Şinitzel

Zaman akıp giderken kendimi hep bir kovalamaca içerisinde buluyorum. Yapılacaklar listesinde maddeler azalıp sonra tekrar artıyor. Bazen yirmi dört koca saat yetmiyor. Günü bitirirken gecenin son saatlerinde kendimle hesaplaşıyorum… Aslında yapılacak çok şey var ve ayırılacak sınırlı zaman… ve tutamıyoruz zamanı… Dolu dolu geçen bir günün ardından bizim mutfakta bu günün farklı lezzeti Şinitzel’ i listemde bekletmeden yazıyorum….

Devamını Oku »

Maklube

Etli pilav sofra kültürümüzde özel günlerimizin vazgeçilmez yemeklerinden. Düğün ve mevlit cemiyetlerinde olmazsa olmazlardan. Et yemeklerinin yanına davet sofralarında da en çok pilav yakışıyor. Ortadoğu kültüründe de bu böyle. Bu yemek de kökeni Ortadoğu dan çıkma bir yemek. Maklube ile etli pilavın sunumu kalabalık gruplara hitap eden oldukça farklı bir şekil almış. Maklube yöresel olarak Mardin yemeği diye biliniyor. Samimi ve kalabalık gruplar için birlik-beraberlik yemeği. Kalabalık olmazsa Maklubenin tadını çıkaramazsınız. Lezzeti içeriği kadar yemeği yerken birlikte yapılan muhabbetten geliyor.

Aslında etli pilavın farklı bir sunumu Maklube yemeği. Tabii arzuya göre sebzelerle de zenginleştirilebiliyor. Pişirildikten sonra bir sini içerisine ters çevrilip kubbe şeklinde çıkarılıyor. Etrafına parça parça yoğurt ve salata konularak servis yapılıyor. İstanbul ‘da çeşitli restoranlarda yer almaya başlamış. Ayrıca Maklube için online sipariş alan web siteleri de var. Talep bu kadar çok artınca basında da farklı gazetelerin lezzet duraklarına konu oluyor.

Hazırlarken tavuk etini tercih ettim; ayni yemeği kuzu, dana yada hindi eti ile de hazırlayabilirsiniz. Garnitür olarak patates, bezelye,havuç ve/veya mısır da ilave edilebiliyor. Eğer herhangi bir davet olmaksızın denemek isterseniz ayni malzemelerle etli pilavı tabaklara kase ile ters çevirerek de servis yapabilirsiniz. Bu şekliyle yalancı Maklube olarak dana etiyle hazırlamıştım. Onu da menüden inceleyebilirsiniz.

Notlar;

*Pilavı ters çevirirken siniye çevirmek biraz daha zor . Geniş düz bir servis tabağına çevirip bu tabağı tepsinin ortasına yerleştirebilirsiniz.
Bu şekliyle hem çevirmesi daha kolay olacaktır, hem de bol limon ve zeytinyağlı olarak hazırlayacağınız salatanın suyu pilava karışmamış olur.
*Süzme yoğurt yada ev yapımı mayalanmış yoğurt Maklube ‘ye daha çok yakışıyor. Böylece yoğurdun suyu da salataya karışmamış oluyor. Ben evde mayaladığım yoğurt ile hazırladım. Yoğurdu nasıl mayaladığımı öğrenmek isteyenler Yoğurt Çorbası tarifinden ulaşabilirler.
*Pilav yaparken Maklubedeki gibi kavurmayacaksanız tuzlu suda haşlama süresini normal haşlama sürenizden biraz daha uzun tutmanızda yarar var.
*Patatesleri pilav pişmeden önce içinde koyabilirsiniz. Eğer içine koyacaksanız pilavın dağılmaması için biraz daha küçük kesmek de yarar var. Ayrıca arzu ettiğiniz garnitürlerden mısır, bezelye gibi farklı seçenekleri de ekleyebilirsiniz.

Malzemeler

  • 2,5 su bardağı baldo pirinç
  • 2 parça tavuk göğsü
  • 2 su bardağı tavuk suyu
  • 1,5 yemek kaşığı tereyağı
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • Tuz , karabiber

Çevresine;

  • Yoğurt, mevsim salata
  • 2 orta boy patates
  • Patates için 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • kırmızı toz biber, pul biber, karabiber

Yapılışı

  • Tavuk suyu için; yıkanan tavuk tütsülenip bol tuzlu suda iyice haşlanır. Derin bir çelik tencere kullanırsanız daha fazla tavuk suyu elde edersiniz. Ben genellikle tavuk suyunun bir kısmını pilava kalanını da çorba yapımına ayırıyorum. Maklubenin içine konacak et tamamen pişmeden tavuk göğsü ayrılır. Pilavla birlikte de pişeceği için çok fazla pişirmenize gerek yok.
  • Tavuk etleri parça parça didilir. Üzerlerine tuz ve karabiber dökülerek harmanlanır.
  • Pirinçler haşlanır. Bunun için pirinçler derin bir kase içine konur. Üzerine tuz ve pirinçlerden üç dört parmak daha yukarıda olacak şekilde kaynak su dökülür.
  • Diğer tarafta patatesler elma dilimleri şeklinde kesilir. Yağlı kağıt konan fırın tepsisi içinde sıvı yağı ile harmanlanmış baharat karışımı üzerine dökülüp 170 derece fırında iyice yumuşayana dek pişirilir. Her yüzünün eşit pişmesi için ara sıra ters yüz ederek karıştırın.
  • Tereyağı ve sıvı yağ tencereye konur kısık ateşte kızdırılıp, tuz ilave edilir.
  • İçine önce tavuk etleri ardından pirinçler eklenip karıştırmadan üzerini 2-3 cm aşacak şekilde tavuk suyu ve su karışımı dökülüp kısık ateşte karıştırmadan pişirilir.
  • Pişen pilav kağıt havlu yada temiz bir bez örtülerek 5-10 dakika demlenir. Ilık iken tencere büyük bir sini içine ters çevrilir.
  • Çevresi salata ve yoğurt ile süslenir. Üzerine fırında pişip yumuşacık olan patates dilimleri de konduktan sonra servis yapılır.

Balık Köftesi ve Turkuazoo

Akşam yemeği için omega-3 kaynağı somon balığı ile balık köftesi hazırladım. Aslında su altı dünyası öylesine zengin ki biz bu zenginliğin ancak bir kısmını biliyoruz. Sadece yiyecek olarak değil sağlıkla ilgili konularda da eşsiz bir cevher…Glikozamin sülfatla yaşadığımız bir sağlık problemi sonrası tanıştık. Kabuklu deniz hayvanlarının kıkırdaklarından elde edilen doğal molekül, düzenli kullanımla insan vücudundaki kıkırdakların zedelenmesini önlüyor, hatta kıkırdak oluşumuna olanak sağlıyor. Bu sadece bildiğimiz kadarı, aslında bu özel dünya daha keşfetmediğimiz kimbilir ne kadar çok doğal molekülü içeriyor… Su altı dünyasını yakından tanımayı hep çok istememe rağmen bir yaz tatilinde havuzda yapılan dalışa ilk adım kursunda su altında tüplü dalışın bana göre olmadığına karar verdim. Ancak içindeki merakı da gideremedim…Amerika’ da San diego ‘da  bir benzeri olan Turkuazoo ‘ya açıldığı günden beri bir fırsat yaratıp gitmeyi planladığımız geziyi bu hafta gerçekleştirdik veee defalarca kez dalış yapmış kadar oldum:))  Üstelik dalışın tüm risk ve zorluklarını yaşamadan…

Karadenizden Akdenize, Karayiplerden Hint ve Pasifik okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafından en ilginç balık türlerini bu dev akvaryuma getirmişler. En vahşisinden başlayarak köpek balığı, Piranha, okçu balığı, balon balığı, iğneli vatozlar, dilbalığı, kalkan, isparoz, karagöz, müren balıkları bunlardan sadece bir kaçı. En sevimlileri ise tabii ki Kayıp balık Nemo ve ailesi…Yani gerçek adı ile Palyaço balığı. Turuncu beyaz çizgili deseniyle tüm aile üyeleri birbirinden şirinler  :)) Hatırı kalmasın ; Dory (mavi cerrah balığı) ve Gill (moorish idol) ü de gördük…

Devamını Oku »

Tantuni

Tantuni özellikle etin but yada biftek kısmından, ortası çukur saç tepsi içinde saçta kavurma şeklinde yapılıyor. Mersin yöresinin bu güzel yemeğini ev usulü olarak hazırladık. Önce jülyen kesilmiş etleri şööyle lokum gibi olacak şekilde haşlıyorsunuz. Sonra tavada kavurup baharatları ilave ediyoruz…ve başlıyor buram buram kokmaya:))…

Tantuni yerken benim gibi yapıp kendinizle ettiğiniz mücadeleyi alacağınız kalorileri bi tarafa bırakıp bu keyifli anın tadını çıkarıyorsunuz ki Tantuni ile aranıza başka hiç bir şey girmesin ! Lavaşı alıp etin üzerine bandırdıktan sonra garnitürleri ile birlikte bir güzel sarıp afiyetle yiyebilirsiniz…

Mersin mutfağı yöresel mutfaklar arasında en sevdiğim mutfaklardan birisi. Tantunisi, cezeryesi, künefesi, kerebiçi hepsi ayrı ayrı birbirinden güzel. Ne de olsa hem Akdeniz hem Doğu kültürünün özelliklerini taşıyor.

Malzemeler

  • 400 gr ince dilimlenmiş dana biftek
  • 3 parça lavaş
  • 3-4 yaprak marul
  • 2 yaprak taze soğan
  • 4 orta boy domates
  • 1 tutam maydanoz
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • Tuz, pul biber, kırmızı toz biber, kimyon

Yapılışı

  • Kasapta ince dilimlenmiş biftekler evde jülyen biçimde hazırlanır. Yıkanıp süzülen etler bir tencereye alınıp üzerine geçecek kadar su alınıp haşlanır.
  • Etler pişmeden suyunu çekerse üzerine sıcak su ilave ederek iyice pişene kadar haşlanır.
  • Bu arada domatesler iri zar boyutunda doğranır.
  • Marul, maydanoz ve taze soğan ince ince kıyılarak hazırlanır.
  • Haşlanan etler ocak üzerinde ısıtılan teflon tavaya bir porsiyonluk kadar alınır.
  • Hızlı hızlı çevrilerek kavrulmaya devam edilir. Kavurma esnasında iki yemek kaşığı kadar yağ ilave ederek kavrulmaya devam edilir.
  • Pul biber, kırmızı toz biber ve tuz eklenir. Bir avuç küp küp doğranmış domates ilave edilip etlerle birlikte çevrilir.
  • Lavaş ekmeği bu karışıma bandırılıp, lavaşın iç tarafı malzemeye iyice bulaştırılır.
  • Lavaş geniş bir kaba alınıp, içine kavrulmuş et, ince ince doğranmış marul, taze soğan ve maydanoz yeterince ilave edilir. Arzu edenler kuru soğan da ekleyebilir.
  • Dürüm şeklinde sarılıp sıcak sıcak servis yapılır.

Tombik Yayla Kabağı Dolması

Kabak çok farklı çeşitleri olan ve tatlıdan tuzluya salatadan çorbalara çok değişik kategorilerde pişirilebilen bir sebze. Mutfakta pişirdiğim çeşitleri; sakız kabağı, balkabağı, girit kabağı ve katıklı dolmada kullanılan kış kabağı. Sakız kabağı ;silindirik, uzun, etli kısmı beyazımsı, dışı yeşil dolmalarda kullandığımız klasik kabak çeşidi. Kış kabağı balkabağına benzeyen içi turuncu ancak dışı koyu yeşil olan özellikle Katıklı dolma yapımında kullanılan kabak. Merak edenler menüden inceleyebilir. Girit kabağı yada diğer adıyla tombul yayla kabağıda dolma yapımında kullanılıyor. Görünümü tombiş haliyle çok sevimli ve lezzetli, yerimmm seni tombik kabak dediğinizi duyar gibiyim:))

Malzemeler

  • 300 gr. kıyma
  • 1 orta  boy soğan
  • 1 küçük boy domates
  • 2 yemek kaşığı domates salçası-biri içine
  • 1 tatlı kaşığı acı biber salçası-içine
  • Yarım su bardağı pirinç
  • 7 orta boy girit kabağı
  • Yarım çay bardağı ayçiçek yağı-içine
  • 1 yemek kaşığı ayçiçek yağı-suyuna
  • Tuz, karabiber,kimyon, pulbiber
  • üzerine sarımsaklı yoğurt, kurutulmuş reyhan ve nane`
  • arzuya göre çeri domatesi, biberiye

 

Yapılışı

  • Rendelenmiş soğan, domates, kıyma ve ayıklanıp sıcak su ile yıkanmış pirinç karıştırılır.

    Tuz, baharatlar, salça-hem domates hem de biber salçası- ve yarım çay bardağı sıvıyağ eklenip karıştırılır.

    Sıvıyağı iç harcına eklediğinizde piştikten sonra kütle halinde katı olmasını önlüyor.

  • Kabakların sap kısmı küçük daire şeklinde kesilip, içi oyulur. Arzu edenler dışını da alacalı soyarak görünümü değiştirebilir. Girit kabağında çeperi 3-4 mm olana kadar kabak oyucu ile oyulur. Çok ince olursa kırılabilir. Kalın olursa iç harcı fazla doldurulamaz ve lezzetli olmaz. İçinden çıkan kabak parçalarını daha sonra Mücver yapmak üzere buzdolabında saklayabilirsiniz.

  • Bekletilen kabakların suları süzlür. Kıymalı dolma harcı ile doldurulur geniş ve derin bir tencereye dik olarak yerleştirilir. Harcı doldururken yarım cm kadar pay bırakırsanız piştikten sonra taşmamış olur. Kıvamlı suyu için; sıvıyağ ve sulandırılmış salça karıştırılıp sos olarak üzerine dökülür (dolmaların üçte birine kadar hazırlanan karışımdan olması yeterlidir, az gelirse sıcak su ilave edilir) . Arzu edenler kabakların kapağını servis yaparken üzerine kullanabilir. Kısık ateşte üstü kapalı olarak karıştırılmadan pişirilir. Pirinçler ve kabaklar piştiğinde hafif sarımsaklı yoğurt kurutulmuş reyhan ve/veya nane ile sıcak servis yapıp afiyetle yiyebilirsiniz.

Fırında Somon Balığı

Tatlı suda doğup büyüyen somonlar yaşamlarının geri kalanını geçirmek için okyanuslara doğru yol alıyorlar. Tatlı suya adapte olmuşken, okyanusa doğru yaptıkları yolculukta gelişerek tuzlu suda yaşamaya hazır hale geliyorlar. Daha da ilginci tuzlu suya, okyanusa açıldıktan yıllar sonra tekrar yumurta olarak doğdukları yere geri dönebilmeleri…

Devamını Oku »

Kas 11, 2010 - Et Yemekleri    Yorum Yok

Tereyağlı Ciğer

Sakatatlar arasında en sevdiğimiz ciğer. Ciğeri çok farklı şekillerde pişirmek mümkün. Daha önce bulgurlu ciğer köftesini yöresel adıyla ciğer taplamasını yazmıştım. Taplamasından, arnavut ciğerine, sotesine hepsi birbirinden güzel. Bu akşam pişirirken en hafif olanı seçtim.

Devamını Oku »

Sayfalar:123»