Özel Günler | BaharDALI
Özel Günler için Arşiv"

Şirinler Pastası ve Oğlumun Doğumgünü

New York ‘tan sonra bu hafta Şirinler bizim evdeydi !!!

Oğlumun doğum günün de Şirinli pasta hayalini gerçekleştirip masamızı ve şirin arkadaşlarının neşesiyle evimizi şirinledik:)))

Her şey Alperen’in şirinli pasta seçimi ile başladı. Şirinleri çağırmanın en şirin yolu şirinli davetiyeler diye düşünerek bir kaç gün önceden yukarıdaki davetiyeyi hazırladım. Neşeli şirinin yanına şirin oğlumun fotoğrafı ve şirin çağrısı başlangıç noktası oldu. Sonra şirinlerin en çok sevebileceği çeşitlerle masayı donattım.

Menüde şirinlerin ağzına layık; Sosisli halka börek, Bonibonlu Kurabiye, Tava Pizzası, Sütlü İrmik Tatlısı , Beze veeee en önemlisi Şirinli Pasta vardı.

Devamını Oku »

Cevizli Buğday Salatası ve İftar

Ramazan geldi , hoş geldi….Aile büyükleri, dostlar ve kardeşlerle kurulan bereketli sofraların vakti geldi.

Vakit anlama vaktidir…

Gönlünü ve bedeninin nadasa çekerek anlama..

Yoksulu, muhtacı, israfı ve bereketi anlama…

ve dünya nimetlerini paylaşmanın tadını anlama..

Vakit dönüş vaktidir…

Yaradan’ a ve özüne dönüş …

 

Bu yılki iftar davetimde menüde; Şehriyeli Tavuk Suyu Çorbası, Paçanga Böreği, Tas Kebabı, Yıldız Şehriyeli Pirinç Pilavı, Cevizli Buğday Salatası, Etimekli -Mantarlı Kırmızı Biber Salatası ve Güllaç vardı.

İşte davet sofram….

İftariyelik Tabağı

Hurma- Domates Reçeli- Gelincik Reçeli- Baharatlı Tütsülenmiş Hollanda Kaşarı ve Pastırma

Tas Kebabı ve Tereyağlı-Yıldız Şehriyeli Pirinç Pilavı

Cevizli- Yoğurtlu Buğday Salatası

Şehriyeli Tavuk Suyu Çorbası

Kaşar peyniri ve Pastırmanın nefis birleşimi ile,

Paçanga Böreği

 

Kırmızı Biberli- Mantarlı Salata

Güllaç bizim için Ramazan’ın pide gibi vazgeçilmez yada olmazsa olmazlarından. Hafif ve pratik bir sütlü tatlı yapmak isteyenlere ideal seçenek. Tarifi Pastalar menüsünde…



 

CEVİZLİ BUĞDAY SALATASI

Malzemeler

  • 1 su bardağı aşurelik buğday
  • 1 su bardağı ceviz
  • 3 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı süzme yoğurt
  • 2 küçük diş sarımsak
  • 4 orta boy salatalık
  • Tuz

Yapılışı

  • Buğday yıkanıp, üzerini dört beş parmak örtecek kadar su ile iyice haşlanır.
  • Sarımsaklar rendenin küçük tarafı ile rendelenip sarımsaklı yoğurt hazırlanır. Tuz ilave edilir. Hazırlanan yoğurda süzme yoğurt ilave edilerek daha kıvamlı bir hale getirilir.Haşlanan buğdayların suyu iyice süzülür. Bu aşamada bir süzgeçte bekleterek fazla suyu süzüyorum. İri kıyılmış ceviz, haşlanmış buğday ve küp küp kesilen salatalıklar yoğurtlu karışımla karıştırılır.Üzeri ince kesilmiş salatalık parçaları ile süslenir.

 

Haz 18, 2011 - Et Yemekleri, Özel Günler    Yorum Yok

Ballı Mahmudiye ve Babalar Günü

 


Her çocuk babasına düşkündür ama kız çocukları için babaları bir başkadır. Bu düşkünlüğün ötesinde gelen hayranlık pek çoğumuz için eş seçimine dek sürer…Gece gibi sakin, gündüz gibi hareketli, hep koruyan, hep şefkatli…Kısık gözlerinin kenarlarında yıllarca yaptığı çalışmaların getirdiği çizgilerle bize hep ışıl ışıl bakan bir çift göz. Gür ve kavisli kaşları yüzüne sert bir ifade verip hem bir mesafe hissettiriyor hem de göz bebeklerinde şefkati tamamlıyor. Gözlerine bakınca hiç ayrılmasam diyorum. Zaman zaman ayrılmak zorunda kalsam da, en zoru beyaz gelinliğime bağladığı kırmızı kurdeleden sonra oldu. Kapıdan çıkana kadar göz yaşlarını göz pınarlarına sakladı. Taa ki kapıdan dışarı çıkana dek…Adımımı atarken eşikten gayri ihtiyari dönüp bakınca süzülen yaşları gördüm. Benden sakladığı yaşlar pınarlarına sığmayıp taşmıştı…O güne dek bize hiç göstermediği yaşlar…

Hayatın üzerine, onun arkamda olup beni koruyacağını, savunacağını bilerek hep cesaretle yürüdüm. Benim mihenk taşım, pusulam, koruyucum her şeyim, biricik babam…Sen olmasan nasıl dayanırdım kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğrenirken hayata…Elinin içinde kaybolan küçücük ellerimi tutunca senin hızına yetişemesem de doğru yolda olmanın verdiği huzur ve güven içimden hiç eksik olmadı. Sen var oldukça o küçük kız çocuğu hep içimde yaşayacak. Senin ve tüm babaların babalar günü kutlu olsun. Babalar ve kızlarına değinmişken yakın zamanda keşfettiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Farklı bir yaklaşımla yazılmış, duygusal ve güzel bir kitap. Pradigma yayıncılık Oğullar ve Babaları ‘ndan sonra şimdi de “Kızlar ve Babaları “adlı kitabı basmış. Avukat, akademisyen, emekli, müzisyen, gazeteci, şair vb. farklı meslekten 56 kadın çocukluktan taşıdıkları hatıralarla babalarını anlatmış. Kitapta farklı kuşaklar, farklı politik görüşler,farklı mesleklerden ama pek çok ortak şeyi, en başta kızların babalarına duyduğu o büyük sevgiyi anlatmış. Babalar gününe dair güzel bir hediye olabilir…

Aslında yapılabilecek çok şey var bu özel günde onun için . Ama sanırım en güzeli babalar için kendi elinizle yapılmış bir yemek olur. Şöyle babalara yaraşır bir Osmanlı yemeği…Ballı Mahmudiye; bal, kayısı, razaki üzüm ve bademle pişirilmiş limon soslu tavuk parçaları. Benim gibi bir yemek tutkunu ve damak tadını geliştirmeye çalışan birisi için her kaynak bir yol oluyor. Kitap, dergi, çeşitli gıda ürünlerin içinden çıkan tarifler, yurt içi-yurt dışı kaynaklı tarifler, yemek ve gurme programları. Tabii hal böyle olunca bir süre önce başlayan Master Chef ‘de benim için bir kaynak oldu. Programda ünlü şeflerden Aydın Demir’in yarışmacılar için hazırladığı bu yemeği deneyip, tarifini uyarladığımda şimdiye dek yediğim en lezzetli şehriye pilavı ve tavuk etli yemeği yediğimi hissettim. Uğraşması biraz zor görünse de yemeğe başladığınızda değdiğini göreceksiniz.

Malzemeler

  • 1 Büyük boy Tavuk
  • 1 adet iri boy Havuç
  • 2 adet orta boy soğan
  • 1 adet limon
  • 2 defne yaprağı
  • 2.5 lt Su
  • 1.5 Kase arpa şehriye
  • 10-12 adet kuru kayısı
  • 15-20 adet kuru razaki üzüm
  • 15-20 adet çiğ badem
  • 2 adet çubuk tarçın
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı bal
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 tutam maydanoz
  • Tuz, Tane Karabiber

Yapılışı

  • Yıkanan tavuk, iri doğranmış havuç, dörde bölünmüş bir kuru soğan, 5-10 adet tane karabiber ve 1/4 Limon tencereye su ile birlikte koyulup tuz ilave edilerek iyice haşlanır. Tavuk etleri, kemikten hafif dokununca  sıyrılacak kadar pişirilir. Diğer tarafta kuru soğan yemeklik doğranır.
  • Pilav tenceresinde çiçek yağı hafif kızdırılınca, tere yağı da eklenir. Tere yağı köpürüp sütünü kaybedince arpa şehriyeler katılır. Tuzu ilave edilir, sürekli çevrilerek kavrulur. Şehriyeler hafif renk değiştirince, küçük doğranmış soğanlar eklenerek kavurmaya devam edilir.
  • Şehriyeler tamamen kavrulunca, tavuğun haşlama suyunun 1/3′ü ve bir o kadar da kaynar su ilave edilerek, şehriye pilavı klasik pilav gibi pişirilir. Şehriyenin cinsine göre su miktarı ayarlanabilir. Önce yüksek ateşte, göz göz olunca kısık ateşte suyu çektirilir. Demlenmeye bırakılır.
  • Kenara alınan haşlanmış tavuk iri iri (löp et olarak) kemiklerinden sıyrılarak, fırın tepsisine konur. Sıyırma esnasında göğüs ve but etlerini tepside ayrı bölgelere yerleştirilerek, servis esnasında tabaklara da eşit oranda dağıtabilirsiniz.
  • Ayıklanan tavuğun kemikleri, derisi tekrar haşlama tenceresine alıp haşlamaya devam edilir. Bu haşlama ile daha lezzetli ve yoğun bir haşlama suyu elde edilir.
  • Tavukları etlerini tepsiye koyduktan sonra üzerine, kuru kayısı (kişi başına 2 tane), kuru razaki üzüm, soyulmuş çiğ badem rastgele konulur ve üzerine bal gezdirilir.
  • Kalan haşlama suyunun yarısı ayrı bir kaba alınarak, ılık su ile sulandırılmış nişasta ve bir limon suyu ve ince doğranmış bir tutam maydanoz eklenerek hazırlanan sos kısık ateşte biraz koyu kıvam alana kadar kaynatılır.
  • Hazırlanan bu sos, tavuklu-ballı tepsiye dökülür ve üzeri alüminyum folyo ile sarılıp önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında pişirilir. On- onbeş dakika sonra çıkarılır. Bir yemek kaşığı tere yağı üzerine eklenir.
  • Tabağa kase ile ters çevrilerek konan şehriye pilavının ortası oyulup, Ballı mahmudiye eklenerek sıcak servis yapılır.

 

Çiçekli Cupcakeler ve Anneler Günü

Doğduğum anda hatta karnında yüzerken sesini, kokusunu hissettiğim ömrünün sonuna dek bana hep sevgiyle bakacak ışıl ışıl sevgi dolu gözlerin karşısında kendimi hep çok güvende hissettim. Ne hata yaparsam yapayım benden asla vazgeçmeyecek, her zaman yanımda, her derdime teselli veren, her başarıma benden çok sevinen, dert ortağım , can yoldaşım biricik annem. Senin ve tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Anneliğin tanımı için kelimeler kifayetsiz kalsa da aşağıdaki satırlar kabaca ne olduğunu anlatıyor aslında….

Anne demek;

Yenilen her lokmadan sonra alkış kıyamet koparan,şenlik havasına bürünendir.

Çıkan her pirinç tanesi diş için anneane, babaanne, teyze derken tüm aileyeyle sevinç içinde paylaşandır.

Tüm hafta hayalini kurduğu pazar kahvaltısına oturup asla çayını ve omletini sıcak olarak yiyemeyendir.
Sabaha kadar kırk sefer uyanıp, sabah kalkıp zombi gibi işe gidendir.
İşten eve geç gelmenin vicdan azabıyla bebeğinin yanına kıvrılıp saatlerce koklayandır.
Yıkanan küçücük çorap, çamaşır ve kıyafetleri özenle tek tek asıp katlayandır.
Eskiden hergün uğradığı kuaförünün yolunu unutup, saçını uzatan bu arada ak düşen saçlarını kuaföre gitmeye vakit bulamadığı için kendi boyayandır…

Babaların okuduğu, oyuncakların arasında ezilmiş pazar gazetesini en son okuyan yada okurken uyuyakalandır.
Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp,gözü kapalı geri dönendir.
Saatlerce leblebi parmaklı ayakları öpmekten sonsuz keyif alandır.
Temcid pilavı gibi tekrar tekrar ayni film yada çizgi filmleri seyredendir.

Hatta bebekken bu filmleri fırsat bilip birşeyler yedirmeye çalışandır.
Çekirdeklerin kabuklarını tek tek soyup, balığın kılçıklarını ayırandır .
İşten yeni gelmiş ve içeri ilk adımı atmışken,”Anne atttaaaaa” sözleriyle çark edip,en yakın parkın yolunu tutandır.

Dışarı çıkmaya hava durumu müsait değilse de yorgunluğunu bir kenara bırakıp koridorda saklambaç yada futbol oynayandır.
Anne demek çoçuk havuzunda da yüzmektir.
Başka bir anneyi nerede görürse görsün “Seni çok iyi anlıyorum tatlım” bakışı atandır.

Aşı takvimini ezbere bilendir.
Çeşit çeşit yemekler yapıp birinden bile çocuğuna yediremeyi başaramasa da yapmaktan asla vazgeçmeyendir.
Tüm bu koşuşturma ve hengameden sonra TV karşısına geçip bir türlü seyrettiğinin sonunu getiremeyendir.

Uyduruk ninni yada masallar besteleyendir.

Çantasında sürekli çocuğu için oyuncak araba, yedek kıyafet, ıslak mendil ve bir şişe su taşıyandır.

Anne demek eskisinden bin kat daha güçlü olmak demektir.

Anne demek hayatının sonuna kadar ve sonunun da ötesinde birileri için endişe etmektir.
Anne demek küçük melekle el ele , gururla, küçük dağları ben yarattım edasında yürüyebilmektir.
Anne demek yüreğini parçalara bölüp herbir parçayı özenle onlara sunmaktır.
Anne demek dokuz ay karnında taşımak değil,ömrünün sonuna kadar yüreğinde taşımaktır.

Anonim

Okurken bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti annemin benim için yaptıkları …Benim gözümün önünden geçenleri bu gün için anneme de yaşatmak istedim. bu yüzden onun için bir film şeridi hazırladım. Annemle geçen 35 yıldan bir kaç enstantene …Babamla yetiştirdiğiniz iki kızınızla başlayan hayatınızda artık iki kızın, iki damadın, ve tam üç torunun var anne…ve hepimiz seni çok seviyoruz…

Okurken bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti annemin benim için yaptıkları …Benim gözümün önünden geçenleri bu gün için anneme de yaşatmak istedim. bu yüzden onun için bir film şeridi hazırladım. Annemle geçen 35 yıldan bir kaç enstantene …Babamla yetiştirdiğiniz iki kızınızla başlayan hayatınızda artık iki kızın, iki damadın, ve tam üç torunun var anne…ve hepimiz seni çok seviyoruz…

 1975- 1982

1982-1997

1997-2010

Annemize verebileceğimiz en büyük hediye sevgimizdir aslında. Anneler çocukları için her şeyi karşılıksız yaparken anne sevgisini hissedebilmekten öte bir şey beklemezler çünkü…Ama yine de böyle özelleşen bir gün de her anne küçük şeylerle de olsa hatırlanmak ister diye düşünüyorum. Bunu anne olunca daha iyi anladım. Bu sabah oğlum elinde harçlıklarıyla biriktirip aldığı çok şık bir hırka ve bir demet çiçekle gelince gözyaşlarımı tutamadım. Senin bizim için her şeyin en güzelini istediğin gibi biz de torunun için her şeyin en güzelini yapmaya çalışıyor, onun sevinçleriyle seviniyor, onun başarılarıyla gurur duyuyoruz.

Her yıl aldığımız klasik hediyelerden öte bu günü biraz özelleştirmek için kendi ellerimle bir cup cake kutusu hazırlamaya karar verdim. Önce renk seçtim, zamanında bize kendi elleriyle işlediği zıbınların, elbiselerin rengi pembe ile başladım. Sonrasında onun çiçek kokusunu anımsayıp oya gibi çiçekler ekledim. Aynı renkte şekerler, tüller, kurdeleler aksesuarlarım oldu. Bir alışveriş merkezinde dolaşırken gördüğüm nakışlı havluda da ayni konsepti görünce cupcake ler yenip bitse de bu güne dair aynı renk ve desenin kalıcı olması için onu da hazırladığım kutuya ekledim.

çok şirin görünüyorlardı, eğer hemen paketlemeseydim dayanamayıp yiyecektim:)) O yüzden hemen paketledim.

Cup cakeler pişti, film şeridi için fotoğrafları eski fotoğraftan fotoğraf çekerek çoğalttım,  şekerlemeler, tüller, bu günün konseptinde ayni çiçeklerden nakışlı havlu evet hepsi kutuya girmeye hazır…Hepsini pembe kurdelelerle kapattım…

Keki tam hayal ettiğim gibi yumuşacık oldu. Şeker hamuru kısmına gelince Pastalar menüsünden detaylarını inceleyebilirsiniz.

Malzemeler

  • 1 su bardağı toz şeker
  • 220 gr tereyağı
  • 2,5 su bardağı un
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 4 yemek kaşığı sıcak su
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • ½ tatlı kaşığı karbonat
  • 1 çimdik tuz

Üzeri için;

  • Tercih ettiğiniz renkte şeker hamuru
  • Glazür

Yapılışı

  • Kakao ve sıcak su derin bir kapta karıştırılır. Kademeli olarak sürekli çırpma teli ile çırpılarak süt ilave edilir.
  • Ardından eritilmiş tereyağı eklenir. Çırpmaya devam edilir. Yumurtaların sarıları teker teker eklenip çırpılır.
  • Diğer tarafta un,şeker, kabartma tozu ve karbonat karıştırılır. Elekten geçirilir.Katı malzeme karışımı kakaolu karışma kademeli olarak karıştırılarak iyice yedirilir.Diğer tarafta tuz ve yumurta akları iyice çırpılır. Yavaş yavaş kakaolu karışımla birleştirilir.
  • Yağlanmış cupcake kalıplarına kalıbın ağzından bir parmak aşağıda kalacak-yaklaşık 2/3 ‘ üne kadar şekilde karışım doldurulur.
  • Önceden ısıtılmış 17o dereceye ısıtılmış fırında pişirilir.İçinin piştiğini kontrol etmek için kürdan yardımıyla batırma testi yapabilirsiniz. Kürdanı keke batırıp çıkardığınızda kuru ise içi pişmiş demektir.Pişirildikten sonra cupların üzerinde minik parça dairesel olarak kek parçaları kesilir-kabaran yerleri-şeker hamuru ile süslenir.
Nis 9, 2011 - Özel Günler    Yorum Yok

1 Yaş Pastası ve Nisan

Zaman hızla akıp giderken ömrününün ilk yılını geride bıraktın. Baharla gelen yenilikler ve değişim rüzgarıyla bir yıl önce bir bahar günü başta annene, babana ve ailemize bir armağan gibi girdin… Bir kez daha bize amca ve yenge olmayı yaşattın…Sen büyürken biz biraz daha olgunlaştık. Biz gerçekleştirilmiş hedeflerimizi ve düşlerimizi geride bırakırken sen ilk düşünü, ilk adımlarını atıyorsun yeni yaşınla…umut dolu, biraz heyecanlı, biraz ürkek ve bir o kadar da masum…1 yıldan geriye bıraktığın küçülmüş patiklerin, artık yumru yumru ayaklarına dar gelen zıbınların ve şefkat dolu geçirdiğin 365 koca gün oldu…

Zıbınların yerini minicik elbise ve eteklere bırakırken keşiflerini artık adım adım arttırmaya başladın….Keşfetmek, yürümek, koşmak, büyümek ve daha büyük çocukların yapabildiklerini yapmak….Çocuk oyun odasında ilgiyle onları izleyip ne yaptıklarını anlamaya çalışıyorsun…. Büyüklerin yanına gelince de şarkılara tempo tutup bir sağ bir sol yana salınıyor, sevinçle yerinde çığlıklar atarak zıplıyorsun.

Minik minik kolların dalıyorsun pembe düşlere….

dünyalardan habersiz, keşfediyorsun hayatı neşeyle…
düşlerinin getirdiği mutluluk olsun sana

Sevdiğin ve sevildiğin bir hayatı sür güzel kız…
Günün dününden güzel olsun..

Belki bu güne dair yaşadıklarını anımsamayacak olsan da ailen için bu ilk yaş günün hiç unutulmaz olacak. İleride bu güne dair kalan bir kaç anı fotoğrafı ve bu küçük magnet nereden başladığını anlatacak sana…Tüm ömrün boyunca hayata başladığın bu ılık bahar esintisi sıcaklığında, baharın getirdiği güzel duygularla hep pozitif enerji dolu sağlıklı ve uzun bir ömrün olması dileğiyle yeni yaşın kutlu olsun…

Portakallı Cheseecake ve Sevgililer günü

Hepinizin sevgililer günü ve Mevlit kandili kutlu olsun. Bu yıl iki özel gün çakıştı. Allah aşkı, Peygamber aşkı yada biz naçizane kulların aşkı… Bütün yollar aşktan geçiyor…Ümit Yaşar’ın şiiri düşüyor aklıma…

Tut ki iki noktayız birbirinden uzak

Bir çizgiyle aramızı birleştiriyorum…

Sonra bir ev yaparak çizgilerden
İçine seni yerleştiriyorum

Başlıyoruz geometrik yaşamlara
Nokta nokta, şekil şekil
Ve bir tek çizgi oluyoruz seninle, mutlu
Öbür çizgiler umurumuzda değil

Tanığı çizgiler var olduğumuzun
Bir aşk çizgisi var her şeyden önce
Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?

Ümit Yaşar Oğuzcan

Sevgililer günü arifesinde hazırladığım davet sofrasında Meksika Fasulyeli salata, Portakallı Cheesecake, Kubbe Pasta, Tavuklu Mantarlı lazanya, Kaşar Lorlu börek, Tarçınlı kurabiye ve Kırmızı Biberli kuru pasta vardı. Konsepte uygun olarak hepsinde kalp figürünü kullandım. Herkesin tabağının altında da yukarıda gördüğünüz küçük kalpli kartlar vardı…

Bu gün Portakallı Cheesecake in tarifini yazdım. Kaşar Lorlu Börek ve Meksika Fasulyeli Salata tariflerini önümüzdeki günlerde yazacağım. Diğer tarifler menü den bulabilirsiniz..

Portakallı Cheesecake

 

Küçük portakal kabuklarından kalp parçacıkları çıkardım…

Kırmızı Biberli Kuru Pasta

Tarçınlı kurabiye

Aşkın rengi kırmızı, sofrada da günün rengini kullandım…

 

Meksika Fasulyeli Salata

 

Bir dilim daha… yedikçe yediriyor bu cheesecake…

 


Portakallı cheesecake’ i özelleştiren portakallı sosu ve portakal kabuğu rendesi. Portaka kabuğu rendesini hazırlarken rende kullanarak hazırlayabileceğiniz gibi bıçağın ucuyla kabuğundan incecik parçalar kesip onları ince ince kıyarak da hazırlayabilirsiniz. Rende kullanımı ile portakal kabuğunun iç kısmındaki beyaz tabakayı da almış oluyorsunuz. Ancak ince ince kestiğiniz parçalarda beyaz kısımları almadan ayırabilirsiniz. Ben keserek hazırladım.

Malzemeler

Tabanı için;

  • 2 paket yulaflı bisküvi
  • 100 gr tereyağı

Peynirli harcı için;

  • 2 paket labne peyniri
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • 2 yumurta
  • 3 çorba kaşığı un
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 adet portakal kabuğu rendesi

Portakallı sos için;

  • 1 tatlı kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • Yarım su bardağı portakal suyu
  • 1 portakal-süslemeye
  • 1 tatlı kaşığı nişasta

Yapılışı

  • Önce bisküvili tabanı hazırlanır. Bunun için bisküviler toz haline getirilir. Rondo kullanarak çok pratik oluyor ama rondonuz yok ise geniş bir tepsi içine bisküvileri elinizle kırdıktan sonra üzerinden cam bir kavanozla bastırarak ayni sonucu elde edebilirsiniz. Tabanda kullanılacağı için pütürlü ve büyük parçalı olarak kalmaması gerekiyor. Ardından tereyeğını eritip bisküvilerle iyice karıştırın. 26 cm çapında kelepçeli kek kalıbının altına önce alimünyum folyo ile kaplayıp ardından hazırladığınız harcı eşit olarak her tarafına yayın. Üzerine iyice bastırarak yerleştirin. Bu aşamada su bardağı kullanarak her tarafına pres yaptım böylece iyice yerleşti. Tabanı hazır haliyle biraz dondurmak için buzdolabına koyup yarım saat buzdolabında bekletin.
  • Peyniri, yoğurdu-mutlaka süzme yoğurt olmalı- ve toz şekeri pürüzsüz olana kadar mikserle düşük devirde çırpıyoruz. Ardından yumurtaları teker teker kırıp yavaşça çırpıyoruz. Yoğun çırpılmış keklerde çatlama olurken chessecake te çatlama olmaması için devri düşük tutuyoruz.Ardından portakal kabuğu rendesi ve un eklenir.Hazırlanan harç soğuyan taban üzerine kelepçeli kalıba dökülür. Önceden 200 dereceye ısıtılmış fırına sürülüp ; 10 dakika 200 derecede ardından 40 dakika kadar 160 derece fırında pişirilir. İstenen kıvama ve renge geldikten sonra fırının ısıtıcı fanı kapatılıp fırın kapağı açık bırakılır. İki saat kadar bu şekilde soğuduktan sonra buzdolabına konup 4-5 saat soğumasını bekliyoruz. Benim gibi sizinde misafiriniz akşam gelecek ise öğlene doğru kadar bu aşamalarını tamamlayıp akşam üzeri sosunu hazırlayabilirsiniz. Hatta bir gün önce bile yapılabilir. Zeytinyağlılar gibi durdukça lezzetleniyor; ilk tadına baktığım ana göre ikinci gün tekrar yediğimde fark ediyorum ki durdukça daha lezzetli oluyor. Son aşamada portakallı sosu hazırlanır. Bunun için tereyağı eritilir. Şeker ekenip çırpılarak iyice karıştırılır. Benmari usulu bir kabın içerisinde kısık ateşte hafif pişrilir. Nişasta eklenip sürekli karıştırılır. Portakal kabuğu rendesi ve portakal suyu da eklendikten sonra karıştırılıp soğutulur. Buzdolabından çıkarılan cheesecake’ in üzerine tatlı kaşığı ile her yeri eşit gelcek şekilde portakallı sos dökülür. Buzdolabında bir kaç saat beklettikten sonra servis yapılır. Sosu tam çekmeden servis yapmam gerekti ama tavsiyem iyice çekmesi için bir kaç saat bekletirseniz daha iyi olur. Servis yapmadan önce portakal dilimi, portakal kabuğu rendesi ile süslendikten sonra servis yapılır.

Şeker Hamuru Yeni Yıl Cupcake’leri ve 2011

Bir koca yıl daha geride kaldı. Eğrisi- doğrusuyla , sevinçleri-hüzünleriyle,  başarılar-yenilgilerle 365 günü geride bıraktık. Yeni yıla yeni umutlar, planlar ve hayallerle girdik. Umarım hepiniz için 2011 yılı sağlıklı, mutlu, huzurlu ve hedeflediğiniz gibi geçer…

Her yılbaşı yeni bir sayfa açarken geçen senenin hesabını yapar; artılarımızı, eksilerimizi yazarız bir kenara…Kendi adıma geriye dönüp bakınca 2010 yılı gerek iş hayatı, gerekse sosyal hayat anlamında dolu dolu bir yıl oldu. Leyleği havada görmedik ama çok gezdik; adım adım İtalya ile başlayan yurt dışı gezimiz, hafta sonları çevre gezileri ve keşifleri ile devam etti. Aslında çok yakın olmamıza rağmen ilk defa keşfettiğimiz; Maşukiye, Ağva, Gölyazı gibi doğa harikası yerleri bu yıl keşfettik. Niye daha önce gelmemişiz diye kendi kendimize epey hayıflandık doğrusu…İlk defa gölde-Garda ‘da-, ilk defa dağda gölette-Uludağ ‘da- yüzdüm. Aslında daha denemediğimiz ne kadar çok ilk varmış hayatta ! Geçen yıl yeni dostluklara, yeni arkadaşlık ve paylaşımlara da vesile oldu. Tabii eskilerin pabuçları dama atılmadı asla…

2010 iş hayatımda da yoğun bir tempo ve ilklerle doluydu. Gerçekleşen hedefler ve yeni projelerin içinde buldum kendimi. 6 Sigma çalışmalarında eğitim alıp yeşil kuşak oldum; projemi başarıyla tamamladım. Şubat ayında yapılacak şirket toplantısında sertifikamı alacağım. Tabii ki projelerinde, hedeflerinde yeni yılda devamı var. 2011 için ikinci projemi aldım bile… Bu başlangıca göre bu yılda geçen yıl gibi dolu dolu olacak galiba…

Yeni yerlerle birlikte yeni lezzetler keşfedildi. Bruschetta ’dan, Ravioli ‘ye, Yoğurtlu KahvedenKatıklı Dolmaya pek çok yeni denememiz oldu…İlk defa şeker hamurlu pasta ve kurabiye yaptım.  Ve yaptıklarımı bahardalı ’nda sizlerle paylaşmaya başladım. Okuyucularımdan çok hoş tepkiler aldım; yorum ve ilginizle daha da gelişti bahardalı …Üç gün yeni bir yazı eklemeden geçirirsem; telefonlar gelmeye başladı “iyimisin, yoksa hastamı oldun?” diye arayan dostlar. Tüm paylaşımlarınız için hepinize teşekkür ederim. Paylaşıldıkça çoğaldı tüm güzellikler… Ben de sizlerle aşağıdaki güzel şiiri paylaşmak istiyorum. Benim size yeni yıl hediyem Borges in dolu dolu yaşamayı anlatan aşağıdaki güzel şiiri. Hepinizin yeni yılı kutlu ve mutlu olsun…

Anlar

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya

İkincisinde daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.

Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,

çok az şeyi ciddiyetle yapardım.

Daha çok riske girerdim.

Sık sık Seyahat eder,

Daha çok güneşin doğuşunu ve batışını izler,

Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye…

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım.

Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.

Farkındamısınız bilmem. Yaşam budur zaten.

Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.

Hiç bir yere yanında bir şişe suyu ve kapalı havalarda şemsiyesini,

almadan gitmeyen insanlardandım…

Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbirşey taşımazdım.

Eğer yeniden başlayabilseydim,

İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.

Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla…

Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,

Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.

Ama şimdi 85 indeyim ve biliyorum ki…

Hepsi için çok geç…

Jorge Luis Borges

Arjantin 1985

 

Cupcake yapımı için Pastalar menüsünden Kakaolu Cupcake tarifini, şeker hamuru kısmı için Şeker hamuru tekniklerini inceleyebilirsiniz. Cupcakelerin sunumu için Esse’ den aldığım cupcake standını kullandım. Cupcake yapıp stand kullanmayı düşünenler için farklı tipleri de var. Bu linke tıklayarak farklı standları inceleyebilirsiniz. ”Cupcake Standı

 

Sayfalar:«12