Cumalıkızık | BaharDALI
May 6, 2012 - Seyahatname    Yorum Yok

Cumalıkızık

Cumalıkızık kestane ağaçlarından yapılmış eski cumbalı evleriyle, Bursa ‘ da Uludağ eteklerinde vadiler arasına kurulmuş, UNESCO Dünya tarihi miras listesine aday olan bir köy.

Bursa İlinin, Yıldırım ilçesine bağlı, Cumalıkızık mahallesine gitmek için, Bursa-Ankara karayolunun 10.km sinde Cumalıkızık ayrımı ile ulaşılabiliyor. Geçmişinin 1300 lü yıllara dayandığı söylenen, Vadide yer alan kızık soyadlı köylerden. Rivayete göre, Oğuz boylarından Tokatlı Kızıklar, Karakeçili aşiretinin bulunduğu bölgere göç ederek, Ertuğrulgazi’ den yerleşmek için yer ister. Karakeçili aşireti, bu isteğe karşı çıkar. Ertuğrulgazi, iki aşiret arasında denge kurmak için, Uludağın kuzey eteklerinde yerleşmeleri için yer gösterip, Kızıkların da gönlünü alarak iki aşireti birleştirmek için, Kızık boyunun 7 oğlunu, Karakeçili aşiretinden 7 güzel kızla evlendirir. Kızık boyunun 7 oğlundan, Cumali bey ve ailesi Cumalıkızık ‘da , Hamlıbey ve ailesi Hamamlıkızık ‘da yaşadığı söylenir. Cumalıkızık 1920- 1922 yılları arasında, Yunan işgali sırasında büyük bir yangından kurtarılmış. 

Cumalıkızık ‘da, köyün içinde XVII., XIX ve XX yüzyıllarda kullanılmış eşyaların sergilendiği bir Etnoğrafya müzesi bile var.1992 de açılan müzede Orhan bey in köye verdiği bir berat da bulunuyor. Müzede, o dönemlerde kullanılan ev eşyaları, gaz lambaları,   avcılık malzemeleri, semerler, dibek taşı, üzüm teknesi gibi parçaları görebilirsiniz. Bir dönem kestanelere hastalık bulaşmış olsada, günümüzde en çok yetiştirilen yemişler; kiraz, ahududu ve kestane. Ahududu Cumalıkızık da bir sembol haline geldi ve 1998 den itibaren “Ahududu Şenlikleri” her yıl Haziran ayında kutlanıyor.

Tarihi zenginliklerinin ötesinde, Uludağ ‘ın eteklerinden gelen, daracık sokaklarından baharda buz gibi suların aktığı, rengarenk kutu gibi evleriyle içinizi ısıtan sıcacık bir ortam…Otantik köy evlerinin bahçelerinde köy usulu kahvaltılar, elde açılmış mantılar, çeşit çeşit gözlemeler, sedirde, minderlerde oturup, demliklerle sunulan çayın tadı. Sanki evin sahibinin bir yakını gibi içten bir karşılama. Kapı önlerinde örülen el emeği göz nuru danteller, çetikler, yazmalar. Tarhanalar, erişteler, turşular, reçeller, keçi sütlü dondurma çeşitleri ….Dağ havasının etkisiyle yeşilin bir birinden canlı her tonu, cıvıl cıvıl çiçekler, cumbaların arasından sarkan asmalar ve kuş sesleri…

Dizlere mekan olan evlerinden, Kınalı Kar ‘ ın çekildiği konağın odalarında, diziden Emrah’ lı , Nurseli İdiz’ li kareler, odaların içinde yenen alabalıklar, gözlemeler, evin bir parçası gibi hissederken yapılan sıcak sohbetler….

Mavi Boncuk’ da ev yapımı leziz bir mantı…

biraz sanat müziği ve keyifli bir fasıl…

Kısacası hangi kapıyı açarsanız tarih dolu bir geçmişin izlerini taşıyan  keyifli saatlere geçiş…

 



YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.