BaharDALI mutfak ve gezi günlüğü.... ve ötesi.... 2016-09-23T05:46:32Z http://www.bahardali.com/feed/atom/ WordPress admin <![CDATA[Heidelberg]]> http://www.bahardali.com/?p=6779 2016-09-23T05:46:32Z 2016-09-23T05:44:39Z 3hdbrg

Ren Nehrinin az ötesinde, Neckar nehrinin çevresinde, yemyeşil doğası, tarihi yapıları ile doğal dokusunu kaybetmemiş Almanya’nın masalsı şehirlerinden biri Heidelberg. Almanların soğukluğundan yada Almanya’nın soğukluğundan ülke olarak turistik anlamda çok tercih edilmese de, tercih edenlerce Köln, Berlin, Hamburg ve Frankfurt ilk sıralarda yer alsa da aslında Brugge e rakip olacak kadar özel Heidelberg bizim için Frankfurt’ u Köln’ ü sollayıp liste başı oldu gördüğümüz Alman şehirleri arasında. Hatta o kadar ki Eski şehir bölgesinde kendimizi bir masalın içinde hissettik ve tekrar gelmeyi diledik.

Frankfurt’ta Terminal 1 den hızlı tren ile yaptığımız tek aktarmalı 45 dakikalık yolculuk sonunda ulaştık her yanı tarih kokan bu özel şehire. Heidelberg Tren İstasyonu şehrin biraz batısında kalıyor. İstasyonun hemen yanındaki Turist Info Noktası ilk uğranılacak yer. Burada şehirle ilgili turist gezi için her türlü bilgi ve detayı öğrendikten sonra kendimize uygun ulaşım şeklini ve rotayı seçtik. Bizim için tarihi olan Old city kısmı öncelikliydi, bu kısımda yürüyüş turları, gezi otobüsleri, segway turları ve 33 numaralı otobüsler ile bölgeye ulaşım gibi farklı seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz. Önceden plan yapmak isteyenler; tourism-heidelberg.com sitesini ziyaret edebilirler. Biz tren istasyonu karşısında durağı olan 33 numaralı otobüsü tercih edip,  kaleye çıkış için finiküler durağına ulaştık, yukarıda kale turu sonrası hemen aşağısında eski şehir bölgesi Bismarck Platz çevresini ve Neckar Nehri kıyısında yürüyüş turu yapmayı planladık.

Yeni bölge Galleria, Saturn gibi büyük mağaza ve avm ler yer alıyor. Şehrin en can alıcı yerleri Bismarck Platz – Philosophenweg – Schloss Heidelberg üçgenine doğru giderken yeni bölgeyi aracın içinden görmek alışveriş planımızda olmadığı için yeterli oldu bizim için. İsteyenler Galleria durağında inerek bu bölgeye de zaman ayırabilirler.

Dağın eteğine kurulmuş Heidelberg Kalesi, Molkenkur ve  Königstuhl’a çıkaracak olan tarihi tramvaylara Heidelberg Bergbahn’ dan binebilirsiniz. Tercih ettiğimiz 33 numaralı otobüsle, Bergbahn (Tercümesi:Dağ Treni ) bizdeki tam karşılığı Füniküler için tam önündeki durakta indik. Çıkmak istediğiniz yüksekliğe göre değişik fiyatlı biletlerden birini seçebiliyorsunuz. Heidelberg Kalesi, Molkenkur arası çoklu bilet (UNTERE BAHN TICKET ya da SCHLOSSTICKET) , Molkenkur Oteli ve Königstuhl (OBEREBAHN TICKET) arası ve hepsi için ayrıca bir bilet (GESAMTBAHN TICKET) var. Füniküler’in ilk yapım ve kullanılma tarihi 1890 yılı. (kynk Heidelberg Bergbahn Resmi Internet Sitesi) Bu yıllarda füniküler sadece Molkenkur hoteline kadar çalışıyormuş. Biniş öncesi bu bilgiler bekleme alanında yer alan panoda da bulunuyor. Bekleme denince gözünüz korkmasın Eyfel önü gibi bir kalabalıkla karşılamamıza rağmen on dakika da bindik tarihi dağ trenine. Sıra hızlı ilerliyor.

1hdbrg

Panoda ve web sitesinde de yer alan bilgilere göre; 1907 yılında Kornmarktplatz-Molkenkur Hoteli arasındaki bu mesafe Königstuhl’a kadar uzatılmış. 1,5. kilometre mesafeye ulaşan bu füniküler halen Almanya Tarihi’nde en uzun fünikülerden biri imiş. 1907 haricinde 1961, 1997, 2002 ve 2005 yıllarında füniküler hattı yenilenmiş ve modernleştirilerek günümüze ulaşmıştır. Königstuhl’a çıkmak biraz daha uzun sürdüğü için biz sadece Sclossticket alıyoruz. Bu biletle aşağıda görünen Karl Theoder Köprüsü ve Neckar Nehri manzarası eşliğinde yemyeşil doğanın, ormanın içinden yukarı çıkıp hem de kaleye ve kale içindeki müzelere ücretsiz olarak girebildik. Yukarı çıkan iki duraktan ilkinde inince direkt kale ve çevresini dolaşabiliyorsunuz.

Heidelberg Kalesi ya da diğer adıyla Heidelberg Sarayı 13. Yüzyıldan kalma kırmızı kum taşları kullanılarak yapılmış .Kale’nin bazı bölümleri yıkılmış, bazı bölümleri de restore edilmeye çalışılıyor. Tepeden kuşbakışı şehrin en güzel manzaralarını yakalayabileceğiniz muhteşem bir yapı burası. Kalenin girişinde görkemli bir saat bulunuyor. Kalenin avlusu ise oldukça ilgi çekici, avlu içinde Apfelstrudel yiyebileceğiniz avluyu ve kale içi ihtişamını seyredebileceğiniz bir kafede yer alıyor. Kale içerisinde 1957 yılından günümüze uzanan Deutsches Apotheke Museum yani Alman Eczane Müzesi yer alıyor. Geçmişten günümüze tedavi yöntemleri, bitkisel ilaçlar ve bu ilaçların yapıldığı yöntemler ve kullanılan bazı hammaddeler sergileniyor. Üst katında bir de hediyelik eşya satış alanı da var. Yine kale içerisinde ayrıca biri çok büyük biri de diğerine nazaran daha ufak iki adet Şarap Fıçısı yer alıyor. Devasal boyutlarda fıçılar, üstünde fotoğraf çekimine uygun seyir terası dahi var.

Kaleden çıktıktan sonra yine fünikülerle aşağıya inip Kornmarktplatz’a ulaşıyoruz. Bu meydanda bir Herkül heykeli ve meydan boyunca kafeler, hediyelik eşya dükkanları bulunuyor. Heidelberg ile ilgili hatıralarınızı buralardan alabilirsiniz ama biz aşağı inmeden kale çıkışı sağ tarafta yer alan dükkandan almayı tercih ettik, başlangıçta Türk olduğunu fark etmediğimiz sonradan bize Türkçe indirimi yapan şirin ve esprili dükkan sahibinden.

2hdbrg

Bismarck Platz’a indiğimizde Hauptstrasse’ye (Ana Cadde) yöneldik. Bu cadde tüm Altstadt’ı (Eski şehir) ortadan bölen uzun ve renkli bir cadde. Yaya trafiğine kapalı , tarihi ve kutu gibi üçgen çatılı renkli evleri, evlerin balkonlarından sarkan rengarenk butik dükkanları, şirin kafeleri, kahve kokuları ve çevreyi keşfetmeye çalışan bol bol turistleriyle sizi bekleyen bir cadde burası. Her yanda ayrı bir detayın güzelliğini keşfetmeye çalışırken masal diyarında gibi hissediyoruz kendimizi.

Heidelberg Eski Şehri (Heidelberg Altstadt) Almanya’nın en güzel korunmuş ve savaşlardan fazla zarar görmemiş eski şehirlerinden bir tanesi. 2. Dünya Savaşı’nda Heidelberg’in , Amerikalılar tarafından da üs olarak da kullanıldığı söyleniyor.

Cadde boyunca yürüdüğünüzde Barok dönemi tarzı ve Gotik mimarisi dikkatinizi çekecek, bu mimarinin göze batan eserleri arasında biz zaman ayırıp giremesek de Kupfälzisches Museum (Heidelberg Sanat Müzesi ) ve Heiligegeistkirche (Kutsal Ruh Kilisesi) şehrin simgesinden .

Şehir tarihi ve değişmeyen dokusu kadar bilime verdiği önem ve döneminin ilklerinden Heidelberg Üniversite’si ile de anılıyor. 1386 yılında kurulmuş. Daha sonraki yıllarda savaşlar ve gelişim süreçlerinden sonra Heidelberg Üniversitesi tüm şehire yayılmış, şehrin farklı yerlerinde. Üniversite zamanında Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve Jürgen Habermas gibi aydın ve düşünürlere ev sahipliği yapmış, tıp felsefe ve hukuk alanında dünyanın en köklü üniversitelerinden biri olmuş. Bu nedenle de şehirde çok sayıda dünyanın dört bir yanından gelmiş öğrenci de bulunuyormuş.

Neckar Nehri kıyısından Karl Theodor Brücke’ye ulaşıyoruz. Karl-Theodor Köprüsü’nün (Alte Brücke) girişte iki kulesi var. Bunlara Schuldtürme deniyor. Çok önceleri burada bulunan ahşap köprü savaşta ve kötü havalarda zarar görünce yerine 1786 ve 1788 yılları arasında taş köprü yapılmış . Ancak II. Dünya Savaşı’nın sonralarında Alman askerleri Neckar’ın üstündeki tüm köprüleri, bu eski köprü de dahil olmak üzere şehrin iki yakasındaki ulaşımı engellemek amacıyla yıkmışlar. Savaş bittikten hemen sonra ise şehir halkı kendi çabalarıyla köprüyü yeniden inşa etmiş ve 1947’de açılışı yapmışlar

Köprüden devam edildiğinde hemen Filozoflar Yolu (Philosophenweg) için bu yola ulaşmanızı sağlayacak Schlange-Weg (Yılan Yolu) denilen patikaya ulaşılıyormuş ancak biz vakit sınırlı olduğu için denemedik. 17.-18.yy’a kadar başka bir isimle anılan bu yol, üniversitenin profesörleri ve filozoflarının burayı güzel bulmalarından ve burada, Neckar kıyısında, yol boyunca yürüyüp, düşünüp, konuşmalar yapmalarından sonra Filozoflar Yolu olarak anılmış.

Selamlar ilgiyle okuyan tüm okuyucularıma ve plan yapanlara bolca gezmeler!

Heidelberg ‘in olmazsa olmazları;

– Tren istasyonu çıkışı Turist Info’ya uğrayarak plan yapmalı

– Neckar Nehri Kıyısı’nda yürümeli

– Kornmarktplatz’da ya da Hauptstrasse ,Altstadt’ı ara sokakları ile keşfetmeli.

– Alman pastaları, cheesecake, Apfelstrudel gibi lezzetlerden birini tatmalı, hediyelik eşya almalı

– Karl Theodor Köprüsü’nde keyifle manzaranın tadını müzik eşliğinde çıkarmalı .

– Heidelberg Kalesine Bergbahn (Dağ Treni ) ile çıkıp kale içinin ve ardından müthiş manzaranın tadını çıkarmalı.

Uzun zamanı olanlar nehir de tekne turu da yapabilir. Bu romantik ve mistik şehir günübirlik tur için gelinebileceği gibi ; balayı çiftleri, romantik geziler ve masalsı tatillerde konaklama için de değerlendirilebilir.

]]>
0
admin <![CDATA[Seyahat İhtiyaç Listesi]]> http://www.bahardali.com/?p=6699 2016-06-30T12:16:02Z 2016-06-30T12:08:34Z datcagiris

Her tatilde ayrı bir kontrol listesi hazırlamak yerime listemi standartlaştırınca aynı şeye ihtiyacı olan tüm seyahat severlere ve yola çıkacaklara kolaylık olsun diye paylaşayım istedim. Listeyi devamında bulabilirsiniz. Hepinize mutlu, sevdiklerinizle beraber keyifli bir bayram tatili dilerim….Bu bayram ailemle birlikte tatil için seyahat listem devamında ve ben kaçar….

Temel ve genel gereksinimler dışında gideceğiniz yere göre ilave yada eksiltmeler yapabilirsiniz… Listeyi kısaltıp yanınıza alacağınız parayı arttırmak da cüzdanınızı ve sizi taşıma yükününden kurtarabilir …

 

seyhtlst

]]>
0
admin <![CDATA[Manisa Kebabı]]> http://www.bahardali.com/?p=6747 2016-06-13T06:10:11Z 2016-06-13T06:09:35Z mansakebap

Ramazan ‘ın ilk haftasını geride bıraktığımız şu günlerde öncelikle hepinize Hayırlara vesile bir Ramazan geçirmenizi diliyorum. Hafta sonu okuduğum bir yazıda oruca şöyle değinilmişti; Yüce Allah’ın sıfatlarından Es-Samed hiç bir şeye ihtiyacı olmayan Rabbimizin bu yüce sıfatını Ramazan ayında oruç tutarak oruçlu olduğumuz saatlerde ona yakınlaşmak için ihtiyaç duyan nefsimizi körelterek, ihtiyaç duyduklarımızdan uzaklaşarak yaşamaya çalışıyoruz. Oruçla birlikte dilerim kalbimizi, dilimizi, gözümüzü ve tüm vücudumuzu azimle tüm kötülüklerden de uzak tutmayı başarabiliriz. İslamın özünde hep yapmamız gereken bu olsa da tüm aylardan daha hayırlı olan Ramazan da hepimizin daha yoğun bu iradeyi göstermesini niyaz ederim.

Bu gün ki tarifim ilk iftar soframızda pişen, bana bu tarifi hatırlatan yemek yarışmamızda Hayriye Güler arkadaşımızın yöresel bir lezzetle yarışmaya katıldığı Manisa Kebabı. Kendisi ve eşi Coşkun şirketimizin Bisiklet Klübünde kurucu üyeler arasında yer aldığı gibi aynı zamanda yemek grubunda da etkinliğimize katılan aktif, dinamik , üretken ve çok sevdiğim iki özel insan. Kendileri için soy adları gibi yüzlerinin hep gülmesini, bu gün ki gibi hep çok aktif olmalarını ve güzel paylaşımlarını üye oldukları tüm klüplerde ve yemek klübümüzde sürdürmelerini diliyorum.

Manisa Kebabı  (Hayriye Güler)

Malzemeler

Krep İçin:

  • 2 su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 3 yumurta
  •  tuz

Kebabı İçin:

  • 2 adet havuç
  • 100 gr bezelye
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 2 orta boy domates
  • 2 adet sivri biber
  • ½ kg kuzu kuşbaşı
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • tuz -karabiber – kekik

Yapılışı:

  • İlk olarak kuş başı etler sotelenir. İçine soğan koyulup kavrulur. Salça eklenir. Kalan malzemeler de ilave edilerek kavrulmaya devam edilir. Et suyunu  salıp tekrar çekerek iyice pişirilir. Etler yumuşak kıvama geldiğinde  sarıma hazırdır, ocağın altı kapatılır.
  • Hazırlanan karışım kreplerin içerisine konularak krepler bohça      şeklinde sarılır. Bohça şeklindeki krepler yağlı tepsiye ters çevrilip konur. Bu aşamada krep cam kase içine çukur yerleştirip yemeğin suyundan da ekleyerek içini doldurup kapattıktan sonra ters çevirerek fırın tepsisine yerleştirebilirsiniz.
  • Üzerine dilimlenmiş kaşar peyniri ve domates konularak 200 decere fırına atılır. Kaşar peyniri eridiğinde fırından çıkarılıp servis yapılır.

 Notlar ;Ben tarifte küçük revizyonlar yapıp eti yarım kilo Dana kuşbaşı kullandım, ayrıca içine de bir iri patatesi küp şeklinde keserek ilave ettim. Kreplerin biraz daha ince olması için sütü 2,5 su bardağı kullandım.

]]>
0
admin <![CDATA[10 lezzetli et yemeği tarifi]]> http://www.bahardali.com/?p=5295 2016-06-13T06:21:17Z 2016-06-12T07:00:20Z

Ramazan geldi Hoşgeldi….Bu gece ne pişirsem arayışları için derlediğim on farklı et yemeğini aşağıda bulabilirsiniz.

Yüreklerinizde yardım ve hayır coşkusuyla geçen kalabalık ve sevdiklerinizle kurulan iftar sofralarınız çok olsun….

Aşağıdaki listede yer alan tüm tarifleri yukarıda arama boşluğuna yazarak alabilirsiniz.

Notlar: Tariflerde, dana yada kuzu diye belirtilmiş olsa da , tüm tarifleri her iki et türü ile de pişirebilirsiniz. Sadece pişme zamanı kuzu eti ile daha kısa, dana eti ile daha uzun olacaktır.

 

]]>
0
admin <![CDATA[Yemek Yarismamız ve Yarışmacılarımızdan Tarifler]]> http://www.bahardali.com/?p=6710 2016-06-15T10:26:06Z 2016-06-08T23:57:08Z 20160530_133040

Günler öncesinde heyecanını yaşadığımız, hangisini nasıl yapsak diye düşündüğümüz, nasıl sunalım soru işaretleri ile tereddütte kaldığımız yemek yarışmamız, keyifli ve çok heyecanlı bir ortamda gerçekleşti. Yemek klübü başkanı olarak yaptığım ilk organizasyondu ve katılan tüm arkadaşlarımızın özenle hazırlanması sonucu enfes lezzetlerle dolu bir menü oldu.

yyarsma

Geri planda onlara vereceğimiz armağanlar, ekipman temini, tadım sırası, sıra numarası gibi pek çok detayda yaklaşık bir hafta boyunca eksikleri İK departmanımızla koordineli olarak tamamladık. Ayrıca pazar günü boyunca pek çok yarışmacı arkadaşla telefon ve mesajlarla destek vermeye çalıştım.

Yarışma günü geldi çattı; servis tabakları heyecanla hazırlanmaya başladı, sıra numaraları ile yarışmacılarımız bir bir lezzetlerini tanıttılar. Yöresel çok sevdiğimiz klasiklerin yanında, pipetli kek, sarımsaklı köfte, manisa kebabı, lahana turşusundan sarma pek çoğumuz için ilk tadım deneyimi oldu. Farklı puanlar vermekte zorlandık çünkü hepsi birbirinden güzeldiler.

yyarsma2

Değerlendirme sonuçları, jüri puanları toplandı, veee heyecan doruktaydı….sırası ile tüm yarışmacılarımıza ödüllerimizi bir bir verdik. İşte o keyifli ve heyecanlı finalin sonuçları ;

Yemek Kategorisi

  • 1-İçli Köfte -Hatice Cihangir-Opti Boyahane
  • 2-Zeytinyağlı Enginar -Fermin Akatay-Boyahane Lab.
  • 3-Kadın Budu Köfte -Sevgi Menekşe-Büküm

Tatlı Kategorisi

  • 1-Orman Meyveli Cheese Cake-Dilhan Erkurt- İplik Planlama
  • 2-Cevizli Baklava –İlmiyaz Engin-İK
  • 3-Cevizli Baklava -Coşkun Güler-Bitim

 

Yarışma finalinde o muhteşem lezzetler için her iki kategoride ödüllerimiz şöyleydi; 1.Korkmaz Waffle/Tost Makinesi, 2.Arzum Yoğurt Mayalama Makinesi ve 3. lere Kenwood Dijital mutfak terazisi . Diğer yarışmacı arkadaşlarımıza Antep mutfağı yemekleri ve günün anısına birer tahta kaşık verdik

Özenle hazırlanan tüm yarışmacılarımıza, jüri üyelerimize, mutfakta emek veren tüm ekibe, fotoğrafçılık klüp üyelerimizden çekim yapan arkadaşlarımıza, destek veren mesai arkadaşlarımıza, yöneticilerimize ve emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Yemek yarışmasında tadına baktığımız birbirinden güzel tariflerden yarışmacılarımızın paylaştıklarını aşağıda bulabilirsiniz.

Orman Meyveli Cheesecake (Dilhan Erkut)- Yemek yarışması 1. lik ödüllü-Tatlı Kategorisi

ormyvchescake1

 

Malzemeler

  • 2 paket eti burçak bisküvi (dikdörtgen)
  • 1 su bardağı şeker
  • Yarım paket tereyağı
  • 3 yumurta
  •  1 su bardağı süzme yogurt
  • 200 gr labne peyniri
  • 1 paket krema
  • Orman meyveli sos

Yapılışı:

  • Bisküviyi ufalayıp erimiş tereyağı ile karıştırılır. Karışım fırın kabının (borcam veya kelepçeli kek kalıbı ) içine iyice bastırılarak zemin hazırlanır .
  • 1. Püf noktamız kelepçeli kap için zemine fırın kağıdı ile kaplarsak  bisküvilerimiz zemine yapışmaz. 2. Püf noktamız buzdolabında 15 dk bekletirsek  bisküvi parçaları yüzeye çıkmaz.
  • Karıştırma kabına yumurtalar kırılır karıştırılır . Şeker eklenir  karıştırılır. Labne peynir  eklenir karıştırılmaya devam edilir . Ardından     süzme yoğurt , 1 paket krema karıştırılır.
  • Daha sonar karışım  fırın kabındaki bisküvili zemin üzerine dökülür. 120-130 derece fırında yaklaşık 1,5 saat pişirilir. Piştiği üzeri kabarıp sarı renk  olmasından anlaşılır.
  • Orman meyveli sos hazırlanır ve soğumaya bırakılır. Soğuyan kekimizin  üzerine sos ilave edilir.  Gece buzdolabında bekletilerek servise hazır hale gelir.

 

Adana Usulü İçli Köfte   (Hatice Cihangir)-Yemek yarışması 1. lik ödüllü-Yemek Kategorisi

iclkfte

 

Malzemeler

İçi İçin;

  • 500 gr Kıyma
  • 250 gr Kuru Soğan
  • 150 gr Tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı karabiber, Kimyon
  • İsteğe göre pulbiber
  •  Yarım Demet Maydonoz
  • Orman meyveli sos

Hamuru İçin;

  • 250 gr köftelik bulgur
  • 2 su bardağı Un
  • 2 su bardağı İrmik
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 yumurta

Yapılışı:

  • Tereyağı eritilip içine kıyma eklendikten sonra iyice kavrulur. Soğan ince rondodan geçirilip  erimiş tereyağı ile karıştırılır.
  • Ardından baharatlar eklenir. Salça ve maydonoz ilavesi sonrası iç harcımız hazır hale gelir.
  • İç harç dolapta bekletilip iyice soğutulur.
  • Hamuru –Dışı için, Bulgur ve İrmik derin kaba alınıp, üzerini geçmeyecek şekilde yaklaşık katı madde miktarı kadar  soğuk su ile ıslatılır. (Üzerini geçmeyecek şekilde)
  • Karışım suyunu çekince yumurta, salça , baharatlar ve un eklenip hamur özleşene kadar yoğrulur. Ceviz büyüklüğünde parçalar alınıp açılır. Açma sırasında avuç içinde şekil sonrası iç harç  için küçük oyuklar oluşturulur. İçerisine kıymalı harç konup kapatıldıktan sonra bol kızgın yağda kızartılır.

1.grup

Cevizli İrmikli Baklava ( İlmiyaz Engin)- Yemek yarışması 2. lik ödülü-Tatlı Kategorisi

İrmikli baklava malzemeleri:

  • 4 adet yumurta birisi beyazı ile
  • 150 gr. tereyağı/margarin + 250 gr. tereyağı üstüne dökmek için
  • 1-2 bardak süt/irmiği ıslatmak için
  • 1 kaşık yoğurt/içine 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 paket/500gr. İrmik
  • 1 paket nişasta
  • Aldığı kadar un
  • İsteğe bağlı ceviz/ben 750-1000 gr. koyuyorum/içine 2-3 kaşık şeker koyuyorum

Şerbeti için malzemeleri:

  • bir litre/beş bardak su
  • 1250gr./6-7 bardak şeker
  • 1 paket vanilya
  • yarım adet limon suyu

Yapılışı:

Bir gece önceden irmiği eleyip bir kabın içinde süt ile mıncıklayarak ıslatıyoruz, üstünü sıkıca kapatıyoruz hamur kurumasın yumuşasın diye. Ertesi günü açtığınızda o irmiğin pütürü elinize gelmemesi gerekiyor kaygan olması gerekiyor, daha sonra içine oda sıcaklığında( geceden buzdolabından çıkmış)erimiş olan tereyağı, dört adet yumurtanın sarısı biri beyazı ile birlikte ilave ediyoruz. Bir yemek kaşığı yoğurdun içine bir çay kaşığı karbonatı da ilave ettikten sonra yoğurmaya başlıyoruz. Önce yumuşak homojen bir hamur oluyor daha sonra rahat bir şekilde açılması için azar azar un ilave ediyoruz kulak memesinden biraz daha yumuşak olacak şekilde kıvama gelince topları yapıyoruz, yaklaşık 40-50 adet top çıkıyor. Topların yarısını hazırlayıp yağlanmış bir tepsiye diziyoruz ve nişasta ile tek tek açıyoruz. Açtığımız yufkaları hafif çekmesi için ayrı ayrı seriyoruz ve yarısını bitirince her araya ceviz serperek tepsinin içine yufkaları diziyoruz. Diğer kalan hamuru da aynı şekilde bitirdikten sonra son kalan hamur topunu en son açıyoruz ve en üste seriyoruz. İstediğimiz şekilde kestikten sonra 250 gr tereyağını eritip kesik aralara gelecek şekilde her tarafa eşit şekilde döküyoruz kaşık ile.100-150 derece fırında yaklaşık bir saat çevire çevire her tarafı eşit kızaracak şekilde pişiriyoruz. Pişince fırından hemen çıkarmıyoruz içini çekmesi için fırında bekletiyoruz soğumaya bırakıyoruz.

Şerbetin yapılışı:

Derin bir tencereye önce şekeri daha sonra suyu koyup karıştırıyoruz şeker eriyene kadar, kaynamasını bekliyoruz ve vanilyayı ilave ediyoruz, kaynamaya başlayınca kepçe ile baklavanın her tarafını ıslatıyoruz hafif bir şekilde(yaklaşık şerbetin yarısını döküyoruz) tepsinin üstünü kapatıyoruz. Geri kalan şerbeti kaynatmaya devam ediyoruz koyulması için, kıvama gelip gelmediğine bakıyoruz(tırnağının üstüne bir damla şerbet damlatıp parmağımızı ters çeviriyoruz akıp akmayacak mı diye bakıyoruz-annemin usulü). Akmaz ise yarım limonu içine sıkıp kalan şerbeti de her tarafa eşit bir şekilde döküyoruz ve baklavanın üstünü sıkıca kapatıyoruz yumuşayıp şerbeti emmesi için. Ertesi günü üzerini açıp servis yapıyoruz.

Baklavalık Yufkalı Pratik Cevizli Baklava (Coşkun Güler)-Yemek yarışması 3. lük ödülü-Tatlı Kategorisi

Malzemeler

  • 1 paket baklavalık yufka
  •  300 gr tereyağı
  •   400 gr.ceviz içi
  •  Şerbet için 1 kg su -½ kg şeker

Yapılışı:

  • Baklavalık hazır yufkalar, tek tek tereyağı ile yağlanır. Yağlanmış 3 kat yufka üst üste konur.
  • Üst üste 3 kat yağlanmış yufkanın üzerine ceviz döşenir ve yufkalar rulo yapılır, tereyağı ile yağlanmış tepsiye hazırlanan rulolar tek tek sıralanır.
  • Tepsi dolana kadar bu işlem tekrarlanır. Tepsi dolduğunda yufka üstleri de tereyağı ile yağlanarak istenilen ebat ve şeklide kesilir.
  • 200 derece fırında üstleri kızarana kadar pişirilir. Tepsinin büyüklüğüne göre bire iki oranında şerbet hazırlanır. Hazırlanan sıcak şerbet ile fırından çıkarılan baklava haşlanır.

 

Sütlü Tel Kadayıf (Turgay Cıbır)

Malzemeler

  •  750gr Çiğ   kadayıf
  • 1.5 lt  süt
  • 2 su bardagı toz Antep fıstıgı
  • 1 su bardagı ezilmiş ceviz içi
  • 200 gr tereyagı
  • 1 kg  seker
  • Yarım limon

Hazırlanışı

  •  Önce  şerbetini hazırlıyoruz. Bir tencerenin içinde 1.5 lt süt ile şekeri karıştırıp, kaynaması için ocağa alıyoruz.
  •  Şerbet kaynamaya başladıktan 5 dakika sonra limon suyunu ilave edip 5 dk daha  kaynatıp sogumaya bırakıyoruz
  •  Çiğ kadayıfları basparmak kalınlıgında salata keser gıbı kesiyoruz, ardından didiyoruz. Diğer yandan Tereyağını yağ tavasına atıp erıtıyoruz
  •  Fırın tepsisinin dibini erıtılmış  tereyağı   ile yağlayıp didilmiş, üzerine tereyağı döküp harmanladığımız kadayıfları   kademeli üzerine yerleştirerek döşüyoruz.
  •  Kadayıfların yarısını döşedikten sonra üzerine Antep fıstığı ve dövülmüş ceviz içi   ile kaplayıp kadayıfın kalan kısmını yine sıkıştırarak üzerine döşüyoruz ve  150 derece fırında kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
  •  Fırından çıktıktan sonra bir kaç dakika bekleyip, soğumuş olan şerbetini üzerine gezdiriyoruz.

 

 

Grup2

Manisa Kebabı  (Hayriye Güler)

Malzemeler

Krep İçin:

  • 2 su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 3 yumurta
  •  tuz

Kebabı İçin:

  • 2 adet havuç
  • 2 kaşık bezelye
  • 2 soğan
  • 2 domates
  • 2 sivri biber
  • ½ kg kuzu kuşbaşı
  • tuz -karabiber – kekik

Yapılışı:

  • İlk olarak kuş başı etler sotelenir. İçine soğan koyulup kavrulur. Kalan malzemeler de ilave edilerek kavrulmaya devam edilir. Et suyunu salıp tekrar çekerek iyice pişirilir. Etler yumuşak kıvama geldiğinde sarıma hazırdır, ocağın altı kapatılır.
  • Hazırlanan karışım kreplerin içerisine konularak krepler bohça şeklinde sarılır. Bohça şeklindeki krepler yağlı tepsiye ters çevrilip konur.
  • Üzerine dilimlenmiş kaşar peyniri konularak fırına atılır. Kaşar peyniri eridiğinde fırından çıkarılıp servis yapılır.

 

Zeytinyağlı Yaprak Sarma (Saniye Özdağ)

Malzemeler

  • Yarım kilo asma yaprağı
  • 3 adet orta boy kuru soğan
  • 1,5 çay bardağı zeytinyağı
  • 2,5 su bardağı pirinç
  • 1,5 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • İsteğe göre kırmız pul biber
  • Tuz
  • 4 çay kaşığı nane
  • 2 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • Yarım limon suyu
  • Üzeri İçin sos
  • Yarım limon
  • Sıcak su
  • Yarım çay bardağı zeytin yağı
  • Tuz

Hazırlanışı

Öncelikli yapraklarımızı yıkıyoruz, arkasından kaynar suda 3 dakika yaprakları haşlıyoruz. Haşlandıktan sonra bir kaba alıp süzmeye bırakalım. Ardından iç harcımız için yağımızı tencereye alıp ısıtalım ve doğranmış soğanları ekleyip kavuralım. Sonra yıkanmış pirinçleri de ekleyip kavurmaya devam edelim, domates ve biber salçasını da ekleyip kavuralım, 1 su bardağı sıcak su ekleyip su çekene kadar kavuralım, arkasından tuzunu , yarım limon suyunu ekleyip ocağın altını kapatalım, isteğe göre kıyılmış maydanoz taze nane  de ekleyebilirsiniz. Ilıdıktan sonra sarmaya başlayabiliriz, yaprakların büyüklüğüne göre iç harcı koyup sarmaya başlayalım. Sarılanları tencereye dizip üzerine tuz, limon ,zeytinyağı  ve sıcak su ilave edip yarım saat pişirebilirsiniz. Afiyet olsun….

Lahana Sarma (Emine Şentürk)

Malzemeler;

  • Lahana turşusu
  • Pirinç
  • Tavuk kıyması
  • Karabiber, Nane, Tuz
  • Kuru Soğan

Yapılışı;

Soğan tavuk kıyması yağda kavrulur pirinç  tuz karabiber nane  ilave edilir. Bütün malzemeler kavrulur . Bir miktar su ilave edilir. Suyunu çekmesi sağlanır. Hazırlanan malzeme 5 dk. dinlendirilir.Lahanaların ince  tarafları kesilerek iç malzemesi eklenip bohça şeklinde sarılır ve tencereye dizilir.

grup3

 

Pipetli Kek (Nursel Topraksev)

Malzemeler

Kek İçin:

  • 1/2 su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 3 yumurta
  • 1 er paket kabartma tozu ve vanilya

Çikolatalı Sos İçin:

  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 40 gr bitter çikolata
  • 1 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı su
  • 1/2 su bardağı toz şeker

Kreması İçin:

  • 1/2 lt süt
  • 3,5 yemek kaşığı nişsata
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1 paket krem şanti

Yapılışı:

  • Kek için; Yumurta ve toz şeker iyice çırpıldıktan sonra, kek içeriğinde eklenecek diğer malzemeler düşük devirde eklenir. Fırında 170 derecede kek kelepçeli kalıpta pişirilir. Kek piştikten, soğuduktan sonra pipetlerle belli aralıklarda delinir.
  • Çikolatalı sos için; Ilık süt içinde eritilen şeker ve ılık su eklenir. Şerbetli karışım, benmari eritilen bitter çikolata ile kademeli çikolata kabında karıştırılır. Pipetle delinmiş kek üzerine çikolatalı sos dökülür.
  • Kreması için; Nişatsa az süt ile bir kasede karıştırılır. Tencerede süt ve şeker kaynatılır. Nişastalı karışım eklenir. İyice koyulaştıktan sonra altı kapatılır. Soğumaya bırakılır. Krema soğuduktan sonra içine krem şanti ilave edilip iyice çırpılır. Çikolatalı sos üzerine krema dökülür.

 

Bal Badem ( Sevil Bayrak )

Malzemeler   

  • 200gr. margarin
  •   1 Su bardağı şeker
  •  2 Yumurta
  •  2 Paket kabartma tozu
  •   1 Paket vanilya
  •  Alabildiği kadar un

  Şerbeti için; 

  • 6 Subardağı su
  • 5 Subardağı şeker
  • Kurabiyeleri bulamak için;  İrmik

Hazırlanışı

  • Öncelikle bir tencereye şeker ve suyu koyarak şerbeti kaynatmaya başlanır. Diğer bir kapta yumurta ve şekeri çırpılır . Daha sonra oda sıcaklığındaki margarini ilave ederek karıştırmaya devam edilir.
  • Karışımın içine vanilya, kabartma tozu ve unu ilave ederek yoğrulur. Yoğurma işlemi bitince badem şeklinde kurabiyeler yapılır ve kurabiyeler irmiğe bulanır. Yağlı tepsiye dizilir, 180 derecede önceden ısıtılmış fırında kurabiyeler pembeleşinceye kadar pişirilir.
  • Kurabiyeler piştikten sonra kurabiyeler sıcak şerbet ılık olacak şekilde şerbeti dökülür. Soğuduktan sonra servis yapılır.

 

Burma Tatlısı ( Fahriye Atasoy) 

Malzemeler

  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çorba kaşığı sirke
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 1 çimdik tuz
  • Aldığı kadar un
  • 150 gr tereyağı-üzerine

Şerbeti için;

  • 4 su bardağı şeker+3 su bardağı su+3 damla limon suyu

Yapılışı:

  • Süt, yoğurt , sıvıyağ geniş bir kaba alınır. Yumurta kırılır. Sirke, tuz, kabartma tozu ve un ile yumuşak kıvamlı bir hamur yoğurulur.
  • Ceviz büyüklüğünde bezeler 5-10 dk dinlendirilir.
  • Nişasta ile tatlı tabağı büyüklüğünde açılır, 6 tanesi üst üst üste tek seferde büyütülür.
  • Üzerine ceviz serpilip, oklava ile sarıldıktan sonra iki yanından büzülerek burgu şekli verilir. Fırın tepsisine dizilir.
  • Üzerine süzülmüş erimiş tereyağı gezdirilir. Önceden ısıtılmış 180 derecede fırına verilir.
  • Şerbet su ve şeker kaynatılıp, limon eklenerek hazırlanır.
  • Soğuyan tatlıya sıcak şerbet gezdirilir. İyice emdikten sonra servis yapılır.

 

Mücver Eşliğinde Baklalı Enginar Dolması ( Fermin Akatay)-Yemek yarışması 2. lik ödülü-Yemek Kategorisi

Malzemeler

  • 5 adet engınar
  •  200 gr ayıklanmıs ıc bakla
  • 200 gr bezelye
  • 1 adet orta boy sogan
  • Yarım demet dereotu
  • 1/2 tatlı kasıgı tuz
  • 1 /2 tatlı kasıgı salca
  • 1 tane kup şeker
  • 3 yemek kasıgı zeytınyagı

Yapılışı:

  • Yıkanmış, temizlenmiş enginarlar, kaynayan zeytinyağlı suda haşlandı içine 1 adet kesme seker atıldı.
  • Bakla ,bezelye, ayrı ayrı kaynar suda haşlanıp soğutulduktan sonra, tencereye alınıp üstlerine soğan zeytinyağı biraz( domates- biber karışımı)  salca eklenip  pişmesine yakın 1 adet kesme seker  tuz ilave edildi.
  • Soğutulan karışıma dere otu katıp harmanlandı. Enginarların içine hazırlanan karışım konup soğuk servis yapıldı.

Mücver (Kabak Köftesi ) 25-30 adet kofte ıcın

  •  4 adet orta boy kabak
  • 1 adet havuc
  • 1 adet orta boy patates
  • 2 adet soğan
  • 1 demet dereotu
  • 1/2 tatlı kasığı tuz
  • 1 tatlı kasıgı karabiber
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı un

Yapılışı:

  • Kabak ve sogan  ınce ınce dograndıktan  (rende kullanılmayacak )sonra havuc ve patatesı, rendelenir
  • Yıkanan sebzelerın  suyu  ıyıce suzdurulur.
  • Dereotu, karabıber, tuz ,yumurta ,un eklenen  karısım bol ve kızgın yagda agır agır pısırılır.

 

 

]]>
0
admin <![CDATA[Ay Kek]]> http://www.bahardali.com/?p=6703 2016-05-31T05:52:32Z 2016-05-24T01:00:24Z aykek

Ramazan öncesi atıştırmalıklarda mesai arkadaşlarımızın son denemelerinden bir örnek. Her konuda desteğim, yardımcım, sağ kolum Yıldız ‘ın pofuduk Ay Kekleri birer yudumda biterken geriye sadece bir fotoğraf ve tekrarı için aşağıdaki tarif kaldı.

Bir ısırıkta biten, dogunluk hissettirmeyen, pofuduk-yumuşacık kek arayanlar için ideal tarif.

Malzemeler

  • 5 adet yumurta
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağından bir parmak az sıvı yağı
  • 1 adet vanilya
  • 1 adet kabartma tozu
  • 1 bardak öğütülmüş ceviz içi
  • 4-5 yemek kaşığı tepeleme un

Yapılışı:

  • Yumurtalar ve şeker çırpılır, daha sonra sıvı yağı ve vanilya eklenir.
  • Sırasıyla un ve kabartma tozunu da ekledikten sonra, yağlanmış tepsiye harç dökülür. Tepsiye dökülmüş harcın üstü önceden öğütülmüş ceviz içi ile kaplanır.
  • Önceden ısıtılmış 175◦C fırında pişirilir. Bardak ağızı ile pişen kek soğuduktan sonra ay şeklinde kesilir.
]]>
0
admin <![CDATA[Dereotlu Peynirli Poğaça]]> http://www.bahardali.com/?p=6666 2016-05-02T11:28:09Z 2016-04-24T17:27:48Z DSC00425

Her ülkenin farklı bir kahvaltı kültürü olmasına karşın,  alıştığımız poğaçalar, börekler bizim için pazar klasiği kahvaltı sofrasında…klasiklerin dışında pazar kahvaltı sofrasının bir de dostlarla oturulan sofranın keyfi bambaşka. Güne keyifli başlamak, gün boyunca keyifli zaman geçirmenin de anahtarı aslında.

Biz sofralarımızı böyle poğaçalar, börekler ile zenginleştirirken hem seyahatlerimizde gördüklerimiz hem de okuduklarımızla çok  farklı kahvaltı sofralarına tanık olduk; Peru ‘da deniz ürünlerinin yanında narenciye içecekleri, Avrupa da ve Portekiz’ de çöreklerin, kruvasanların yanında bir fincan kahve, İngiltere‘ de fasulye, pastırma, yumurta, kızarmış ekmek, Amerika ‘ da yaban mersini yada şerbetlerin yanında ikram edilen pankekler, Tayland ‘ da baharatlı, naneli taze balık ve domuz etinin pirinçle servisi, Filipinler ‘de tropik meyveler, sosisler, kızartma yumurta ile servis ediliyor.

Bize en lezzetli gelen tabii ki alıştığımız kendi klasiklerimiz . Bol çeşidin yanına dost sohbeti de eklenince pazar keyfi logaritmik artıyor.  İşte öyle keyifli başlayan pazar soframıza dostumuz Hülyanın elinden leziz ve pratik dereotlu peynirli bir poğaça eklendi. Sizlerin de keyifli, dost sohbetli pazar kahvaltılarınız çok olsun…

Malzemeler 

  • 2 yumurta (1 inin sarısı ayrılır )
  • 125 gr tereyağı
  • 1 bağ dereotu
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 250 gr kaşar peyniri rendesi
  • 3 paket kabartma tozu
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 su bardağı yoğurt
  • Aldığı kadar un

 Yapılışı

  • Un kabartma tozu hariç diğer malzemeler karıştırılır. İyice yoğrulur.
  • Daha sonra un ve kabartma tozu ilave edilir
  • Üzerlerine yumurta sarısı sürülerek hazırlanan bezeler 170 derece fırında pişirilir.
]]>
0
admin <![CDATA[Brokoli Salatası ve Uzun Yaşamın Sırları]]> http://www.bahardali.com/?p=6668 2016-04-11T12:57:35Z 2016-04-11T12:44:22Z DSC00429

Hafta sonu Bursa Milletvekili, Uludağ Üniversitesinden Uzm. Dr. Ceyhun İrgil ‘in Kanser ve Beslenme ilişkisi konulu söyleşisine katıldık. Kendisi söyleşide ilk insanla başladı. Mağara döneminde ateşi keşfedene kadar sürekli çiğ, keşfettikten sonra pişmiş etle yaşayan insanlarının ömrünün ortalama 40 yıl olduğunu hatırlattı.

Bir başka örnek hayvanlar alemindendi. Ormanlar kralı, et tutkunu Arslanların, onun gibi hızlı Panterlerin ömrünün 40 yıl, çok ağır hareket eden Otlar ,ağaç yaprakları,dallar,lifli bitkiler ile beslenen Filler 60-70 yıl, otçul kara Kaplumbağları ortalama 100-150 yıl ömre sahipmiş. Bildiğimiz, belgesellerde takip ettiğimiz konulara bir başka açıdan baktırdı. Kıssadan hisse bizimde yeşil renkli tüm sebzelerle ilişkimizi arttırmamız lazım düşüncesi ile ailece hazırladığımız Brokoli salatası tarifini paylaşmak istiyorum. Brokolinin faydalarını pek çok çok kaynakta bulabilirsiniz. Ama söyleşi sonrası dinleyen herkesin aldığı mesaj, Kansere karşı, genetik/ailesel faktörler ve bazı özel durumlar( kimyasala maruz kalma, radyasyon etkisi gibi ) kontrolümüz dışı etkenler dışında beslenmede kilit konuların başında insanoğlunun beslenmesinde ortaçağdan sonra giren ve günümüzde çoğunlukla Fruktoz gibi sağlıklı olmayan şekillerde endüstriyel kullanılan şekeri azaltmak yada hayatımızdan çıkarmak ve  türü ne olursa olsun yeşil yapraklıların yoğun tüketimin uzun yaşamın sırrı olduğu gerçeğiydi.

Hepinize sebzeyi hayatınızdan çıkarmadığınız, tüketimini arttırdığınız, sağlıklı, uzun bir ömür diliyorum.

Malzemeler

  • 1 demet brokoli
  • 1 küçük ton balığı konservesi
  • 8-10 adet kornişon turşu
  • mısır taneleri
  • Limon, zeytinyağı, tuz

Yapılışı

  • Brokolimizi üzerini örtecek kadar suda haşlayıp, dal dal ayırıyoruz.
  • Ton balığı ve küçük kesilmiş kornişon turşumuzu ekliyoruz.
  • Servis öncesi üzerine limon, soğuk sıkım zeytinyağı, kaya tuzu ve arzuya göre mısır taneleri döküyoruz ve ekşili bir solukta tüketilen salatamızı servis yapıyoruz.
]]>
0
admin <![CDATA[Pazar Kahvaltısı ve Ev Yapımı Kumpir]]> http://www.bahardali.com/?p=6663 2016-04-09T17:05:42Z 2016-04-09T16:14:34Z DSC00417

Geçtiğimiz pazar sabahında dostlarımızı ağırladık soframızda. Sevinçler, hüzünler, coşkular ve hatta sırlar hiç tereddüt etmeden paylaşıldı bir solukta…İlgisini, gözlerindeki ışıltıyı, kalbinin hassaslığını, yüzündeki tebessümü hissettiren dostlarımızla kahvaltı tam bir pazar keyfiydi…

Bizi biz olduğumuz için seven , her daim yapıcı, sıcacık kalplerle dile dökülen gönül coşkusuydu pazar bize… Dostluk, Emre Kongar’ın ‘’Kızlarıma Mektuplar’’ isimli romanında belirttiği gibi aslında ” Yaşam boyu en zor yakalanan ilişkidir. Başkalarıyla, onların size hissettikleri dostluk duygusuna aynı biçimde karşılık verdiğinizde geliştirilen bir diyalog” yaşamı derinleştiren paylaşımlar. Bizim soframızda hafta sonu can dost Çalıklarla, can dost Zaimler vardı. Hayatımızdan hiç eksik olmamaları dileğiyle…

Şimdi gelelim dost soframızı baharın renkleri gibi canlandırmak için yaptıklarımıza. Sofrada geleneksel kahvaltılıkların yanısıra; ev yapımı köz patlıcanlı-domatesli sos dereotlu peynirli poğaça, ıspanaklı kol böreği, beypazarı kurusu, tost ekmeğinde kaşarlı-sucuklu kanepeler(tarifi kahvaltılıklar arasında) ve ev yapımı kumpir yer aldı. Ev yapımı kumpir hep yapmayı planlayıp pazar kahvaltısına ilk denemem olmasına karşın ilk kumpir ile tanışmam, bana kumpiri çok sevdiren Ankara’ da yaşayanların bildiği halen devam edermi bilmem zamanın meşhur Atakule kumpircilerinin kıvamındaydı . Ayrıca ev yapımı olduğu için köy tereyağlı, eski kaşarlı ve üç ailelik grubumuza yetecek kadar bereketliydi. Nasıl mı yaptım ? Çifte kavrulmuş, önce haşlayıp, sonra fırınlayarak. Detayları aşağıda…

DSC00423

Malzemeler

  • 2 kg patates
  • 200 gr tereyağı
  • 300 gr kaşar peyniri
  • 8-10 adet siyah zeytin-arzuya göre
  • 100 gr haşlanmış mısır
  • 1 kutu garnitür
  • 1 kutu kornijon turşu
  • Ketçap, mayonez-arzuya göre
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ-borcam için

Yapılışı

Patatesler kabukları soyulmuş şekilde iyice yumuşayana dek haşlanır. Sıcak iken çatalla ezilip içine tereyağı ve tuz eklenir. Bu aşamada hazır kumpirler gibi tereyağı patatesin içinde eriyor. Karışım yuvarlak borcama kaşıkla yayılır. Üzerine kaşar rendesi ile kaplanıp, fırına sürülür, 170 derece fırında kaşarlar eriyene kadar yaklaşık- 7-8 dakika – pişirilir. Fırından çıkınca çatalla eriyen kaşar patatese yedirilir. Üzerine bezelyeli garnitür, mısır, turşu, ketççap, mayonez, zeytin gibi malzemeler ilave edilip, servis yapılır.

]]>
0
admin <![CDATA[Tahinli-Cevizli-Susamlı Kek]]> http://www.bahardali.com/?p=6657 2016-03-20T17:49:20Z 2016-03-18T16:23:33Z tahnkek

Çok sevdiğim kuzenimin tarif defterinden içeriği de tadı da bomba gibi bir kek. Her daim dost, zor günde destek, güçlü, sabırlı, azimli, çalışkan ve candan kuzenim Zahide’nin lezzetli denemelerinden, benim için de uzun bir aradan sonra yeni bir tarif.

Geçtiğimiz hafta şirketimizde kutladığımız Kadınlar günü etkinliğimize mesai saatleri dışında kalan enerjimi de ayırınca fırsat bulamadım ne denemeler ne de yazmaya. Öncelikle gecikmeli de olsa tüm Kadın okuyucularımın Kadınlar gününü kutlamak istiyorum.

Kadın hayata bağlıdır. Hayat, kadına bağlıdır. A. Altan, denemelerden oluşan kitabı “Kristal Denizaltı”nda şöyle yazmış: “Hayat, kutsal kitaplarda anlatıldığı gibi kat kattır. Babil’in asma bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir. Bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür. Ve bugün durduğunuz teras, seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat, yanınızdaki kadının terası, manzarası, hayatıdır. Hayatın hangi katında durduğunuzu, yanınızdaki kadının durduğu kat belirler. Hayatınız seçtiğiniz kadındır. Bir kadın değil, bir hayat seçersiniz çünkü.”

Ne de güzel de yazmış, öyle değil mi?
Şimdi her gün kendisi ve sevdikleri için formunu düşünerek yediklerini kısan Kadınlarımıza bu defa kendilerini şımartmaları için deneyebilecekleri; tahinli-cevizli-susamlı bomba gibi bir tarif hediye ediyorum.

Malzemeler

  • 1 su bardağı tahin
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 3 yumurta
  • 6 tepeleme çorba kaşığı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Susam
  • Kek kalıbını yağlamak için tereyağı

Yapılışı

  • Şeker ve yumurta iyice mikser ile çırpılır. Ardından sıvı yağ, süt, tahin eklenir.
  • Un, kabartma tozu ve vanilya bir kaba elenip, karışıma eklenir . Son olarak havanda orta büyüklükte dövülmüş      ceviz ilave edilir.
  • Tereyağı ile ortası delikli kek kabı yağlanır. Tüm çeperleri susam serpilir, tereyağı etkisi ile susamla kaplanmış olur.
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişirilir.
]]>
0
admin <![CDATA[ÇEK Yılbaşı Kurabiye Şenliğimiz ve Tarçınlı Kurabiye]]> http://www.bahardali.com/?p=6645 2015-12-29T07:42:15Z 2015-12-27T23:00:51Z CEK&COATS - Copy

Hafta sonu Kırçiçekleri ile Yılbaşı Kurabiye Şenliği yaptık. Işıl ışıl bakan gözleri, masum yüzleri ile çok değerli öğretmenler ve vakıf yöneticilerinin desteği ile sıcacık bir eğitim kurumunda öğrenim gören, kırsal bölgelerden gelip ailelerinden uzakta özlem çeken tatlı kızların, yılbaşı arifesini bir parça renklendirmek istedik. Şirketimizin desteği, yemek klübü üyelerimizin yardımsever ilgisi sonucu onlarla birlikte 400 farklı modelde kurabiye hazırladık.

Atölyemizin başında kurabiye hamurumuzu yoğurduk birlikte. Sonra sıra Kurabiyelerimize şeker hamurları kullanarak kalıplarımız ve hayal gücümüzle renklendirmeye geldi. Örnek olarak ilk figürleri hazırlarken onlara öyle coşkuluydular ki, her figürde bir alkış koptu. Onların sığmadığı gibi içi içine bizde ekipçe aynı coşkuyu yaşadık gönülden kırçiçekleri ile birlikte. Öyle güzel modeller öyle farklı figürler çalıştılar ki o an orada olup onların sevincini ve o güzel duygularını yansıtan tasarımları hepimizi şaşırttı.

Bu etkinliğin sponsoru değerli şirket yöneticilerimiz ve yaklaşık on gün boyunca tüm detaylarıyla bize destek veren idari işler müdürümüz Sibel hanıma, kurumun kapılarını bizlere açarak sıcak ev sahipliği ile bizleri etkileyen Ayşen hanım ve diğer değerli kurum yöneticilerine, böylesine hoş bir paylaşımın güzelliğini yaşatan bir etkinliğe vesile oldukları için teşekkür ederiz.

Kurabiye hamurunu birlikte hazırlasak da yazma fırsatı olmayıp evde devam etmek isteyenlerden bir an önce paylaşırmısınız talebi üzerine işte çok beğenilen tarçınlı kurabiye tarifim ve atölyemizden bir kaç anı.

atolyeCEK - Copy

Her yaptığımızı sevdiklerimizle paylaştığımızda yaşadığımız duygudan daha da ötesi yaptıklarımızı destek bekleyen çok sayıda genç ile paylaşmakmış. Yeni yılın sizler için de çok paylaşımlı , sağlıklı, huzurlu ve musmutlu bir yıl olmasını dilerim.

Malzemeler

  • 1 orta boy yumurta
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 125 gr tereyağı
  • 2 su bardağı un
  • 1 çay bardağı nişasta
  • 1,5 çay kaşığı tarçın
  • 1 paket vanilya

Yapılışı

  • Un , şeker ve hafif erimiş yağı karıştırıyoruz. Vanilyamızı ekliyoruz.
  • Üzerine hafif çırpılmış yumurtayı ekleyip, biraz yumuşak kıvamlı hamuru, 10-15 dk buzdolabında dinlendiriyoruz.
  • Çıkarıp, hafif yoğurduktan sonra, kalıplarla kesip, önceden ısıtılmış 170 oC de fırında, 10 dakika civarında pişiriyoruz. Çıkarıp soğumasını ve sertleşmesini bekliyoruz. Sonra üzerlerini istediğimiz modellerde süslüyoruz.
]]>
0
admin <![CDATA[Elmalı Kek]]> http://www.bahardali.com/?p=6636 2015-12-19T21:13:33Z 2015-12-19T21:12:40Z elmakek1

Bir yolculuk öncesi sabahın köründe evden çıkarken elinde su şişesi ile bizi geçiren kocaman yürekli çok özel iki kişinin süprizleriyle yaşattığı unutulmaz anlardan biriydi , anneler gününde kapımızda asılı duran mor menekşeler. Aslında çok sayıda tatlı süprizden sadece bir kaçıydı.

Sonra yorgun bir günün akşamında yemek yapma gücü ararken kendimde çalan zil sesi ile gelen çok sevdiğim kalem ebatında sarılmış zeytinyağlılar. Sadece dört duyuya değil gönüle dokunan,  güldüren, düşündüren, bilgeliğin mütevazilikle birleştiği, yüreği ile varlığını hissettiren çok özel iki komşumun yakın zamanda yaptığı en tatlı süprizi oldu elmalı kek. Onları tanıdığım için çok şanslı hissediyorum kendimi. Hani çok nadiren hayatınıza giren ve ömür boyu bırakmak istemediğiniz kadim dostlar vardır ya….Hep yanı başımızda yada yakınımızda olmalarını diliyorum gönülden.

Bu özel insanlardan biri çok sevdiğim Sezer ablam, bu defa enfes bir Elmalı kek deneyimini bizimle paylaştı. Enfes aşure tarifmin de reçetesini yazan hamarat ablam. Hayat paylaştıkça güzel diyerek ben de sizlerle paylaşıyorum şimdi. Bu tadı denedikten sonra elmalı kurabiye out, elmalı kek in oldu benim için.

Malzemeler

  • 2-3 adet orta boy elma
  • 1 ajda çaybardağı yoğurt
  • 1 ajda çaybardağı sıvıyağ
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 3 yumurta
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • pudra şekeri

Yapılışı

  • Şeker ve yumurta iyice mikser ile çırpılır. Ardından sıvı yağ, yoğurt eklenir.
  • Un, kabartma tozu ve vanilya bir kaba elenip, karışıma eklenir .
  • Elmaların ortası oyulur, minik küpler halinde kesilir. Elmalar 1 yemek kaşığı toz şeker ve 1,5 tatlı kaşığı tarçın ile karıştırılır. Yağlı kağıt serilmiş yuvarlak borcama yayılır. Üzerine kek harcı dökülüp, önceden ısıtılmış 17o derece fırında pişirilir. Piştikten sonra ılık hale geldiğinde ters çevrilip soğuduğunda servis yapılır.
]]>
0
admin <![CDATA[Yaban mersinli Kek]]> http://www.bahardali.com/?p=6616 2015-12-13T19:51:02Z 2015-11-29T21:40:01Z yabmerkek01

Okullu gençlerin pek çoğu gibi ; öğlenleri okul yemekleri, akşamları az yemek/az sebze-meyve sonrası, bisküvi, çikolata, ice tea ve sınırlı da olsa cips tüketimi bizim için ciddi sağlık risklerine temel attı ! Görüntü olarak gayet atletik, fazla kilosu olmayan, hatta biraz kilo alsa daha iyi olacağını düşündüğüm oğluma yaptırdığımız kan tahlilinde normalin üç kat üzerinde çıkan trigliserid (kandaki yağ) oranı hepimizi ciddi anlamda endişelendirdi. Evin sağlıklı sebze ve yemeklerine uzak duran delikanlımız bir anda U dönüşü yapıp diyetisyene kadar gidip vazgeçiremediğimiz abur cuburları bıraktı. Meydan da bana kaldı tabii…Kuruyemişler, meyveler, el emeği sağlıklı keklerin frekansını logaritmik arttırma fırsatı doğdu…

Bu arayış sırasında ilk olarak Uludağ’da trekking sırasında dalından toplayıp tanıştığımız Yaban mersinin ; kan şekerini , sindirim sistemi düzenlediğini (lifli içeriği ile), beyin ve kalp sağlığına (LDL düşürmesi ile) yararı olduğunu okumuştum. Daha pek çok yararı olan yaban mersini ; A,B,C vitaminleri, selenyum, magnezyum, fosfor, bakır, çinko gibi önemli besin öğelerinden zengin oluşu da bu meyveyi kek yapımında kullanmamda etken oldu. Tadına bakınca vişne gibi hafif ekşili meyveleri pasta ve keklere çok yakıştırdığımdan olsa gerek yaban mersinli kek de yediğim anda favorilerim arasına girdi. Aslında kış akşamları özellikle de oğluma sağlıklı atıştırmalık arayışı sırasında bulduğum tarifi kendimce revize ederek aşağıdaki versiyona dönüştürdüm. Odak noktam bizim evin zor beğenen, gurme yakışıklılarından ; başka yok mu ? gene yapar mısın ? sorularını duyunca ideal tarife ulaştığımın teyidini almış oldum.

Malzemeler

  • 150 gr kuru yaban mersini (kuruyemişçi yada aktarda bulabilirsiniz)
  • 1  limonun ince rendelenmiş kabuğu
  • 1 ajda çaybardağı yoğurt
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 3 yumurta
  • 1+ 1/4 su bardağı un
  • 3/4 su bardağı sıvı yağ
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya

Yapılışı

  • Şeker ve yumurta iyice mikser ile çırpılır. Ardından sıvı yağ, yoğurt, limon kabuğu eklenir.
  • Un, kabartma tozu ve vanilya bir kaba elenip, karışıma eklenir . En son yaban mersinleri eklenip, kaşık ile karıştırıldıktan sonra 4 numaralı cup cake kalıplarını içine yerleştirdiğimiz metal kalıbımıza 3/4 ünü kaplayacak şekilde döküp önceden ısıtılmış 17o derece fırında pişirilir. Cup cake kalıplarınız yok ise normal kek kalıbı da kullanabilirsiniz.

 

]]>
0
admin <![CDATA[Yoğurtlu Anne Kurabiyesi]]> http://www.bahardali.com/?p=6607 2015-09-15T18:30:44Z 2015-09-15T18:15:38Z annekrbye2

Annemin çocukken yaptığı yemekleri, pastaları, kurabiyeleri aradan yıllarda geçse üzerine çok daha farklı tarifler ve lezzetler de keşfetsem asla unutamayacağım. Yaşına göre genç de görünse yaşıtları gibi 7 li yaşlara merdiven dayamışken, geçirdiği rahatsızlıkların etkisi ile artık mutfağa çok sık giremese de bize öğrettiği tarifleri, benim için klasik ve en lezzetlilerin arasında yemek defterimde.

Anne eli değmesi, o lezzetlerle büyümüş olmanın yanı sıra o dönem her şeyin bu günlerden daha doğal olması da etken sanırım halen özlemle aramamda. Tavuk piştiği gün, yanına Annemin elinden Tavuk suyuna çorba ve yine onun elinden Tavuk suyuyla pişirilmiş Pilav bizim için ziyafet demekti. Evin içine girerken enfes kokuyu hissederdik. Lahana dolmasını annemden daha lezzetli pişireni görmedim…Babaannemle mutfağa girip hazırladıkları el açması Ispanaklı Börek, Kalem gibi sarılmış sarmalar,kışa hazırlık yapılan tarhanalar, salçalar,  doğum günü sofraları, yoğurtlu kurabiyeler, nescafe fincanlarına dökülüp ters çevrilen annemin Pamuk Prensesin etekleri diye bize sunduğu muzlu irmik tatlısı halen burnumda tütüyor…

Şimdi ben oğlum için pişiriyorum ve onun da bir anne lezzeti olarak hatırlamasını istiyorum adına Anne Kurabiyesi dediğim Yoğurtlu Kurabiyeyi. Hazır satılan bisküvi yada margarinli kurabiyelerin yerine, çocuklarına anne lezzetini alıştırmak , sağlıklı atıştırmalıklar hazırlamak isteyen annelere…

Malzemeler

  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

Yapılışı

Yumurta ve şeker çırpılır. Yoğurt, sıvıyağ eklenir. Kademeli olarak un ve en son kabartma tozu eklenir. Üzerine yumurta sarısı ve toz şeker serpilip önceden ısıtılmış, 180 derece fırında üzeri çatlayıp rengi altın sarısı olunca çıkarılır.

]]>
0
admin <![CDATA[Zeytinyağlı Ispanak]]> http://www.bahardali.com/?p=6589 2015-09-15T05:41:12Z 2015-09-05T12:10:36Z  

spanak

Uzun zamandır yapmayı düşündüğümüz, bizlerin yaşından uzun meslek tecrübesi olan değerli büyümüz, mesleğinin zirvesindeki Hüsnü ustamızın mutfağında, Zeytinyağlılar Atölyesi yaptık bu gün. Sırlarını ve hayat tecrübelerinden kıssadan hisse yaşanmışlıklarını bizlerle paylaştı.

Sabah hepimizden önce güne başlayıp, zengin bir açık büfe kahvaltı sofrası ile karşılandık. Sonra hep birlikte kolları sıvayıp, önlüklerimizi takıp, galoşları ayaklarımıza geçirip girdik mutfağa. Yediğimiz en lezzetli zeytinyağlıların aslında aynı malzeme kullanılsa da pişirme tekniklerindeki farklarla nasıl yapıldığını gördük.

yemekkkbzey

Atölyenin içinde aslında sadece zeytinyağlılar değil ustamızın hayata dair sırları da vardı, güzel söylemlerinde…Hepimizi evlatları gibi gören, her gün özenle yemekler hazırlayan, her gün yaptığı lezzetlerden ilgisini , sevgisi esirgemeyen ve bizlerle paylaşan bu özel insan, büyük ustanın emeğine yüreğine sağlık….

Malzemeler- 25 kişilik

  • 3 kg ıspanak
  • 1 kg kuru soğan
  • 1 su bardağı zeytinyağı
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 kg yoğurt
  • 3 diş sarımsak

Yapılışı

  • Ispanakları ayıklayıp iyice yıkadıktan sonra, kaynak suda 3-5 dakika haşlayıp, içi buz dolu kaba alarak rengini ve vitaminin korumasını sağlıyoruz. Delikli süzgeçte suyunun süzülmesi için bekletiyoruz.
  • Soğanı yemeklik-küp küp- kesip zeytinyağında orta ateşte yumuşayana dek kavuruyoruz, ince kesilmiş sarımsakları ilave ediyoruz.
  • Soğanları rengi hafif değişince, ıspanakları, tuz ve şekerimizi ekliyoruz. Yaklaşık 10 dakika, sürekli karıştırıyoruz. Ispanaklar diriliğini kaybetmeden altını kapatıyoruz. Soğuduktan sonra, üzerine çırpılmış yoğurt dökerek servis yapıyoruz.
]]>
0
admin <![CDATA[Fırında Mantarlı Gelik Pilavı]]> http://www.bahardali.com/?p=6573 2015-08-04T18:53:17Z 2015-08-04T18:36:53Z gelk2

Çocukluğumda yediğim, tadını unutamadığım efsane Kuyu Kebabından sonra, meşhur İstanbul Gelik Restoran ‘ın bir efsane lezzeti de Gelik Pilavı. Gelik, Karabük Eskipazar’da yayla evi anlamına geliyor.

İlk defa Ataköy’ de gittiğimiz restoran’ da Karabük ve yayla evi havasında ahşap öğelerle dekore edilmiş, özel lezzetleri olan özel bir mekan. Bizim gibi beğeneni çok olunca şube sayısı İstanbul’ da beşe ulaşmış. İlgilenenler Gelik web sayfasından şube adreslerine ulaşabilirler. Restoranda Kuyu Kebapla tercih edilen pilavı, ben de evde fırında pişmiş kuzu kol ile servis yaptım.

Gelik ‘te tarifi alan, bizim evin hamarat hanımlarından ablamın, bizim için hazırladığı Gelik Pilavı, Bursa’ ya döner dönmez bizim mutfakta ilk pişen akşam yemeğinin yanında yerini aldı. Hamarat Ablasını takip eden şanslı kardeşten size orijinal bir tarif…

Malzemeler

  • 3 su bardağı baldo pirinç
  • 1 orta boy soğan
  • 125 gr tereyağı
  • 1/4 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 kavanoz konserve mantar
  • 1 demet dereotu
  • 1 silme tatlı kaşığı domates salçası
  • Tuz, tarçın , karabiber

Sosu için

  • 4 adet orta boy patates
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 1/2 su bardağı süt
  • 100 gr kaşar peyniri

Yapılışı

  • Pirinci ayıklayıp üzerine tuz serpildikten sonra sıcak su dökülerek 15-20 dk bekletilir. Nişastası iyice uzaklaşacak şekilde bir kaç defa yıkanır.
  • Mantarlar yıkanıp süzülerek küçük küçük doğranır.
  • Soğanlar ince ince kıyılır. Tereyağı ve sıvı yağ tencereye konur, kıyılan soğanlar eklenir kısık ateşte pembeleşene kadar kavrulur. Tuz ilave edilir.
  • İçine doğranan mantarlar eklenir. Salça eklenir. Mantarlar iyice kavruluncaya kadar yaklaşık 10 dakika kavrulur. Yıkanmış pirinçler eklenip hafifçe kavrulur.
  • Pirinçlerin üzerini  1-2 parmak geçecek kadar kaynamış su ilave edilip önce yüksek göz göz olunca kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir.
  • Pişen pilav demlenmesi için ateşten alınıp, bir kenarda bekletilir.
  • Bir kaseye dereotu ince ince kıyılır. Demlenen pilava tarçın, kara biber ve kıyılan dereotu ilave dilerek karıştırılır.
  • Sosu için soyulan patatesler haşlanır, çatalla iyice ezilir. İçine bir kaç tereyağı ve süt ilave edilir.
  • Rendelenmiş kaşar peyniri de ilave edilip püre haline getirilir. 
  • Küçük güveç kaplara pilav yaklaşık birer cm kalıncaya kadar doldurulur.
  • Kalan kısmına püre ilave edilip iyice yaydırılır.
  • İçi su dolu fırın tepsisinde üst ızgaraya yakın olarak üstü kızarana kadar 180 derecelik fırında bekletilir.
]]>
0
admin <![CDATA[Yoğurtlu Semizotu Salatası ve İftar Sofrası]]> http://www.bahardali.com/wordpress/?p=744 2015-07-06T08:41:31Z 2015-07-05T09:02:59Z

Ramazan gelişiyle; pide kuyrukları, gece uyku arası sahur sofraları, hep birlikte oturulan iftar sofraları, sofrada iftarlıklar, ailece edilen sofra duaları eminim pek çoğunuzda ilk çağrıştırdıklarıdır.

İkinci iftar davetimden sonra yazılmayı bekleyenler birikmeye başlayınca son davetten itibaren tarifleri yazmaya başladım.

Davette menüde; Mercimek çorba, Hünkar beğendi, Tavuklu örgü börek, Zeytinyağlı barbunya, Yoğurtlu semizotu salatası, Domates soslu biber kızartması ve tatlı olarak da Kalbura bastı ile Sütlü irmik tatlısı vardı. Mercimek çorba, Hünkar beğendi ve Sütlü irmik tatlısı menülerde yer aldığı için diğerlerinin tariflerini yazıyorum.

İftariyelik Tabağı

Zeytinyağlı Barbunya

Tavuklu örgü börek

Domates soslu biber kızartma

Sütlü İrmik Tatlısı

Özellikle yazın semizotu ve çıtır çıtır salatlıkların mevsiminde içinizi açan pratik bir salata. İftar sofralarında mutlaka yoğurtlu içimizi ferahlatan bir salata hazırlıyorum, yemeklerin yanında yaz sofralarına çok yakışıyor.

Malzemeler

  • 1 demet semizotu
  • 4 su bardağı yoğurt
  • 2 küçük diş sarımsak
  • 4 orta boy salatalık
  • Tuz

Yapılışı

  • Semizotu sap kısımları keslip iyice yıkanır. Yaprakları ayıklanır.
  • Sarımsaklar rendenin küçük tarafı ile rendelenip sarımsaklı yoğurt hazırlanır. Tuz ilave edilir.
  • Derin bir kapta semizotu yapraklarının üzerine halka şeklinde kesilen salatalıklar eklenir. İnce kabuklu salatalıkları halka şeklinde keserken kabuklarını soymadan keserseniz aroması ile daha lezzetli oluyor. Üzerlerine sarımsaklı yoğurt döküldükten sonra salatalığın yarısı servis tabaklarının dışına ince halka kesilerek çevresi süslenir.

Özellikle yazın semizotu ve çıtır çıtır salatlıkların mevsiminde içinizi açan pratik bir salata. İftar sofralarında mutlaka yoğurtlu içimizi ferahlatan bir salata hazırlıyorum, yemeklerin yanında yaz sofralarına çok yakışıyor.

 

]]>
0
admin <![CDATA[Ayran Aşı Çorbası ve Osmanlı ‘da Ramazan]]> http://www.bahardali.com/?p=6138 2015-11-15T21:03:49Z 2015-07-04T10:44:45Z ayranasi

Ramazan ‘ın gelişi uzun zamandır yolu gözlenen bir dost gibi karşılanırken Osmanlı ‘da, meydanlarda yer sofraları kurulup yemekler ikram edilirken, çeşmelerden şerbetler akıtılıp, sarayda her gün ayrı bir alim ağırlanırmış padişah tarafından. Halk arasında ister zengin olsun ister fakir her hanede 7 iftar gecesi misafir ağırlanıp, 3 er sofra kurulurmuş.

Sofraların her birinin adı Kur’an -ı Kerim ‘den sure isimleriyle; Yasin, Tebareke gibi isimlerle adlandırılıp, her sofranın ahşap kaşıklarına da konulan surenin adı yazılırmış. Ev sahibi farklı kesimlerden akraba ve ahbaplarından oluşan misafirlerini karşılarken kaşık sepetini uzatıp, herkes kısmetine düşen sofrada orucunu açar, ev sahibinin farklı kesimlerden tanıdık ve ahbapları ayrım gözetmeksizin bu sofralarda bir araya gelirmiş.  Misafirler ayrılırken, hane sahibi avuç içlerine diş kirası koyarmış; yedirdik, içirdik, dişinizi eskittik diye…

Geçmişten günümüze  bir köprüyle başlayan sohbetimize, geçmişten gelen yöresel çorba tarifi ile bağlayalım. Ayran Aşı çorbası, sağlıklı, soğuk ikram edilebilen bir çorba. Servisi, önceden soğutup, kestiğim kavunun içini dondurma kepçesi ile oyup içine çorba ve buz parçacıkları ile doldurarak yaptım.

Malzemeler

  • 1 su bardağı aşurelik buğday
  • 2 su bardağı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 2 yemek kaşığı un
  • 3-4 yemek kaşığı tereyağı
  • Dereotu, kuru nane
  • Tuz, pul biber

Yapılışı

  • Buğday bir gece önceden ıslatılır.
  • Ertesi gün üzerine 4 su bardağı su eklenip düdüklü yada çelik tencerede üzeri kapalı olarak iyice pişirilir.
  • Piştikten sonra, derin bir kasede yoğurt, yumurta ve un çırpılıp, buğdaylı karışımdan da içine bir  kaç kepçe eklendikten sonra kademeli ve karıştırarak karşım tencereye ilave edilir. Karıştırmaya devam edilip, bir iki taşım pişirilir. Tuz  ilave edilir. Tadına bakarak arzu ettiğiniz kadar ilave edebilirsiniz. Soğuduktan sonra bir kaç sap kıyılmış dereotu eklenir.
  • Tereyağı eritilerek, nane ve pul biber ilave edilerek biraz kavrulur. Soğutulmuş çorba servis yaparken üzerine tereyağlı karışım dökülüp soğuk servis yapılır.

 

Not: Osmanlı’da Ramazan için Kaynak Sümeyra Çiçek.

 

]]>
0
admin <![CDATA[Lor Tatlısı]]> http://www.bahardali.com/?p=6558 2015-06-21T20:13:52Z 2015-06-21T19:49:05Z lortatls

Ayvalık ile başlayıp, Middilli- Lesvos adasına dek süren tatilimizde keşfettiğim Lor tatlısı. Gezimiz sırasında Lokma tatlısı ve Baklavanın hem Yunan hem Türk tarafında tadına baktıktan sonra, Lor tatlısının da farklı versiyonlarının, Yunan asıllı bayanların mutfağından video çekimleri ile you tube’ a eklendiğini gördüm. Kültürümüz, adetlerimiz, yemeklerimiz, iklimimiz ve ortak geçmişimiz ile zamanında karşı karşıya gelmiş olsak da ne çok şey paylaşılmış, birlikte yaşanılan dönemde.

Tarifi Ayvalıkta, Egeli bir bayan şeften, bir taş evde yapılırken izledikten sonra, küçük dokunuşlarla revize edip, hazırladım iftar soframıza. Yapımı çok pratik, tadı ve içeriği hafif ( az un, az tereyağı ve bol lor ile) tam yaz akşamları ve iftar sofralarına uygun bir tatlı. Yanına damla sakızlı dondurma ile servis yaparak, Ege ‘nin dondurma lezzetini de ilave edince lezzet daha da pekişti. İlk tadım, çok hafif… ek olarak bir daha ki denemeye bir revizyon da üzerine bir parça badem eklemeye karar verdim. Tam bir Ege üçlemesi olacak…

Kendine özgü lezzetleri, turkuaz mavi denizi, yemyeşil tepeleri, taşevleri ile “kalbim Ege ‘de kaldı”. Siz de mutfağınızda, Ege esintili hafif tatlı hazırlamak isterseniz, tarifi aşağıda bulabilirsiniz.

Malzemeler

  • 500 gr tatlı lor yada tuzsuz kaşar loru
  • 2 yumurta
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 2- 2,5 çay bardağı un
  • 200 ml süt
  •  1/2 çay bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 yemek kaşığı irmik
  • şerbeti için; 3 su bardağı şeker/ 3,5 su bardağı su / yarım limon suyu

Yapılışı

  • Şerbetimizi; su, şeker ve limon suyu koyarak, ocakta rengi sararana dek kaynatıyoruz.
  • Kaşar lorunu tatlandırmak için, cezvede ılık hale gelen süt içine toz şekeri ekledikten sonra lor ile karıştırıyoruz.
  • Üzerine iki yumurtayı kırıp, oda sıcaklığında tereyağını ekliyoruz.
  • İrmik, kabartma tozu, vanilya ve eleyerek eklediğimiz un sonrası hafif cıvık hamurumuzu, krema sıkacağı ile sıkarak yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde, 170 derecede 30-35 dakika rengi dönene kadar pişiriyoruz.
  • Fırından çıkarıp, hem tatlımız hem şerbetimiz ılıkken şerbet döküyoruz. Şerbetini çektikten sonra afiyetle yiyiyoruz.
]]>
0
admin <![CDATA[Ramazan için Et yemeği tarifleri]]> http://www.bahardali.com/?p=6144 2015-06-19T17:14:53Z 2015-06-18T09:47:44Z cokertmekebap

Aile büyüklerimizle oturup, sofra duaları ile başlayacağımız iftar soframızdan farklı bir et yemeği tarifi.  Tarif ege yöresinden Çökertme Kebabı.  İftar sofrasına ne pişirsem arayışında olanlar için aşağıda , her birinde farklı bir et yemeğinin yer aldığı alternatif et yemekleri listesi. Hepinize bereketli, kalabalık sofralarda, keyifli paylaşımlarla, Ramazan ayının hayırla vesile olması dileğiyle…

İftar sofrasındaki diğer çeşitler şöyle; Tarhana Çorbası, Peynirli Börek, Zeytinyağlı Sarma, Zeytinyağlı Fasulye, Cevizli Kabak Salatası, Yoğurtlu Kırmızı Biber, Çoban Salata, İftariyelik tabağında Kuru İncir, Kayısı ve Hurma ile finalde Dondurmalı Cevizli Güllaç.

 

Malzemeler

  • 6 adet Dana Bonfile
  • 6-7 Adet orta boy patates
  • 2 Adet Domates
  • 6 diş sarımsak (3 diş yoğurda, 3 diş domates sosuna)
  • Yoğurt
  • 1 çay bardağı zeytin yağı (yarısı eti kavururken, yarısı domates sosu için)
  • 2,5 su bardağı Ayçiçek yağı-patatesi kızartmak için
Marine etmek için Sos
  • 1 adet iri boy rendelenmiş kuru soğan
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 kahve fincanı zeytin yağı
  • Tuz, Karabiber, Kimyon,Pul Biber
Yapılışı
  • Bonfile etler julyen kesilir. Marine etmek için hazırlanan sosa, derin bir kap içinde bulanıp, sos içinde yaklaşık bir saat bekletilir.
  • Patatesler, çok ince kesilir. Yıkanıp, suyu iyice süzülmüş haliyle, kızgın yağda, altın sarısı renge dönene kadar kızartılır.
  • Teflon yada seramik tavada etler, sosu süzülüp, kısık ateşte, zeytinyağında kavrulur. Bu esnada aralıklı karıştırıp kapağını kapalı tutuyoruz.
  • Küçük bir tavada, zeytinyağı, domates rendesi ve sarımsak kısık ateşte çevrilerek domatesli sos hazırlanır.
  • Servis tabaklarına önce çıtır patates kızartmasından konur, üzerine sarımsaklı yoğurt eklenir. Bonfile et parçaları yerleştirildikten sonra, domatesli sos eklenerek servis yapılır.

 

]]>
0
admin <![CDATA[Barselona]]> http://www.bahardali.com/?p=6508 2015-06-05T13:55:40Z 2015-05-31T19:15:36Z barselonasahil

Barcelona iklimi, doğal güzellikleri, büyüleyici tarihi eserleri, İspanyol ezgileri , Flamenko dansları ve bu ezgileri yaşatan neşeli insanları ile çok özel bir Akdeniz şehri.
Büyüleyici eserleri şehre kazandıran kişi, bizdeki Mimar Sinan gibi çok ünlü bir Mimar olan Antoni Gaudi.

parkguell

Gaudi’nin eserlerinden sekiz tanesi UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor ve bu eserler Barselonaya gittiğimizde
pek çok turist gibi bizim listemizde ilk görülecekler arasındaydı; kendinizi masal dünyasında hissedeceğiniz, çok özel bir park olan Park Güell,
Gaudinin özel tasarımı olan evler Casa Mila (La Pedrera ) & Casa Battlo, doğadan figürlerden esinlendiği, kendisinin gömülü olduğu ancak ölmeden önce tamamlayamadığı Sagrada Familia.

Antoni Gaudí, İspanya’da 19.yy da yaşamış, koyu Katolik ve ünlü bir Katalan mimar. İlk önemli eseri, Vicens ailesi için 1883-1888 tarihleri arasında yaptığı Barselona’daki  Casa Vicens adlı yazlık ev olmuş. Daha sonra Eusebi Güell adlı sanayici ile güçlü bir ilişki kurarak bu aile için yaptığı eserlerle Barselona’da prestij edinmiş.

lapedrera

Gaudi, eserlerini, doğadaki desen ve geometri ile inancın gizemlerine ilişkin görsel figürlerle donatmış. Örneğin bal peteğinin şeklinden esinlenip, yer karolarını şekillendirmiş. Piton yılanı iskeletinden esinlenip, La Pedrera –Casa Mila ‘da evin koridorlarını şekillendirmiş. Yukarıdaki fotoğrafta, deniz dalgalarından esinlendiği Casa Mila farklı tarzı, ilginç bacalarıyla dikkat çeken eserlerinden biri. Başkent Barselona, ünlü mimar Gaudi’nin enteresan eserleri ile imaj değiştirmiş. Onun çizdiği desenler kaldırım taşlarında halen kullanılıyor. O dönemi düşünerek ve hatta günümüzdeki şartlarda dahi aklın sınırlarını zorlayacak o tasarımları görünce Gaudi bizi,  dünyalı değil acaba o bir uzaylımıydı ? diye düşündürdü .

pabloesponyol

Şehir Merkezinde yapılabilecekler;

  • Passeig de Gracia; Cadde üzerinde yukarı yürüdüğümüzde UNESCO listesine dahil olan, Gaudi’nin eserlerini ünlü Casa Battlo ve Casa Mila evleri muhteşem.
  • Las Ramblas (la rambla okunuyor)-  Burası bildiğimiz Taksim’in ve hatta İstiklal caddesinin kopyası. Yokuş aşağı yürümesi çok keyifli, cıvıl cıvıl. Sağda solda hediyelik eşya satan dükkanlar, restoran ve cafeler var. La Boqueria diye bir Pazar yeri var caddenin sağ tarafında. Çok çeşitli, tadını daha önce denemediğimiz tropikal meyveler, taze deniz ürünleri, onları hemen pişiren ayak üstü cafeler, farklı tatlılar…. Aç karnına uğranması gereken duraklardan.
  • Las Ramblas dan aşağı(denize)doğru inerken sol taraftaki ara sokaklarda Bari Gotic mahallesini bulduk. Tarihi sokak araları, katedraller, hediyelik eşya satan küçük dükkanlar. Orijinal bir BCN t-shirt ü, rengarenk yelpazeler, farklı tasarımlarıyla ilginç kupalar, Flamenko ayakkabılarından edinmek isterseniz bu bölgeden alabilirsiniz. Arkadaşımın kızı için almıştım Flamenko gösterisini izlemeden önce ama sonra kendime niye almadım diye hayıflandım. Dansı izleyince ne dediğimi anlayacaksınız. Aynı bölgede Picasso Müzesi yer alıyor. Picasso’nun tablolarının yanı sıra karalama yaptığı küçük not defterleri bile müzede mevcut. Yine bu bölgede çok güzel küçük ispanyol butikleri göreceksiniz.
  • Las Ramblas ‘ın bitiminde Balmumu müzesi, Aquarium , deniz canlıları müzesi gibi müzeler yer alsa da tercih etmedik, 19 yy dan kalma Barselona’ya özel eserler dururken.

katalunya

  • Enteresan publar, barlar, sahil kenarında casinolarda var, akşamları renkli geçirmek isteyenler için ama biz gece hayatını hem çok sevmediğimiz hem de gün boyunca gezmekten yorgun düşünce akşam eğlencelerine Flamenko şov dışında enerji bulamadık. Özellikle farklı bir akşam yaşamak isteyenlere tamamen buzdan yapılmış, Ice Barcelona’nın tavsiye edildiğini duymuştum. Hatta girişte eldiven, mont ve diğer ekipmanlar ziyaretçilere koruyucu olarak dağıtılıp, buzdan bardaklar ile sunulan içecekler yudumlanırken maksimum 45 dakika kalınabiliyormuş.
  • Yaz aylarında gidenler, serinlemek için Akdenizin berrak suyunun tadına varmak isterse, mayolarını ve plaj havluları omuz çantasından eksik etmesin. Bizimkiler Camp Nou’yu dolaşırken ben denizin tadını çıkarmıştım. Havlunuzu yayıp uzanıyorsunuz sıcak kumsala. Şehir merkezinde yedi farklı plaj var, serin sularına gömülebileceğiniz.
  • Barcelona’da görebileceğiniz en güzel ihtişamlı binalardan biri  Sagra de Familia. Gaudi’nin, sanatını, ışık süzmelerini, doğadan öğeleri ve aile ile güzel ahlaka dair İlahi olarak hepimize gösterilen doğru yolu anlattığı muhteşem bir eser.
  • BCN stadyumunu Camp Nou‘yu görmek, içinde unutulmaz bir tur atmak, soyunma odalarından, şapele ve hatta yeşil zemine kadar dolaşmak, takımın başarılı tarihini gösteren kupaları ve altın ayakkabıları yakından incelemek sanırım her futbolseverin yapmak isteyeceği bir tur olsa gerek. Bizimkiler bu turu atmakla kalmayıp, bir de stadın özel yerlerinde yapılan özel çekimle, bir gün nasip olursa , torunlarla bile paylaşılacak cinsten bir  Camp Nou fotoğraf albümü ile çıktılar dışarı. Gelin Damat, Sünnet albümümüzden sonra bir de Camp Nou albümümüz oldu. İspanyollar pazarlama taktiklerini çok iyi biliyor , neden FB, GS ve BJK stadlarında uygulanmasın? Belki BCN kadar gelen olmaz ama kendi fanatiklerinin çekimleri bile ciddi bir gelir olur diye düşünüyorum.
  • Biraz yorgunluk atmak, ağaçların gölgesinde oturmak, masalsı evleri dolaşmak ve Barcelona’ya, denize tepeden bakmak için Guell Park’a gitmelisiniz. Park’ın olduğu bölgeye metroyla ulaşması kolay. Ancak panaromik olarak şehri göreceğiniz tepeye çıkmak biraz emek istiyor. Biraz eğim, birazcık merdiven var, ama yorgunluğunuza değecek çok özel bir park, Gaudi’ nin Guell ailesi için yaptığı .Gün batımına yakın giderseniz harika kareler yakalayabilirsiniz.
  • Plaza Reial, Reial meydanı La ramblas caddesi üzerinde arkanız Catalunya meydanı, yüzünüz sahil tarafına dönük iken sol tarafınızda kalıyor. Etrafında cafe ve barların olduğu, dinlenmek ve sangria yudumlamak için tarihi ve keyifli bir meydan . Los tarantos Flamenko şovun yapıldığı küçük salaş mekan da bu meydanın içinde.
  • Barselona, modanın da merkezi ve tam bir alışveriş cenneti. Mango, Stardivarius, Desigual, Zara gibi markalar İspanyol markaları, farklı ülkelerde üretilseler de tasarımlar İspanyol. Eğer bir de indirim dönemine denk getirirseniz, değmesin kimse keyfinize…Nasılsa Türkiye de de var diye düşünmeyin, girince tamamının aynı modeller olmadığını satın aldığım Flamenko esintili püsküllü bluzden buradaki Stardivarious ile değiştirmek istediğimde öğrendim. Ayrıca aralarında en özel ve farklı olanı Desigual ‘ın mağazasına alışveriş yapmayı düşünmeyeler bile mutlaka girmeli. Mağaza Catalunya meydanı karşısında La Ramblas ‘a girmeden önce solda 4-5 katlı kocaman bir bina. Barselona, mimaride kullanılan renkli taşlar ve yaşayan neşeli insanlara uygun olarak rengarenk ve elbiselerden ayakkabılara farklı desenleri ile cıvıl cıvıl.

 flamenko

Yemek ve Flamenko için

  • Yemek konusunda birkaç mekan var ki özellikle diğerlerinden çok farklı . Bari Gotic bölgesinde çok güzel bir cafe var. Adı, 4 Cats, otantik , enfes tatlıların sunulduğu şık bir cafe restoran.  Denk gelirseniz, akşamları canlı müzik de yapılıyor. Bir kaç film setine de mekan olmuş, fiyatları ortalamanın üzerinde olsa değer dedirtecek yerlerden.
  • Sıcak yaz günü turlarında, Barselonadaki en güzel dondurmacı, Gelateria Italiana Giovanni. Hayatınız boyunca yediğiniz dondurmalar arasında top three listenizden çıkmayacak cinsden. Söz konusu dondurma olunca, İtalyanların eline su dökmek mümkün değil.
  • La Bombeta ise görüntüsü salaş ancak deniz mahsülleri, Paelle , Tapas ve muhteşem içecek Sangria ‘nın tadımı için ideal bir mekan. Paella; içerisinde kabuklu midye, karides, fileto balık eti, çeşitli sebzeler ve safran içeren bir tür pilav. Balık eti ile hazırlanabildiği gibi tavuk ve tavşan etli versiyonları da var. Farklı bir İspanyol yemeği, fena değildi ama uzun zaman yemesem özlerim dedirtecek cinsden değil benim için. Tapas ‘ların bizdeki karşılığı meze. Rus salatası, mevsim salatası, minik köfteler Tapas olarak servis yapılıyor. Çok farklı çeşitleri de var. Ancak kırmızı etli olanlara dikkat yanlışlıkla Pork getirmesinler önünüze, biz servis öncesi özellikle uyardık. Bu konularda gayet dürütsler içerisinde var ise bu size uygun değil diye söylüyorlar.
  • Barcelona’ya gidip de flamenko izlemeden dönmek olmaz. Flamenko dans sırasında, folklorik olmasına karşın dansçıların kendinden emin ancak sert bakışlı olması, bizdeki oryantal gibi açık değil, bilakis kapalı kıyafetleriyle vücudun değil dansın ön planda oluşu, ayak hareketleriyle ortaya çıkan ritim ve fonda canlı olarak söylenen İspanyolca şarkılar müthişti. Gitmeden fikir edinmek isteyenler you tube dan çeşitli gösterilerin videolarına ulaşabilirler. Mekan seçimine gelince, eğer hem merkezde, hem kaliteli-duayen dansçılar ve uygun fiyatlı olsun diyorsanız; Los Tarantos Cordobes / plaça Reia / 10 euro- flamencotickets.com dan da bilet alabilirsiniz. Diğer seçenek Palacio del Flamenco . Mekan daha şık ve şov daha uzun sürüyor. Yanında bir adet sangria ile birlikte şov bedeli yaklaşık 28-30€ civarında. Önceden rezervasyon şart. Bahsettim tüm mekanlar için Trip advisor ‘ın haritasından ulaşım yolu, adres ve yorumlara ulaşabilirsiniz.

paella

Vakit ve nakit açısından iyi plan şart Barselona ‘da . Barselona, müze giriş ücretleri Avrupa ‘daki diğer ülkelere kıyasla en pahalı olanlardan biri. Özellike Gaudi eserleri…Gideceğiniz durakları önceden planlayabilmeniz için aşağıda detayları bulabilirsiniz. Biz altı gün kalmıştık, son ikisi hariç hepsini dolaştık ama en önemlileri hangileri derseniz, ilk beşi mutlaka görülmeli.

Barselona ’da farklı yönlere giden ve bazı istasyonlarda kesişen müthiş bir metro ağı var. Her otelin hangi metro durağında hangi tarihi esere ulaşabileceğinizi gösteren ücretsiz haritaları da var. Dolayısı ile ulaşım çok kolay. Ancak metro yer altından gittiği için, en az bir gün hop-on& hop off gezi otobüslerine binip ulaşımı uzak olanları ve bir bütün tur ile şehrin her yerini üstü açık otobüslerle keşfetmiş olursunuz.

1.LA SAGRADA FAMİLİA :  İçerisinde tüm dinlerin ortak öğelerinin, ailenin öneminin, doğanın sembollerinin ışık oyunları ile muhteşem bir şekilde birleştirildiği bitmeyen Kilise olarak bilinen Sagrada Familia, kutsal bazalikası Ekim-Mart döneminde 09.00-18.00; Nisan-Eylül döneminde ise 09.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Asansör dahil giriş ücreti 13 €. Gaudi Müzesi ile kombine bilet 16,50 €. Barselona Karta 2 € indirim. 2 ve 5 no’lu metro hatları ile ulaşabileceğiniz yapının bazı bölümleri henüz tamamlanmadığı için ziyarete kapalı olabilir. Tepeden harika Barselona manzarasını kaçırmayın. Detaylı bilgi için sagradafamila.cat sitesini inceleyebilirsiniz. Sagrada Familia, en kalabalık ve en çok kuyruk beklenen tarihi eseri Barselona’ nın. Önerim gün ortası yerine sabah erken gitmeniz.

2.MUSEU PİCASSO : Ünlü ressamın ilk dönem eserlerinin sergilendiği ve uzun kuyrukların yer aldığı müze 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti 11 €. Her ayın ilk Pazar günü ve her Pazar saat 15.00′dan sonra da ücretsiz. Barselona Karta %20 indirim. Ulaşım için Hat 3, Liceu ve Hat 4, Jaume I metro istasyonları kullanılabilir. Daha detaylı bilgi museupicasso.bcn.cat internet sitesini inceleyebilirsiniz.

3.CASA MİLA (LA PEDRERA) : Diğer ünlü Gaudi eseri Kasım-Şubat döneminde 09.00-18.30; Mart-Ekim döneminde 09.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti 14 € ; Barselona Karta %20 indirim. Ulaşım, Hat 3 ve 5, Diagonal metro istasyonu. La Pedrera içinde Gaudi’nin esinlendiği doğal objelerin yer aldığı küçük bir müze var. Masklara benzeyen bacaları çok orijinal. Piton yılanı iskeletinden esinlenilmiş koridorları çok ilginç .Binanın hiçbir yerinde keskin köşe yok, deniz dalgalarından esinlenilmiş yapıyı terastan içeriye bakarken göreceksiniz. Ayrıca içeride, o dönemi ve Gaudi yi anlatan kaçırılmaması gereken küçük bir sunumda var, periyodik olarak tekrarlanan.

4.POBLE ESPANYOL (Spanish Village) :  İspanya’nın farklı yerlerinden mimari tarzlarda 117 yapıyı bünyesinde barındıran İspanyol Köyü Pazartesi 09.00-20.00; Salı, Çarşamba, Perşembe, Pazar 09.00-24.00; Cuma, Cumartesi 09.00-03.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti 9,50 €; Gece girişi 5,50 €; Barselona Karta %25 indirim; Öğrenci ve 65 yaş üstü 6,60 €; 4-12 yaş 5,60 €. Ulaşım, Hat 1 ve 3, Espanya metro istasyonu, Otobüs 50, 13, 55. Açık havada, daracık sokaklar arasında Endülüs tarafından, Kuzeyine farklı ev modellerinin yer aldığı Poble Espanyol içinde dolaşmak çok keyifli. Bazı evlerin içinde yer alan küçük hediyelik eşyalar satılıyor. Bu dükkanlardan birinde, Sangaria tadımı sırasında, bir Türk esnafla tanışmak ilginç bir tesadüftü bizim için.

5.PARK GUELL (Casa Museu Gaudi): Gaudi’nin yaptığı çok özel bir park ve La Sagrada Familia’ya geçene kadar yaşadığı ev Ekim-Mart döneminde 10.00-18.00; Nisan-Eylül döneminde 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Park çok güzel, biraz dinlenmek ve şehri tepeden izlemek için. Ancak Gaudi’nin yaşadığı evden ziyade, parkın girişinde, dışı mozaik kaplı masalsı evleri ziyaret etmek çok daha enteresan. Giriş ücreti 5,50 € ; Barselona Karta %15 indirim. 10 yaş altı ücretsiz. Ulaşım, Otobüs 24, 74, 92, 116.

6.CASA BATTLO  : Gaudi’nin ünlü eseri 09.00-21.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti 18,15 € (Sesli rehber dahil); Öğrenci 14,55 €; Barselona Karta %20 indirim. 7 yaş altı ücretsiz. Ulaşım, Hat 2, 3 ve 4, Passeig de Gràcia metro istasyonu, Otobüs 7, 16, 17, 22. Çatı katı bir ejderha figürünü andıran evi/müzeyi ziyaret için uzun kuyrukları göze alın ya da önceden randevu alarak ziyaret edin. Casa Battlo ‘nun yapımında Gaudi’nin esinlendiği ejderha ile mücadeleyi anlatan çizgi filme benzeyen masalsı sunumda oldukça ilginç. Ayrıca evin içinde, her katın eşit ışık alması için Gaudinin renk ve pencere ebatları ile uyguladığı farklılıklarda dikkat eçkiciydi.

7.BARCELONA FC MUSEUM AND CAMP NOU :  Dünyanın en büyük futbol mabetlerinden birisi olan Nou Camp 04 Nisan-09 Ekim döneminde 10.00-20.00; 10 Ekim-03 Nisan döneminde 10.00-18.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. İçeride soyunma odalarından şapele her yere girebiliyorsunuz. Anı için çok fazla bir şey almayın çıkarken, bizimkilerin yaptırdığı fotoğraf albümü dışında fcb baskılı plaj havlusunu oğluma ve onun bir dönünce Türkiye’den üçte biri fiyatına aldım, lisans onlarda olsa da fasoncular bizde…Giriş ücreti 22 €; 6-13 yaş arası 16,50 €; Barselona Karta %5 indirim. Ulaşım, Hat 5, Collblanc metro istasyonu. Daha detaylı bilgi için fcbbarcelona.com sitesini inceleyebilirsiniz.

8.MUSEU d’HİSTORİA de CATALUNYA : Eski liman bölgesindeki müze taş devrinden günümüze Katalunya tarihini nefis biçimde anlatıyor. Müze Salı-Cumartesi 10.00-19.00; Pazar 10.00-14.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Pazartesi günleri kapalı. Giriş ücreti 4 € ; Barselona Karta %30 indirim; 7 yaş altı çocuklar ücretsiz. Her ayın ilk Pazar günü ücretsiz. Ulaşım için Hat 4, Barceloneta metro istasyonu, Otobüs 14, 17, 19, 36, 39. Daha detaylı bilgi için en.mhcat.cat  sitesini inceleyebilirsiniz.

9.MUSEU NACİONAL d’ART de CATALUNYA :  Montjuic tepesindeki müze Salı – Cumartesi 10.00-19.00; Pazar 10.00-14.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Tepeye çıkan teleferik de gördük ama biz fırsat bulamadık teleferik turuna. Pazartesi günleri kapalı. Giriş ücreti 10 € ; Barselona Karta ücretsiz. 16 yaş altı ve 65 yaş üstü ücretsiz. Her ayın ilk Pazar günü ücretsiz. Ulaşım, Hat 1 ve 3, Espanya metro istasyonu, Otobüs 50, 13, 55. Müzenin önünde yer alan terastan Sihirli Havuz ve Espanya Meydanına kadar uzanan güzelliklerin keyfini çıkarın. Daha detaylı bilgi için mnac.cat sitesini inceleyebilirsiniz

10.FUNDACİO JOAN MİRO : Ünlü Katalan ressamın eserlerini görebileceğiniz müze Salı-Cumartesi 10.00-19.00; Perşembe 10.00-21.30; Pazar 10.00-14.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Pazartesi günleri kapalı. Giriş ücreti 10 € ; Barselona Karta %20 indirim. Ulaşım, Otobüs 50, 55, 193, Parallel Metro istasyonundan teleferik.

Barselona da çok fotoğraf var albümümde, ancak gideceklere süpriz olması için çok fazla eklemek istemedim, büyüsü bozulmasın…Son kare bizim Park Güell pozumuz…

parkguell2

 

]]>
0
admin <![CDATA[Doğum günü Kurabiyesi]]> http://www.bahardali.com/?p=6486 2015-06-05T13:19:19Z 2015-05-27T17:30:55Z DSC00734

Geçtiğimiz hafta Yemek Klübü üyemiz ve laboratuvardaki mesai arkadaşlarımızdan Zeynep’in oğlu yakışıklı, Kuzey’ in doğum günü vardı. Annesi Kuzey ve arkadaşları için yaş günü kurabiyeleri hazırlamış. Spider man ve minik arabaların hızlı sürücüsü Kuzey ‘de keyfini çıkarmış. Minik Kuzey ‘e sağlıklı, mutlu nice yeni yaşlar diliyorum.

Clipboard01

 

Daha önce yılbaşı kurabiyelerinde verdiğim tarifi, bu defa Zeynep’in tarif defterinde nişastalı versiyonu ile aşağıda bulabilirsiniz.

Malzemeler (50 adet civarında kurabiye için)

  • 2 orta boy yumurta
  • 2 su bardağı nişasta
  • 2 su bardağı pudra şekeri
  • 300 gr tereyağı
  • Yaklaşık 4 su bardağı un
  • 2 paket vanilya
  • 1/2 çay kaşığı karbonat

Yapılışı

Un , şeker ve erimiş yağı karıştırıyoruz. Ortasını açıp yumurtaları ardından, nişasta ve vanilyamızı ekliyoruz. İlk defa deneyenler için unun cinsine göre kıvamı ayarlamak adına 1 su bardağı unu koyup( yaklaşık 140 gr) kalanı yavaş yavaş eklerseniz, daha kolay yapabilirsiniz. Yuvarlak kalıp ile kesip altın sarısı olana kadar 170 derece fırında pişiriyoruz. Ardından aynı kalıpla şeker hamuru kesip istediğimiz sayı figürü ile yaşı üzerine bal ile yapıştırıyoruz. Harf figürlerini seri halde, şeridine geçirip isim yazdıktan sonra hava almaması için poşetleyip şirinlere sunuyoruz.

]]>
0
admin <![CDATA[Trileçe]]> http://www.bahardali.com/?p=6493 2015-06-05T14:15:51Z 2015-05-24T09:08:02Z  

DSC09744

Uzun zamandır bir araya gelemediğimiz dostlar için hazırlayacağım sofraya özel bir tatlı yapma arayışındaydım. Son dönemde bir çok restoran ve cafede popüler hale gelen, özel istekle sorulan, bizde Arnavut tatlısı olduğu bilinen  Trileçeyi yapmaya karar verdim. Yabancı bloglara baktığımda gördüm ki; tatlının orijinal ismi thres leches cake, yani üç sütlü kek. Bahsi geçen bu üç süt evaporated milk, yani suyu buharlaştırılarak koyulaştırılmış süt, sweetened condensed milk, yani şekerle kaynatılarak koyulaştırılmış süt ve heavy cream yani bizdeki krema. Amerika ve Avrupa’ da da bilinen bir tatlı, İngilizce olarak “thres leches cake” şeklinde arama motorunuza taratırsanız pek çok yabancı sitede göreceksiniz farklı versiyonlarını.

Önce bir kaç farklı mekanda tadına baktım. Denediğim Trileçelerin herbiri farklı bir yorum ve küçük olsa da lezzeti değiştiren farklı katkılarla hazırlanmıştı. İrmiklisi, irmiksizi, ara dolgusu krem şantilisi, klasik süt kremalısı gibi versiyonlarını gördüm. Farklı versiyonlarla, bir çok blogda çok sayıda tarif vardı. Ancak hem ilk deneme hem de özel bir davete hazırlık söz konusu olunca telefon jokeri ile yaptıklarını benim gibi web ortamında paylaşmasa da tarifleriyle bana çok katkısı olan ve eline su dökemeyeceğim hamarat ablama bağlanıp, denenmiş, denemeler sonrası revize edilmiş tarife beş dakika da ulaşıverdim. Başta kendimin ve kızkardeşi- ablası olan tüm arkadaşların şanslı olduğunu düşünüyorum. Olmayanlar ise dert etmesin bahardalı her zaman paylaşımları ile destek, sadece bir tık ..

Dostlar bir araya geldi, süpriz konuk grubun gençlerinin ilkokul öğretmeniydi. Benim için süpriz ise İtalyada iş seyahatindeyim, teklif için teşekkürler yazan canım arkadaşımın tek kelimelik teşekkürüne bakarak gelemeyeceğini düşünürken çalan kapı ile kucaklaşmamız oldu. Bize Verona’dan gece boyunca ne amaçla kullanalım esprileriyle geyik yaptığımız hediye çanlar getirmişti. Sofraya davet için çanı çaldıktan sonra, Trileçe ile ilgili ilk yorumlar müthiş . Tarifin detaylarını aktardım sizinle paylaştığım gibi. Keyifli dost sofralarına tavsiye ediyorum ….

Malzemeler-Keki için

  • 5 yumurta
  • 10 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 su bardağı ayçiçek yağı
  • 10 yemek kaşığı un
  • 1 paket kabartma tozu ve 1 paket vanilya
  • 5 silme yemek kaşığı irmik

Sütlü şerbeti için;

  • 4 su bardağı süt
  • 1 kutu süt kreması
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı süt tozu-tepeleme

Karameli için;

  • 10 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 paket süt kreması

 Yapılışı

  • Derin kek çırpma kabında, yumurta akları ve toz şekeri mikserle iyice, köpürene kadar çırpıyoruz.  Diğer kaba yumurta sarıları, sıvı yağ ve un hariç diğer katı malzemeleri kademeli olarak, eleyerek ekliyoruz. İki karışımı karıştırıp, un ekledikten sonra spatula ile yada düşük devirde mikser ile kısa süre daha karıştıyoruz. Orta boy dikdörtgen borcamı  sonradan çıkarmaya kolaylık olacak kadar incecik yağ ve un tabakası ile kaplıyoruz . 175 derece fırında kekimizi pişiriyoruz.
  • Sütlü şerbetini, küçük tencerede hazırlıyoruz. Şekerli sütü eritip, karışımdan su bardağına aldıktan sonra süt tozunu içinde eriterek karışıma tekrar ilave ediyoruz. Son olarak süt kremasını ekledikten sonra elde ettiğimiz karışımı ılınmaya bırakıyoruz.
  • Fırından çıkardığımız ılık kekin üzerine ılık sütlü şerbeti döküp, buzdolabında en az 3-4 saat, hatta bir gece bekletip iyice çekmesi için bekliyoruz.
  • Karamel yapımı için teflon yada seramik tavaya şeker ve hemen ardından tereyağını koyup, şekerin renginin s.kahve rengine dönene kadar aralıklı karıştırıyoruz. Cezveye süt kremasını koyup, şekerle aynı sıcaklığa gelene kadar ısıtıyoruz. Ardından süt kremasını kademeli olarak karamelize olmuş şekere ekliyoruz. Bu aşamada şekerde yer yer topaklar olabilir, karıştırdıkça açılıyor, endişelenmeden karıştırmaya devam ediyoruz. Baldan sıvı ayrandan koyu kıvama geldiğinde altını kapatıyoruz. Durdukça da biraz koyulaşıyor. Soğuduktan sonra kekin üzerine döküyoruz. Buzdolabına koyup, biraz daha katılaşması için bekletiyoruz. Bir kaç saat beklettiğimiz soğuk Trileçe tatlımızı kare dilimler halinde servis yapıyoruz.
]]>
0
admin <![CDATA[Kandil Simidi]]> http://www.bahardali.com/?p=6467 2015-05-16T20:27:41Z 2015-05-16T20:06:45Z simid

Çalışma temposu ve koşturmaca içinde küçük kahve/çay molaları ve hep birlikte yenilen atıştırmalıklar, keyifli molalar oluyor özellikle de özel günlerde…. Cuma günü laboratuvar ekibimizden Pınar’ın ikramı kandil simidini yerken ilk ısırık da,  vakit bulup kendisinin yapma ihtimalini düşünmeksizin, damakta kalan tadına da bakarak Kandil simidinin hazır olduğunu düşünmüştüm.

Hafta için, yoğun mesai saatlerine rağmen, aktardan mahlebini alıp, kandile yetiştiren hamarat arkadaşımız, hem laboratuvarımızın dikkatli , titiz çalışanlarından hem de yemek grubumuzun aktif ve hamarat üyelerinden. Bu güzel tadı sizde hazırlayıp sevdiklerinizle paylaşmak isterseniz, Pınar’ın Kandil simidi tarifini aşağıda bulabilirsiniz. Pınar’a tarifi ve Kandil günü paylaşımı için tekrar teşekkürler, muradının kabul olmasını dileğiyle…Hepinizin geçmiş Kandili mübarek olsun.

Malzemeler 

  • 2 yumurta (sarısı ve beyazı ayrılır )
  • 1 paket margarin
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı mahlep (aktardan alabilirsiniz)
  • 2 yemek kaşığı sirke
  • 1 su bardağından bir parmak az yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 tatlı kaşığı seker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Susam, aldığı kadar un

 Yapılışı

  • Un kabartma tozu hariç diğer malzemeler karıştırılır. Yumurtaların sarısı hamurun içine, beyazı üzerine kullanılır. Daha sonra un ve kabartma tozu ilave edilir
  •  Simit seklini verip önce yumurta akına sonra susama batırılır. 170 derce fırında altın sarısı renge dönene kadar pişirilir.
]]>
0
admin <![CDATA[Mantı Yapımı- Mantı Atölyemiz]]> http://www.bahardali.com/?p=6449 2015-05-09T21:41:23Z 2015-05-09T20:50:18Z mantiatolyesi

Uzun zamandır planladığımız Mantı Atölyemizi Tarihi Cumalıkızık köyünde gerçekleştirdik. Grubumuzun hamarat hanımları ile keyifli bir gün geçirdik.

Clipboard11

Çardaklı Konakta yaptığımız etkinlikte, konağın sahibi Melahat hn’ ın bize ayırdığı, üst katında yer alan yeniden dekore edilmiş odada başladık hamurumuzu yoğurmaya. Oldukça büyük olan evin otantik odaları , çiçekler arasındaki bahçesi , bahçedeki minik kuş yuvaları ve yöresel yemekleri ile hafta sonu tarihi köyde vakit geçirmek için keyifli bir mekan.

Yöresel yemekleri, yapıldığı yerde hazırlamak ayrı bir keyifti. Kılavuzumuz konakta çalışan hamarat ve hızlı Meryem ablanın engin tecrübesinden de faydalandık, grubumuzun hamarat, hızlı, proaktif ve birbirinden güzel üyeleri ile.

Nasıl yaptık kısmına gelince bizim göz kararı yaptıklarımızı, daha küçük bir gruba uyarlanmış halini detaylarıyla aşağıda bulabilirsiniz.

Malzemeler (6-8 kişilik)

  • 2 su bardağı süt -su da kullanılabilir ancak sütlü daha güzel oluyor
  • 2 adet yumurta
  • Yaklaşık 1 kg un (
  • 1 Yemek Kaşığı Tuz
  • Yapışmaması için 1/2 çay bardağı sıvıyağ

İç Harcı için

  • 350 gr yağsız, çift çekilmiş dana kıyma
  • 2 adet soğan
  • Tuz, Karabiber

Üzeri için

  • Yoğurt, Sarımsak, Tereyağı , Salça ve Tuz

Yapılışı

  • Unumuzu eleyip, derin bir kabın içine ortasını açtıktan sonra yumurtaları kırarak ekliyoruz. Kademeli olarak süt ilave edip kulak memesinden sert hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. Kıvamına göre un ilavesi gerekebilir.
  • Hamurumuzun üstünü örtüp dinlendirirken, iç harcını hazırlıyoruz. Soğanı rendeleyip, suyunu süzdükten sonra kıyma ile yoğuruyoruz. Tuz ve karabiber ekliyoruz.
  • Hamurumuzdan mandalina büyüklüğünde bezeler koparıp, oklava ile, hamuru sürekli çevirerek dairesel olarak büyütüyoruz. Tabak büyüklüğüne geldiğinde oklava üzerine dolalı iken biraz daha açıp kendimizden uzak yöne itiyoruz. İlk defa deneyecekler yumurta büyüklüğünde parçaları tabak kadar açıp, büyütme kısmını kolaylaştırabilir.
  • Hamurumuzu oklava yardımı ile yatay ve dikey olarak kesip kare parçalara bölüyoruz. Her parçaya elimizde küçük toplar oluşturduğumuz kıymaları yerleştirip, kapatmaya başlıyoruz. Kapatırken karşılıklı uçları birleştirip bohça şekli veriyoruz. Bu aşamada yine yeni başlayanlar üçgen şeklinde kapatabilir. Yada daha pratik olarak yatay şeritleri kesmeden kıymayı ince çizgi şeklinde koyup, üzerini kapadıktan sonra keserek de şeridimizi parçalara ayırabiliriz.
  • İçerisie tuz ve sıvıyağ eklediğimiz kaynayan suda mantılarımızı pişiriyoruz. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve salçalı tereyağı döküyoruz. Son darbe sumak, nane ilave edip sıcak sıcak afiyetle yiyiyoruz.

 

]]>
0