Foça | BaharDALI
Haz 8, 2012 - Seyahatname    Yorum Yok

Foça

Ege denizinin berrak ve soğuk sularında yüzüp, sakin bir tatil geçirmek üzere çıktık yola.

Yeni gezi anıları biriktirmek için bir ilki gerçekleştirip,  Çanakkale-İzmir yolunda İzmir e gelmeden yaklaşık 40 km. önce, Foça ayrımına saptık. Sahile doğru 30 km kadar gittikten sonra ulaştık Foça’ya…Çanakkale yönünden İzmir yönüne inerken girdiğimiz ayrımda, eski Foça’nın güneybatısında yer alan yeni Foça karşıladı bizi.

Foça (Phokaia) ismini çevresindeki adalarda yaşayan foklardan almış. Bu küçük şirin sahil kasabası içinde heykellerini gördüğümüz Fok balıklarının biriyle bile tanışmış olamamızın sebebinin, daha çok Siren Kayalıkları ve Orak adası civarında yaşamalarından olduğunu öğrendik, yaşlı bir balıkçıdan…

 

Phokaialılar için  Heredot “onlar kentlerini, bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimde kurdular…” demiş. Heredot ‘ un dikkatini çeken bu güzel iklime, 1600 lü yıllarda, Kale Burnunda “Dış Kale ya da Ceneviz Kalesi” diye anılan kaleye,  Osmanlılar imza atmışlar, zamanında ellerinde olan bölgeyi korumak için.

Daracık sokakları , taş evleri arasından sahile indiğinizde, sahil boyunca bir sürü küçük şirin balık restoranları var. Hatta merkezde bir de büyük bir balık hali var. Fotoğraflarını çekip, görüntülerine baktıktan sonra sıra tadına bakmaya geldi. Sahildeki küçük bir restoranda, nefis bir balığın yanında turpotu, ısırganotu, ebegümeci gibi zeytinyağlılar ve çorba olarak da balık çorbası eklenince deniz kenarındaki sofra, tam bir ziyafet oldu….

Foça küçük ve şirin bir sahil kasabası, çok yıldızlı, aqua parklı otellerin yerine, şık butik oteller yada küçük şirin pansiyonlar var kalınabilecek. Akşam saatleri daha önceden, internet  de sörf yaparken seçtiğimiz otele yerleşip, ertesi gün deniz ve güneşin tadına bakmak üzere uykuya daldık. Güneşin ısıtan ışınları, denizden gelen iyot esintisiyle  uyanıp, zeytin ve incir ağaçları altında yaptığımız kahvaltı sonrası, kendimizi sahile attık. İngiliz turistlerin arasından sıyrılıp, ilk bulduğumuz şezlonglara yayılırken, onları görünce, kendi kendimize hayıflandık, bunca zaman ve bu kadar yakınken daha önce keşfetmemiş olmamıza. Güneşe onlar kadar aç olmayışımızdan mı, suya olan aşkımızın daha büyük olmasından mıdır bilmiyorum, henüz güneş denizi ve bizi çok fazla ısıtmadan attık kendimizi, Ege ‘nin mavi sularına….

Denizin içi, girişte ufak tefek taşlar olsa da berrak ve tertemiz . Yorumlarımız bir yana fotoğraftan da görebileceğiniz gibi kaldığımız koy zaten, otoritelerin elinden, Mavi bayrağı kapmış çoktan.

Deniz böyle güzel olunca, uzanıp saatlerce güneşlenmek yada sahilde saatlerce kitap okumak arzusu , saatlerce yüzme hevesine ağır bastı ve bu kısa tatilin büyük kısmı, Foça ‘ nın mavi sularında yüzerek geçti…Yanımda getirdiğim kitabımda, Foça turu yapmış oldu : ))



YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.