Heidelberg | BaharDALI
Eyl 23, 2016 - Seyahatname    Yorum Yok

Heidelberg

3hdbrg

Ren Nehrinin az ötesinde, Neckar nehrinin çevresinde, yemyeşil doğası, tarihi yapıları ile doğal dokusunu kaybetmemiş Almanya’nın masalsı şehirlerinden biri Heidelberg. Almanların soğukluğundan yada Almanya’nın soğukluğundan ülke olarak turistik anlamda çok tercih edilmese de, tercih edenlerce Köln, Berlin, Hamburg ve Frankfurt ilk sıralarda yer alsa da aslında Brugge e rakip olacak kadar özel Heidelberg bizim için Frankfurt’ u Köln’ ü sollayıp liste başı oldu gördüğümüz Alman şehirleri arasında. Hatta o kadar ki Eski şehir bölgesinde kendimizi bir masalın içinde hissettik ve tekrar gelmeyi diledik.

Frankfurt’ta Terminal 1 den hızlı tren ile yaptığımız tek aktarmalı 45 dakikalık yolculuk sonunda ulaştık her yanı tarih kokan bu özel şehire. Heidelberg Tren İstasyonu şehrin biraz batısında kalıyor. İstasyonun hemen yanındaki Turist Info Noktası ilk uğranılacak yer. Burada şehirle ilgili turist gezi için her türlü bilgi ve detayı öğrendikten sonra kendimize uygun ulaşım şeklini ve rotayı seçtik. Bizim için tarihi olan Old city kısmı öncelikliydi, bu kısımda yürüyüş turları, gezi otobüsleri, segway turları ve 33 numaralı otobüsler ile bölgeye ulaşım gibi farklı seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz. Önceden plan yapmak isteyenler; tourism-heidelberg.com sitesini ziyaret edebilirler. Biz tren istasyonu karşısında durağı olan 33 numaralı otobüsü tercih edip,  kaleye çıkış için finiküler durağına ulaştık, yukarıda kale turu sonrası hemen aşağısında eski şehir bölgesi Bismarck Platz çevresini ve Neckar Nehri kıyısında yürüyüş turu yapmayı planladık.

Yeni bölge Galleria, Saturn gibi büyük mağaza ve avm ler yer alıyor. Şehrin en can alıcı yerleri Bismarck Platz – Philosophenweg – Schloss Heidelberg üçgenine doğru giderken yeni bölgeyi aracın içinden görmek alışveriş planımızda olmadığı için yeterli oldu bizim için. İsteyenler Galleria durağında inerek bu bölgeye de zaman ayırabilirler.

Dağın eteğine kurulmuş Heidelberg Kalesi, Molkenkur ve  Königstuhl’a çıkaracak olan tarihi tramvaylara Heidelberg Bergbahn’ dan binebilirsiniz. Tercih ettiğimiz 33 numaralı otobüsle, Bergbahn (Tercümesi:Dağ Treni ) bizdeki tam karşılığı Füniküler için tam önündeki durakta indik. Çıkmak istediğiniz yüksekliğe göre değişik fiyatlı biletlerden birini seçebiliyorsunuz. Heidelberg Kalesi, Molkenkur arası çoklu bilet (UNTERE BAHN TICKET ya da SCHLOSSTICKET) , Molkenkur Oteli ve Königstuhl (OBEREBAHN TICKET) arası ve hepsi için ayrıca bir bilet (GESAMTBAHN TICKET) var. Füniküler’in ilk yapım ve kullanılma tarihi 1890 yılı. (kynk Heidelberg Bergbahn Resmi Internet Sitesi) Bu yıllarda füniküler sadece Molkenkur hoteline kadar çalışıyormuş. Biniş öncesi bu bilgiler bekleme alanında yer alan panoda da bulunuyor. Bekleme denince gözünüz korkmasın Eyfel önü gibi bir kalabalıkla karşılamamıza rağmen on dakika da bindik tarihi dağ trenine. Sıra hızlı ilerliyor.

1hdbrg

Panoda ve web sitesinde de yer alan bilgilere göre; 1907 yılında Kornmarktplatz-Molkenkur Hoteli arasındaki bu mesafe Königstuhl’a kadar uzatılmış. 1,5. kilometre mesafeye ulaşan bu füniküler halen Almanya Tarihi’nde en uzun fünikülerden biri imiş. 1907 haricinde 1961, 1997, 2002 ve 2005 yıllarında füniküler hattı yenilenmiş ve modernleştirilerek günümüze ulaşmıştır. Königstuhl’a çıkmak biraz daha uzun sürdüğü için biz sadece Sclossticket alıyoruz. Bu biletle aşağıda görünen Karl Theoder Köprüsü ve Neckar Nehri manzarası eşliğinde yemyeşil doğanın, ormanın içinden yukarı çıkıp hem de kaleye ve kale içindeki müzelere ücretsiz olarak girebildik. Yukarı çıkan iki duraktan ilkinde inince direkt kale ve çevresini dolaşabiliyorsunuz.

Heidelberg Kalesi ya da diğer adıyla Heidelberg Sarayı 13. Yüzyıldan kalma kırmızı kum taşları kullanılarak yapılmış .Kale’nin bazı bölümleri yıkılmış, bazı bölümleri de restore edilmeye çalışılıyor. Tepeden kuşbakışı şehrin en güzel manzaralarını yakalayabileceğiniz muhteşem bir yapı burası. Kalenin girişinde görkemli bir saat bulunuyor. Kalenin avlusu ise oldukça ilgi çekici, avlu içinde Apfelstrudel yiyebileceğiniz avluyu ve kale içi ihtişamını seyredebileceğiniz bir kafede yer alıyor. Kale içerisinde 1957 yılından günümüze uzanan Deutsches Apotheke Museum yani Alman Eczane Müzesi yer alıyor. Geçmişten günümüze tedavi yöntemleri, bitkisel ilaçlar ve bu ilaçların yapıldığı yöntemler ve kullanılan bazı hammaddeler sergileniyor. Üst katında bir de hediyelik eşya satış alanı da var. Yine kale içerisinde ayrıca biri çok büyük biri de diğerine nazaran daha ufak iki adet Şarap Fıçısı yer alıyor. Devasal boyutlarda fıçılar, üstünde fotoğraf çekimine uygun seyir terası dahi var.

Kaleden çıktıktan sonra yine fünikülerle aşağıya inip Kornmarktplatz’a ulaşıyoruz. Bu meydanda bir Herkül heykeli ve meydan boyunca kafeler, hediyelik eşya dükkanları bulunuyor. Heidelberg ile ilgili hatıralarınızı buralardan alabilirsiniz ama biz aşağı inmeden kale çıkışı sağ tarafta yer alan dükkandan almayı tercih ettik, başlangıçta Türk olduğunu fark etmediğimiz sonradan bize Türkçe indirimi yapan şirin ve esprili dükkan sahibinden.

2hdbrg

Bismarck Platz’a indiğimizde Hauptstrasse’ye (Ana Cadde) yöneldik. Bu cadde tüm Altstadt’ı (Eski şehir) ortadan bölen uzun ve renkli bir cadde. Yaya trafiğine kapalı , tarihi ve kutu gibi üçgen çatılı renkli evleri, evlerin balkonlarından sarkan rengarenk butik dükkanları, şirin kafeleri, kahve kokuları ve çevreyi keşfetmeye çalışan bol bol turistleriyle sizi bekleyen bir cadde burası. Her yanda ayrı bir detayın güzelliğini keşfetmeye çalışırken masal diyarında gibi hissediyoruz kendimizi.

Heidelberg Eski Şehri (Heidelberg Altstadt) Almanya’nın en güzel korunmuş ve savaşlardan fazla zarar görmemiş eski şehirlerinden bir tanesi. 2. Dünya Savaşı’nda Heidelberg’in , Amerikalılar tarafından da üs olarak da kullanıldığı söyleniyor.

Cadde boyunca yürüdüğünüzde Barok dönemi tarzı ve Gotik mimarisi dikkatinizi çekecek, bu mimarinin göze batan eserleri arasında biz zaman ayırıp giremesek de Kupfälzisches Museum (Heidelberg Sanat Müzesi ) ve Heiligegeistkirche (Kutsal Ruh Kilisesi) şehrin simgesinden .

Şehir tarihi ve değişmeyen dokusu kadar bilime verdiği önem ve döneminin ilklerinden Heidelberg Üniversite’si ile de anılıyor. 1386 yılında kurulmuş. Daha sonraki yıllarda savaşlar ve gelişim süreçlerinden sonra Heidelberg Üniversitesi tüm şehire yayılmış, şehrin farklı yerlerinde. Üniversite zamanında Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve Jürgen Habermas gibi aydın ve düşünürlere ev sahipliği yapmış, tıp felsefe ve hukuk alanında dünyanın en köklü üniversitelerinden biri olmuş. Bu nedenle de şehirde çok sayıda dünyanın dört bir yanından gelmiş öğrenci de bulunuyormuş.

Neckar Nehri kıyısından Karl Theodor Brücke’ye ulaşıyoruz. Karl-Theodor Köprüsü’nün (Alte Brücke) girişte iki kulesi var. Bunlara Schuldtürme deniyor. Çok önceleri burada bulunan ahşap köprü savaşta ve kötü havalarda zarar görünce yerine 1786 ve 1788 yılları arasında taş köprü yapılmış . Ancak II. Dünya Savaşı’nın sonralarında Alman askerleri Neckar’ın üstündeki tüm köprüleri, bu eski köprü de dahil olmak üzere şehrin iki yakasındaki ulaşımı engellemek amacıyla yıkmışlar. Savaş bittikten hemen sonra ise şehir halkı kendi çabalarıyla köprüyü yeniden inşa etmiş ve 1947’de açılışı yapmışlar

Köprüden devam edildiğinde hemen Filozoflar Yolu (Philosophenweg) için bu yola ulaşmanızı sağlayacak Schlange-Weg (Yılan Yolu) denilen patikaya ulaşılıyormuş ancak biz vakit sınırlı olduğu için denemedik. 17.-18.yy’a kadar başka bir isimle anılan bu yol, üniversitenin profesörleri ve filozoflarının burayı güzel bulmalarından ve burada, Neckar kıyısında, yol boyunca yürüyüp, düşünüp, konuşmalar yapmalarından sonra Filozoflar Yolu olarak anılmış.

Selamlar ilgiyle okuyan tüm okuyucularıma ve plan yapanlara bolca gezmeler!

Heidelberg ‘in olmazsa olmazları;

– Tren istasyonu çıkışı Turist Info’ya uğrayarak plan yapmalı

– Neckar Nehri Kıyısı’nda yürümeli

– Kornmarktplatz’da ya da Hauptstrasse ,Altstadt’ı ara sokakları ile keşfetmeli.

– Alman pastaları, cheesecake, Apfelstrudel gibi lezzetlerden birini tatmalı, hediyelik eşya almalı

– Karl Theodor Köprüsü’nde keyifle manzaranın tadını müzik eşliğinde çıkarmalı .

– Heidelberg Kalesine Bergbahn (Dağ Treni ) ile çıkıp kale içinin ve ardından müthiş manzaranın tadını çıkarmalı.

Uzun zamanı olanlar nehir de tekne turu da yapabilir. Bu romantik ve mistik şehir günübirlik tur için gelinebileceği gibi ; balayı çiftleri, romantik geziler ve masalsı tatillerde konaklama için de değerlendirilebilir.



YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.