Şub 2, 2012 - Salatalar ve Mezeler    Yorum Yok

Bulgur Köfteli Mantı

Lif içeriği zengin, folik asit içeren, kan şekerini dalgalandırmayan, üstelik her şekli ayrı lezzetli bulgurla, yaptığım yeni bir tarifi ekledim. Biz bulgurla yapılan her yemeği çok seviyoruz; İçli köfte, Kısır, Ciğer Köftesi bunlardan sadece bir kaçı. Aslında bu hali, Fellah köftesini andırıyor.

Devamını Oku »

Oca 28, 2012 - Baharlopedi    Yorum Yok

Yoğurt yapmanın püf noktaları

Taze süt alabilmek için, çocukluğumuzda pazar günleri mahalleye gelen küçük kamyonetin arkasında kuyrukta beklerdik. Sütçü, güğümleri sıralar, geç gelen biten-giden kamyonete bakakalırdı. Biz hep kuyruğun başında bekler, kabımızı doldurmadan eve dönmezdik.  Eve dönünce, sütün bir kısmı içmeye, bir kısmı yoğurda, bir kısmı da  sütlaç yada muhallebi gibi sütlü tatlıların yapımına ayrılırdı. Şimdi taze süt alınca, evde o günlerin, annemin pişirdiği sütlacın kokusunu alıyorum.

Devamını Oku »

Kağıt Kebabı

Braising (breyzing olarak okunuyor)  tekniği ile pişirme,  iki aşamalı pişirme metodunun kombinasyonu aslında. Bizim mutfağımızda da, özellikle Osmanlı döneminden günümüze taşınan yemeklerimizde teknik olarak adı konmamış olsa da pek çok örneği var. Atalarımız çok önce keşfetmişler aslında. Örneğin kuzu kapama yada kağıt kebabı bunlardan bir kaçı. Çift aşamalı pişirme sonucu etin tadı tek kademede pişirmeye göre çok farklı, yumuşacık ve ağızda dağılıyor. Klasik lokumla-çifte kavrulmuş lokumun arasındaki fark gibi …

Devamını Oku »

Antep Fıstıklı İrmik Tatlısı

Küçüklüğümden beri çok severim antep fıstığını. Babam bir seyahat sonrası Konya’dan dönerken 10 kiloluk bir ambalaj getirip, kiler dolabımız almayınca salonda bir köşeye koymuştu ve bir hafta sonra yarıya indiğini görünce gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Ben bizim evin küçük faresi olmuştum o günlerde. Çerez olarak verdiği keyfin ötesinde neyin içine eklense lezzetini zirveye çıkaran müthiş tadı. Fıstıklı dürüm, Bitinya kebabı, Fukara Keşkülü şimdi de son favorim Fıstıklı İrmik tatlısı.

Devamını Oku »

Sahanaki

Kış akşamları bir telaşla geçip gidiyor. Günlük rutine kaptırıp, çapucak hazırlanan sofralar, çapucak yutulan lokmalar….Erken çöken karanlık sanki kovalıyor bizi…..Alışkanlık hep bir an önce bitirmekten yana. Ne çok özlüyorum yaz akşamlarını…..Gün ışığında kurulan sofra, yemek sonrası keyif çayları, meyveler, dondurmalar derken gece yarısına dek masa başında balkon sefası, bir köşede hercai menekşe yanında yasemin kokusu …..

Tüm bunların yanına bir de Ege’deysek üzerine katmeri deniz ve manzara tadı…. Değmeyin keyfimize. Nasıl canım çekti şimdi anlatamam:)) Hangi köşesi olursa olsun razıyım ama illa ki Ege olsun…kalbimin Ege ‘de kalana parçasına …nabzımı en çok yükselten de Bozcaada yada Alaçatı…

Devamını Oku »

Balık Bileke

Bu akşam menümüzde Balık bileke vardı. Balık Bileke Sinop yöresinin yemeklerinden. Bileke yapmak için, ilk aşama Palamut Lakerdayı hazırlamakla başlıyor. Lakerda nedir diye merak edenler için, kısaca Palamut yada Torik balığının tuzlanması ile elde edilen aynı zamanda tek başına  meze olarak da yenilebilen bir tür salamura balık olarak tanımlanabilir.

Lakerdanın keşfine gelince, rivayete göre İspanyol Musevi bir balıkçının keşfettiği söylenir. Balıkçı İspanya da küçük bir sahil kasabasında yaşayan fakir birisiymiş. O dönemde, Musevilerce kutsal olduğu düşünülen ve dinen çalışmanın yasak olduğu bir günde balığa çıkar.

Devamını Oku »

Oca 1, 2012 - Sinema    Yorum Yok

Uluslararası / İnternational

Sallinger (Clive Owen) adli bir Interpol ajanı, Manhattan Savci Yardimcisi (Naomi Watts) ile birlikte, kirli isler ceviren ve tüm dunyada çapında karışık işlerin merkezi olan bir bankanın pesine duşerler. Bu banka öylesine güçlü ve karanlık işler peşindedir ki, olaylar Milano ‘da lider bir siyasetçiye düzenlenen suikast ile başlar. Sallinger ve Naomi için, bu amaca ulaşırken ilk aşama  suikastçiyi bulmaktır.

Devamını Oku »

Yılbaşı Pastası – Kuru Fasulyeli Pasta

Bir yılı geride bırakırken hayatımızı dolduran anılar derinlerden çıkıverir, uzaklardaki parçaları gösterir, alıp çekiverir, giden 365 koca günün içine. Geriye dönüp topladığımız hasadı, döktüğümüz alın terini, tarlamızı sürerken yaşadığımız tüm zorlukları hatırlatır bize. Yaşamımızın ekranından seyrettiğimiz filmlerin kısa versiyonlarını tekrar izlettirir.  Nesnel olarak yaptığımız tüm başarılar, altına imza attıklarımız, sahip olduklarımız ve katettiğimiz yolların hazzını yaşatır bize…Hayal kırıklıkları yada mutsuz anlardan bahsetmiyorum, çünkü beynimiz öyle enteresan çalışıyor ki hard diskte yer alan bozuk sektörler gibi geçen zaman içinde siliveriyor o alanları. Ya da sadece izi kalıyor. Her şeyden öte sürekli devam eden ve yeni yıllara aktarılan ise arkadaşlıklar, dostluklar ve bu kavramları baki kılan yüreğimizdeki sevgi ve aşk aslında. Sevgi yada aşk, deyince onların da ne kadar nesnel yönü olsa da temel de öznel kavramlar. Yani sevdiğimiz insanların bize yakıştırdığı kimlik ile bizim kendi aynamızda gördüğümüz görüntü çakıştığında, karşılıklı ve güçlü bir bağ, iki yürek arasında akıp giden.

Devamını Oku »

Oca 1, 2012 - Sinema    4 Yorum

Görevimiz Tehlike 4 / Mission Impossible 4 (Ghost Protocol)

Tom Cruise in başrolde ajan Ethan Hunt olarak oynadığı filmde, Simon Pegg, Jeremy Renner gibi tecrübeli isimler oynuyor. Filmin yönetmeni Brad Bird. Olaylar Budapeşte sokaklarında bir kovalamaca ile başlarken, perde Kremlin in arşivinden ajan Ethan ‘a verilen bilgi çalma görevi ile devam ediyor.Kremlin’ e başarı ile sızmayı başaran Ethan ve ekibi, bir süprizle karşılaşıp Kremlin’i bombalayan terörist bir grup durumuna düşüyor. Devamını Oku »

Ara 25, 2011 - Sinema    Yorum Yok

Sherlock Holmes 2

Kılıktan kılığa girip iz peşinde koşan Holmes, yeni macerasında evlenip balayı hayalleri kuran Watson ı da macerasının içine sürüklüyor. Nikah öncesi, aralarında geçen evliliğe dair diyalog süper…Watsonla Holmes epey zıt kutuplarda…Evlenmeyi düşünen bekarlara bu kısmımda Holmes un söylediklerine kulaklarını tıkamalı:)) Watson evlenmekten vazgeçmiyor, Holmes de Watson dan vazgeçmiyor…  ve ayrılmaz ikili bu mücadeleyi de sonuna dek omuz omuza yapıyor . Hatta final yakın sahnelerde göreceksiniz yeni gelinde ekibe dahil oluyor…Holmes un iç güdüleri sayesinde her dövüşü ve arbedeyi kazanıyorlar. Bu kez mücadele çok büyüyor, silah deposunu kuran

Devamını Oku »

Ara 25, 2011 - Sinema    Yorum Yok

Julie &Julia

Julie & Julia (2009) yapımı Amerikan komedi-drama tarzında bir film. Bu güzel filmde Merly Streep ve Amy Adams ın oyuncuğuna da diyecek yok doğrusu, ikisi de çok başarılılar. İki gerçek hayat hikayesinden yola çıkan film, farklı zaman dilimlerinde yaşayan ve benzer mücadeleler vermiş iki kadının hikayesini anlatıyor. Julie, ikinci dünya savaşı sırasında 1948 yılında eşiyle Sri Lanka’ da tanışıp kendini Paris ‘te buluverir. Julie, hiç yemek yapmayı bilmez iken yemek yapmaya başlayıp Fransa’da ve dünyada sayılı yemek okullarından biri olan Le Cordon Bleu ‘da aldığı özel eğitimle bu konuda tam anlamıyla uzmanlaşır. Ev yemekleriyle başlayan ve ardından uzman bir şef ahçı kadar bu işi iyi öğrenen Julie yaptığı yemekleri bir kitaba yazmaya başlar. Yazdığı bu kitap mükemmeliyetçi anlayışı ile tam on yılını alacaktır. Kitabını takiben televizyonda bilinen ilk yemek programının çekimlerine de başlar.

 

Devamını Oku »

Ara 20, 2011 - İçecekler    2 Yorum

Sihirli İçecek Kefir

Kefir Orta Asya’da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler tarafından yüzyıllar önce bulunmuş. Sütten biraz daha koyu, ayrana benzer bir tadı olan müthiş faydalı bir içecek. Orta Asya Türkçesinde ve Arapça’da keyif veren, çoşturan anlamında ‘’keyf’’ veya köpük anlamında ‘’kef’’sözcüklerinden türediği söyleniyor.

İlk denememde süpermarketten aldığım pastörize kefirin tadına alışamayıp, kefir içmeye devam etmemiştim. Geçenlerde bir arkadaşımın getirdiği küçük şirin karnıbahar tanesi şeklindeki kefir mayası her şeyi değiştirdi. Ayrana benzer tadı ile her gün kefiyle içtiğim, vazgeçilmez içeceğim oluverdi…Bunca zaman bu kadar şifalı olan kefir mayasını aramadığım için kendi kendime hayıflandım doğrusu.

Hastalıklara şifa olması nedeniyle kefir zamanında ‘’ Peygamber danesi, peygamber darısı‘’ gibi isimlerle de anılmış. Mide bağırsak hastalıkları, metabolik hastalıklar, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve alerji gibi hastalıklara şifa .Ayrıca tümör oluşumunu engelleyici, sinir sistemini rahatlatıcı, cilte yararlı ve kolesterolü düşürücü etkileri de tespit edilmiş. Kefir ilk olarak Rusya’da, daha sonra Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’da besleyici ve tedavi edici olarak tüketilmeye başlanmış.

Kefir Kafkasya’da kefir tanesi ile yapılmış. Keçi, sığır tulumu veya işkembesi içine konan taze süt, burada kefir tanesindeki mikroorganizmaların etkisiyle pıhtılaştırılmış. Tulum yazın evin dışında, kışın ise içinde bırakılır, buradan fermente süt alınır ve içilir; tulumun içine tekrar taze süt katılırmış ( Weis ve Burgbacher,1986 ).

Faydalarına dair okuduklarım:

Kanser oluşumu üzerine etkisi; Kefir tanesinde bulunan suda eriyen polisakkaritlerin oral yolla alınmaları sonucu tümör gelişimini yavaşlattığı tespit edilmiş. İlk defa Shiomi adlı araştırmacı kefir tanesinden izole edilen suda eriyen polisakkaritlerin (molekül ağırlığı 1 000 000 Da) tümör oluşumunu engelleyici etkisinin olduğu tespit edilmiş.

Devamını Oku »

Murtuğalı Çörek

Murtuğa Van-Bitlis bölgesinin yöresel lezzetlerinden birisi.  Tek başına murtuğa kahvaltı sofralarının da çeşnisi.  Un helvasının tuzlu farklı bir çeşidi gibi düşünebilirsiniz. Van yöresinde Murtuğa kahvaltı için hazırlanıyor. İçine yumurta ekleniyor,  üzerine cevizin yanında pekmez yada  bal dökülerek de servis yapılıyor. Benim çok severek yediğim çörekli versiyonu kayınvalidemin tarif defterinden.

Devamını Oku »

Lazanya ile Yalancı Su Böreği

Lazanya ile su böreği gerçeğini aratmayacak kadar güzel oluyor. Hazır yufka ile yalancı su böreği yaptığınızda yufkalar ince olduğu için su böreğinin tadını tam olarak yakalamıyor. Hamurunu hazırlayıp açacaklara sözüm yok ama benim gibi hamur açmaya üşenip üstelik de hazırlık için fazla zamanınız yoksa , lezzetli bir su böreği ikramı için işte lazanyalı su böreği…

Devamını Oku »

Ara 4, 2011 - Seyahatname    Yorum Yok

Paris ve Louvree


Paris ve dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri Louvree a girmeden dönmek olmazdııı:)) Floransa'da Uffizi, Roma 'da Vatikan ve Paris 'te Louvree u da gördüm ya ölsem de gam yemem artık:))

Louvre müzesi şehrin merkezinde Seine nehrinin sağ yakasıyla Rivoli caddesi arasında yer alıyor. Yapımı 1500 lü yıllarda başlayıp farklı krallar tarafından yapılan ekler sonucu 1800 lü yıllara kadar devam etmiş. Nostaljik ve görkemli binaya yapılan son ek ise 1989 yılında Champs Elysees -Şanzelize caddesi ekseninde yapılan Louvre Piramidi. Piramit eski Fransa başkanı François Mitterand’ın ön ayak olması sonucu yapılmış. Aslında görüntü biraz tezat olmuş doğrusu modern bir piramit çevresinde tarihi bir saray:))

Müzeye metro ile Palais Royal-Musee du Louvree istasyonundan ulaşılabilir. Ya da Champs-Elysees nam-ı diğer Şanzelize caddesini takip edip bitimine doğru aşağıdaki güzergahı izleyerek yürüyebilirsiniz. Zafer Takını arkanıza alıp cadde boyunca piramidi görene dek yürüyorsunuz…

Devamını Oku »

Kas 30, 2011 - Seyahatname    Yorum Yok

Paris ve Champs-Elysees

Her şehrin bir rengi vardır. Paris ‘in rengi bence altın sarısı… İddalı, şık ve zarif.  Kısa süre içerisinde hayranlık uyandırıp, uzaklaşınca bile detayları unutulmayan…Bu şehrin romantik ve tarihi havasını solumanın en iyi yolu sokak aralarına girmek. Bu yürüyüş için Fransa’nın ve dünyanın en meşhur caddelerinden Champs-Elysees  nam-ı diğer Şanzelize caddesi iyi bir başlangıç . Zaten başkentin merkezindeki bu cadde yürüyüş mesafesinde (biraz uzun bir yürüyüş) , şehrin tarihi eserleriyle kalbinin attığı bölgede. En rahat ayakkabılarımızı geçirip ayağımıza dolaşmaya başlıyoruz…

Cadde çook geniş , Ankara’daki Atatürk Bulvarını sollayacak kadar diyeyim siz tasavvuf edin artık. Çok şık mağazalar , şık cafeler, restoranlarla dolu.

Fransız Modasının kalbi de burada atıyor. Hatta , Louis Vuitton ‘ a gelince kalp atışlarının sesini hissediyoruz :)) Bileğin alt kısmı zebra başı şeklinde tasarlanmış zarif ayakkabıların , topukları da zebranın ayakları şeklinde .

Tamamı paletlerle zebra şeklinde işlenmiş pelerin de çok çarpıcı duruyor, askılı dekolte siyah bir elbisenin üzerinde çok şık bir aksesuar olabilir…

Devamını Oku »

Kas 27, 2011 - Kahvaltılıklar, Özel Günler    2 Yorum

Tost Ekmeği Pizzası ve Kahvaltı Sofrası

Gönül ne kahvaltı bekler, ne sofra…biraraya gelmek isteyen gönüllerin birlikteliği için sofrada kahvaltı da bahane…Bu pazar çok sevdiğimiz aile dostlarımızla birlikte bir pazar kahvaltısı yaptık. Dostlar deyince dostluğa dair bir formül okumuştum geçenlerde.  Şöyle diyordu “Dost dediğin analitik ve dört işlem bilir olmalı; üzüntüyü senden çıkarmalı,  senin vereceğin tepkileri hesaplamalı, hüznünü bölmeli ve sevincini kendi sevinci ile toplamalı”…Şükür Yaradan a böyle dostlara sahip olduğumuz için….

Sofrada; Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Manyas Peyniri, İncir Reçeli, Vişne Reçeli, Bal, Tereyağı, S.Zeytin, Yeşil Zeytin, Cevizli Ezme, Domates-Salatalık, Yumurta, Zeytinyağlı Sarma, Simit, Zeytinli Açma, Lazanyalı-Yalancı Su Böreği, Sucuklu-Kaşarlı Kanepe, Pırasalı Muffin ve kahvaltı sonrası için Kubbe Pasta vardı…

Devamını Oku »

Güveçte Peynirli Börek

Ortalama bir gün içinde zihnimizden altmış bin düşünce  geçerken bunlardan %95 inin bir önceki günle bağlantılı ve hatta aynı oluşu ne kadar enteresan değil mi? Robin Sharma ‘nın Ferrarisini Satan Bilgesini okurken dikkatimi çeken çarpıcı noktalardan biriydi bu oran. Üstelik bu yüksek oran bir gün önce bizi kaygılandıran düşüncelerden ibaretmiş desem size…Bir gün önce bizi üzen çocuğumuz, ummadık bir anda kalbimizi kıran eş, dost yada arkadaş , iş ortamında yapılmış olumsuz bir yorum yada bizim için büyük ama insanlık için küçücük bir detayda takılıp kalmak !  En büyük düşünürlerin bile zihinsel kapasitelerinin yalnızca on binde birini kullandıklarını düşünürsek, başlayan her yeni günü kaygılarla nasıl doldurup potansiyelimizi bloke ettiğimizi siz düşünün.

Tüm kaygılarımı geride bırakıp mutfağa giriyor ve elimdeki malzemelerle lezzetli bir börek yapmak üzere konsantre oluyorum. Biraz hayal gücü, biraz geçmişte okuduklarımdan esinlenme, biraz da güveçte pişirme aşkı bir araya gelince yeni börek tarifim çıkıyor ortaya….

Devamını Oku »

Sayfalar:«123456789...16»