Paris ve Louvree | BaharDALI
Ara 4, 2011 - Seyahatname    Yorum Yok

Paris ve Louvree


Paris ve dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri Louvree a girmeden dönmek olmazdııı:)) Floransa'da Uffizi, Roma 'da Vatikan ve Paris 'te Louvree u da gördüm ya ölsem de gam yemem artık:))

Louvre müzesi şehrin merkezinde Seine nehrinin sağ yakasıyla Rivoli caddesi arasında yer alıyor. Yapımı 1500 lü yıllarda başlayıp farklı krallar tarafından yapılan ekler sonucu 1800 lü yıllara kadar devam etmiş. Nostaljik ve görkemli binaya yapılan son ek ise 1989 yılında Champs Elysees -Şanzelize caddesi ekseninde yapılan Louvre Piramidi. Piramit eski Fransa başkanı François Mitterand’ın ön ayak olması sonucu yapılmış. Aslında görüntü biraz tezat olmuş doğrusu modern bir piramit çevresinde tarihi bir saray:))

Müzeye metro ile Palais Royal-Musee du Louvree istasyonundan ulaşılabilir. Ya da Champs-Elysees nam-ı diğer Şanzelize caddesini takip edip bitimine doğru aşağıdaki güzergahı izleyerek yürüyebilirsiniz. Zafer Takını arkanıza alıp cadde boyunca piramidi görene dek yürüyorsunuz…

Yürüyüşünüz akşam üzerine denk gelirse parklar ve meydanlarda oturarak günün yorgunluğunu atan Fransızları görebilirsiniz. Yorgunluk atmak için bu tarihi meydanlarda Louvree ‘a karşı güneşin batışını izlemek tam bir keyif. Rivayete göre Fransız ihtilali sonrası buralar halka açılmış.

Zamanında kraliyet ailesinin yaşam mekanı olan müze her eseri incelemek isteyenler için üç gün dolaşılabilecek genişlik ve tarihi eser zenginliğine sahipmiş. Sahipmiş diyorum çünkü gezmekten keyif alsak da biz bile ancak üç saatimizi ayırabildik.

Bu büyüklükteki sarayda zamanında kral ile kraliçenin birbirlerini arayıp da bulamadıkları zamanlar olmuştur herhalde:))

Eserler arasında en çok merak ettiğim Leonardo Da Vinci nin Mona Lisa’sıydı. Bu yüzden biz rotayı ilk olarak Mona Lisa’nın sergilendiği Carre Galerisine çevirdik. Zaten çoğunluk aynı hedefe kitlendiğinden olsa gerek görevlilerin her gün aynı soruya defalarca cevap verme zahmetinden kurtaracak şekilde her salondan Mona Lisa ya bir ok ve çıkış yönü var.

Salona ulaştığımızda önünde yoğun bir kalabalık, ulaşılması hayli zor görünse de buraya kadar gelip de vazgeçmeyeceğiz kesin, başladık beklemeye….Yaklaşık on dakika süren bir bekleyişten sonra Mona Lisa ile göz göze gelme şerefine nail olduk….Zafer kazanmış gibi mutlu yorgun, Da Vinci nin onun yüzüne vermeye çalıştığı ifadeyi çıplak gözle inceledikten sonra birkaç fotoğraf ve bekleyen insanlara aynı duyguları yaşatmak için salondan çıkışla son buldu, Mona Lisa maceramız….

Sonrasında beni en çok etkileyen İtalyan ressamların tablolarıydı…Roma sokaklarında dolaşmış kadar oldum:))

Bükemediğin eli öpeceksin deyimi tam olarak buradaki özel resimler için tabiri karşılıyor. Gözlerde ışık, yüzlerde ifadeler, kumaşların dokusu, üzerinize koşan atlılar… Her şey çok canlı yaşayan, organik bir salon.

40 binin üzerinde eser olduğu söylenen Louvree dönemin tarihi izlerini incelemek için tam bir cevher.

İçeride dikkatimizi çeken şeylerden biri de 2012 yılında mevcut eserlere İslam eserleri kısmının da ekleneceğine dair asılmış panoydu.

İçeride dolaşırken öyle bir kaptırmışız ki ayaklarımıza inen kara suları ancak dışarı çıkınca fark ettik. Dönüşte bir Tripoter a atlayıp Louvree un yorgunluğunu Paris sokaklarını seyrederek attık.



YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.