Sihirli İçecek Kefir | BaharDALI
Ara 20, 2011 - İçecekler    2 Yorum

Sihirli İçecek Kefir

Kefir Orta Asya’da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler tarafından yüzyıllar önce bulunmuş. Sütten biraz daha koyu, ayrana benzer bir tadı olan müthiş faydalı bir içecek. Orta Asya Türkçesinde ve Arapça’da keyif veren, çoşturan anlamında ‘’keyf’’ veya köpük anlamında ‘’kef’’sözcüklerinden türediği söyleniyor.

İlk denememde süpermarketten aldığım pastörize kefirin tadına alışamayıp, kefir içmeye devam etmemiştim. Geçenlerde bir arkadaşımın getirdiği küçük şirin karnıbahar tanesi şeklindeki kefir mayası her şeyi değiştirdi. Ayrana benzer tadı ile her gün kefiyle içtiğim, vazgeçilmez içeceğim oluverdi…Bunca zaman bu kadar şifalı olan kefir mayasını aramadığım için kendi kendime hayıflandım doğrusu.

Hastalıklara şifa olması nedeniyle kefir zamanında ‘’ Peygamber danesi, peygamber darısı‘’ gibi isimlerle de anılmış. Mide bağırsak hastalıkları, metabolik hastalıklar, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve alerji gibi hastalıklara şifa .Ayrıca tümör oluşumunu engelleyici, sinir sistemini rahatlatıcı, cilte yararlı ve kolesterolü düşürücü etkileri de tespit edilmiş. Kefir ilk olarak Rusya’da, daha sonra Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’da besleyici ve tedavi edici olarak tüketilmeye başlanmış.

Kefir Kafkasya’da kefir tanesi ile yapılmış. Keçi, sığır tulumu veya işkembesi içine konan taze süt, burada kefir tanesindeki mikroorganizmaların etkisiyle pıhtılaştırılmış. Tulum yazın evin dışında, kışın ise içinde bırakılır, buradan fermente süt alınır ve içilir; tulumun içine tekrar taze süt katılırmış ( Weis ve Burgbacher,1986 ).

Faydalarına dair okuduklarım:

Kanser oluşumu üzerine etkisi; Kefir tanesinde bulunan suda eriyen polisakkaritlerin oral yolla alınmaları sonucu tümör gelişimini yavaşlattığı tespit edilmiş. İlk defa Shiomi adlı araştırmacı kefir tanesinden izole edilen suda eriyen polisakkaritlerin (molekül ağırlığı 1 000 000 Da) tümör oluşumunu engelleyici etkisinin olduğu tespit edilmiş.

Bebekler üzerine etkisi;Kefirde bulunan mikroorganizmalar sütteki proteinleri pepton ve aminoasitlere, süt şekerini süt asidi ve alkole parçaladığı için kefirin sindirimi kolaydır. Bu nedenle kefir prematüre doğan bebekler tarafından iyi tolere ediliyor.

İmmun sistem üzerine etkisi;Kefirin immun sistemi de güçlendirdiği tespit edilmiş.

Bağırsak enfeksiyonları üzerine etkileri;Kefirde bulunan asetik asit ve H2O2 gibi maddeler gram pozitif ve gram negatif bakteriler ile bazı mantarlara karşı antibakteriyel etki gösterirler.

Diğer Önemli etkileri;Kefir içerdiği B gurbu vitaminler ile sinirsel rahatsızlıklar, iştahsızlık ve uykusuzluk için de yararlı . Ayrıca kefir mide ve pankreas gibi bazı organların salgılarını arttırmaktadır. Sürekli kefir içilmesinin bağırsak florasını düzelttiği ve buna bağlı olarak bazı bağırsak rahatsızlıklarını iyileştirdiği de tespit edilmiş.

Tarih boyunca kefir koyun, keçi ve inek gibi farklı hayvanların sütleriyle de mayalanmış.Kefirin üretilmesinde kullanılan orijinal kefir daneleri babadan oğula geçen bir miras gibi değer taşımış, bir mücevher gibi diğer topluluklardan korunmuştur. Sürekli göç edenlerin kendi çadırlarının yanında özel topluluğa ait kefir çadırları kurdukları bilinmektedir. Kullanılan sütün özelliği, kefir kültürünü oluşturan mikroorganizmaların çeşitliliği, kefirin yapım teknolojileri,yapım sırasında sütün mayalanma sıcaklığı, bekleme süresi, yapımdan sonra içilinceye kadar geçen süre kefirin bileşiminde etkili . Ben değişik denemeler yapıp; pastorize uzun ömürlü süt, günlük süt, kaynatılmış taze süt hepsinin tadı ve kıvamına etkilerini keşfettim.

Koyuluk açısından farklı tipte süt ilavesi sonucu elde edilen kefir;

-uzun ömürlü pastorize süt ile sulu,

-günlük pastorize süt ile kıvamlı,

-kaynatıp ılıtılmış taze süt ile koyu kıvamda kefir elde ediliyor. Bu yorumu eşit miktarda süt ve eşit süre bekleme sonucu yaptığım gözlemle söylüyorum.

Kefir yapmanın püf noktaları; 

**Eğer pastorize sütü önce kaynatıp, sonra bileğinizi yakmayacak kadar ılıtıp mayalarsanız elde ettiğiniz kefir, kaynatmadan mayaladığınıza göre daha pürüzsüz oluyor. Kefiriniz pürüzlü olursa dert etmeyin, ayran kıvamında olduğu için süzdükten sonra şöyle bir çatalla çırpın öyle için.

**Mayayı kefirden ayırmak için metal süzgeç kullanmayın. Metal kaşıkta kefire değmemeli.

**Bekleme süresine gelince bu da elde ettiğiniz kefirin ekşiliğini değiştiriyor. Ayrıca sağlık açısından da 12 saat , 24 saat gibi farklı sürelerde içindeki yararlı mikroorganizmaların özellikleri değişkenlik gösteriyor.

Haydi Kefir Mayalayalım;

1-Bir tatlı kaşığı Kefir tanesinin üzerine iki su bardağı süt ilave edelim. Yoğurt mayaladığımızda sıcaklık ılık olmaz ise yoğurt istenen kıvamda olmaz iken kefir mayalarken buzdolabından çıkardığım süt ile bile 24 saat sonunda kıvamlı kefir elde edildiğini gözlemledim. Mayalanma süresini uzatmış olursunuz ancak aceleniz varsa soğuk süt bile ekleyebiliyorsunuz. Ama en ideali oda sıcaklığında süt kullanmanız. Taze süt kullanarak mayaladığınızda sütü mutlaka iyice kaynatmak gerekiyor. Pastorize sütte de kaynatıp ılık hale geldikten sonra mayalarsanız sütteki makro moleküller, mikro hale dönüşeceği için kefiriniz daha pürüzsüz oluyor.

2-Süt ilavesi sonrası kullanacağınız kavanoz yada kabın ağzını hava almayacak şekilde sıkıca kapatıp, üzerini bir havlu ile örtüp, karanlık bir ortamda mayalanmak üzere bekletmeye başlıyoruz.  Tavsiyem en az 12 saat yada 24 saate kadar bekletmeniz. Ben genelde akşam 19:00 dan sabah 07:00 a , sabah açıp içmeye fırsatım olmaz ise akşam 19:00 a kadar 24 saat bekletiyorum. Eğer kalorifer peteği yanında tutarsanız mayalanma süreniz kısalacaktır.

3-Mayalanma tamamlandığında plastik süzgeçle süzüp afiyetle içiyoruz.

Not:İçmeden önce süzüp, mayamızı ayırmayı unutmayalım…Bir de mayalamaya başlayıp, ara vermek zorunda kalırsanız mayanızı buzdolabında bir-iki gün su içerisinde, uzun aralar için derin dondurucuda bir poşet içinde kuru olarak saklayıp tekrar kullanabilirsiniz.

Kefirin tarihçesi ve yararlarına dair faydalanılan Kaynaklar:

Göknur Terzi , Kefirin Bileşimi ve Beslenme Açısından Önemi, Veteriner Hekimler Derneği Dergisi Cilt: 78 Sayı: 1 Yıl: 2007

Murofushi, M., Mizuguchi, J., Aibara, K. (1986). Immunopotentiative effect of polysaccharide from kefir grain, KGFC,administered orally in mice. Immunopharmacology,121:29 –35.

33. Steven, R.H., Hertzler, Shannon, M.C. (2003). Kefir improves lactose digestion and tolerance in adults with lactose maldigestion. Journal of the American Dietetic Association,103:5.



2 Yorum

  • sitenin bu hali çok güzel olmuş, diğer halin de alışmıştık ama bunu çok sevdim, elinize sağlık

    • Merhaba Gönül hanım,

      Sitede tema değişikliğini önceki haliyle hacklenmiş olmasından ötürü değiştirdik. Yeni temayı seçerken mümkün mertebe sizler için kullanışlı, fonksiyonel bir tema olmasını istedim.
      Böyle geri bildirimler alınca da doğru seçim yaptığımı görüyorum. Beğendiğinize sevindim, teşekkürler.

YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.