Simitli Kanepeler | BaharDALI

Simitli Kanepeler

Şöyle tavşan kanı bir çay, yanında bir parça peynir vee çıtır çıtır susamlı simitten güzel bir üçlü daha olabilir mi ? Simit bizim kültürümüzün, bizim tarihimizin içinden çıkan doyurucu ve lezzetli bir yiyecek. Kimi zaman atıştırmalık kimi zaman bir öğünün yerine geçebilen simit son dönemlerde simit sarayları yada simit evlerinde değişik şekillerde de yapılıyor ; sucuklusu, zeytinlisi, kaşarlısı pek çok çeşidinden yalnızca bir kaçı…

Kahvaltı sofralarına da çok yakışan simitle farklı kanepeler yapabilirsiniz. Eğer dışarıdaysanız çayın yanında hiç anlamadan tamamını bitirebiliyorsunuz. Ama evde sofraya ilave ek bir çeşitse bir bütün fazla geliyor; kanepe olarak birer lokmalık sofraya çok yakışıyor.

Kanepe için simitleri halka halka kesip üzerine arzu ettiğiniz peynir çeşidi (yağlı ve yumuşak peynirler daha çok yakışıyor) ve kiraz domatesleri (Cheryy) ekleyerek yukarıdaki kanepeleri yapabilirsiniz. Immmm nefis olmuşlar…

İki fotoğraf arasındaki fark sadece 15 dakika :))

Bu kanepelere Simitli mantar kanepe adını yakıştırdım; küçük yuvarlak domateslerin altında beyaz peynir parçacıklarıyla çizgi film karelerindeki mantarları anımsatıyor. Bu kadar simitten bahsetmişken çekirdekli simitin de hatırı kalmasın….Evet yanlış duymadınız çekirdekli simit…İstanbul’da özellikle Kadıköy civarında yaşayanlar bilirler…. Çekirdek son zamanlarda o kadar popüler oldu ki kurabiyelerin bile üzerinde fındık-susam yerine çekirdek kullanılabiliyor. Kadıköy ‘e yolunuz düşerse sıcak taze simitlerin bir de çekirdekli versiyonunu deneyin.

Acıkınca imdadımıza koşan simit; bazen açlığımızı yatıştırırken, bazen atıştırmalık, bazen de kahvaltı sofralarının baş tacı oluyor… Lezzetinin yanısıra; her yerde bulunabilmesi, her keseye uyum sağlaması da cabası…Simidin tarihi oldukça eski, Osmanlı zamanına dek uzanıyor. Topkapı Sarayından günümüzün simit saraylarına üzerine kitaplar yazılmış. Susamlı Halkanın Tılsımıkitabı; ekmek, peynir, zeytin ve yoğurttan sonra, Artun Ünsal’ın simit üzerine yazdığı Orhan Cem Çetinin fotoğraflarıyla süslenen bir kitap…. Simit sözcüğü nereden çıkmış, ilk simit nerede yapılmış, pişirme teknikleri, kara fırından günümüze kadar anlatılmış…Kültürel zenginliklerimizin bizden sonraki kuşaklara aktarılması açısından güzel bir eser.

İkinci kanepe tarifi de bayatlayan simitleriniz için. Çok güzel olmasına karşın bir gün içinde tüketmezseniz simitlerin tadı hemen değişiyor. Sakın bayatlayan simitlerinizi atmayın. Onları farklı şekillerde değerlendirebilirsiniz. Beklettiğiniz simitler içinde aşağıdaki tarifi uygulayarak sıcak ve lezzetli kanepler sunabilirsiniz. Aşağıdaki tarif için Sofra dergisi Aralık sayısından esinlendim. Orjinal tarifte yumurtalı ekmek gibi kızartılarak yapılıyordu. Ben fırınlamayı tercih ettim.

Malzemeler

  • 2 adet yumurta
  • 2 adet susamlı simit
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 tatlı kaşığı tereyağı
  • 2 dilim taze kaşar peyniri (70-80 gr)
  • Tuz, pul biber, kimyon, karabiber

Yapılışı

  • Simitler halka halka kesilir.
  • Derin bir kapta yumurtalar iyice çırpılır. Süt, baharatlar ve tuz eklenir. Simit halkaları içine atılıp karışıma iyice bulanır.
  • Karışım yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde 170 derecede on dakika fırınlanır. Ardından tereyağı eklenip karıştırılarak pembeleşene dek pişirilir. Pişerken homojen pişmesi için ara sıra karıştırmanızda yarar var. Çıkarmadan önce simitler sıcakken üzerine küçük küçük kesilmiş kaşar peyniri parçaları eklenip sıcakken servis yapılır.


1 Yorum

YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.