Aşure günü | BaharDALI
Aşure günü için Arşiv"
Oca 22, 2011 - Baharlopedi    Yorum Yok

Aşure günü ve Aşk

Muharrem ayında pişirilen Aşure hem lezzetli hem de vitamin ve mineral dolu bir tatlı. Muharrem ayı hicri takvimin ilk ayı. Bu takvimde ay hareketleri esas alınmış. Buna göre bir yıl yada kameri yıl 12 ay ve 355 günden oluşuyor. Aşure günü ise Muharrem ayının onuncu günü. Rivayetlere göre bu ayda İslam tarihi ve diğer peygamberlerle ilgili pek çok dönüm noktası yaşanmış. Hz.Adem in Cennetten yeryüzüne gönderilmesi, Nuh(a.s) ‘ un gemisinin tufandan sonra Ağrı dağına(bazı kaynaklara göre Cudi dağına) oturması, Hz.Musa ve İsa nın aşure gününde doğduğu, Hz.Musa ve İsrail oğullarının Firavun ‘un zulmünden kurtulduğu gün oluşu, Müslümanların Mekke’ den Medine’ ye hicreti sadece bir kaç tanesi…Yine rivayet o ki Nuh (a.s) gemisi Cudi dağında karaya oturunca ; gemiye aldığı yiyeceklerden kalanlarla ilk aşureyi pişirmiş.

Hatta Hz.Musa ve kavminin kurtuluşu olduğu için Yahudiler Aşure gününde oruç tutuyorlar… Bizim için ise Aşure günü öncesi yada sonrası bir gün oruç tutmak; Ramazan ayından sonra oruç tutulabilecek en hayırlı gün olarak kabul ediliyor. Oruç tutmak kadar bu güne özel  Allah aşkına yapılan tüm ibadetler ve pişirilip dağıtılan Aşurenin ayrı bir önemi var. Allah aşkını bize en güzel anlatan Peygamberimizden sonra Hz. Mevlana ve Şems hazretleri . Onların Allah aşkını anlatan güzel bir kitap okumak isterseniz son dönemde okuduğum popüler kitaplardan Elif Şafak’ın Aşk adlı kitabını tavsiye ederim. Adına ve kapak rengine bakıldığında ilk çıktığı dönemde çok farklı algılanan kitap erkeklerin yoğun isteği üzerine bir sonraki baskısında gri renkte basılmıştı. Aslında kitabın kapak rengi, adı tamamen biçimsel semboller. İçeriğini okuyup anlayanların bu tür tepkiler göstermeyeceğine inanıyorum. Çift boyutlu olarak; bir kadının bir erkeğe aşkını anlatırken ayni zamanda Mevlana ve Şems hazretlerinin Allah’a ulaşma yolunda kendi nefislerini yenmeleri ve Yüce Rabbimize daha yakın olmak için, kendilerini insani hırs ve duygulardan nasıl uzak tuttukları anlatılıyor…

Mevlana’ nın felsefesini anlatan Mesnevi başta olmak üzere eserleri, özdeyişleri, dillere ve gönüllere destan olan Sema gösterileriyle O’ nu ve Allah aşkını anlamaya- öğrenmeye çalışıyoruz.İşte size geçen hafta izlediğim Şeb-i Aruz töreninden bir kaç enstantene…

Hz.Mevlana’nın Sema için şöyle demiş; “Dönmek sanırsın marifet; arş dönüyor, yıldızlar dönüyor dersin. Zahirdir gördüğün, ahirde dönersin. Marifet dönmek değil, bulmaktır bilesin.”

Mevlana’yı anlamaya çalışan ünlü Alman İslam bilimci Profesör Annemarie Schimmel ‘de ” Sema ancak bir “Sevgili” olunca anlam taşır. Zira güneş olmadan zerreler nasıl harekete geçirilip raksettirilebilir? Aksi halde zerreler yalnızlaşıp donarlar ” demiş. Schimmel in Yunus Emre, Mevlana , Hz. Muhammed ile ilgili pek çok eseri var. Yunus Emre ile yollarda, Muhammed İkbal, Ben rüzgarım sen ateş eserlerinden bir kaçı….

Tüm dünyada ve İslam aleminde; O’nun ve felsefesi ve düşünceleri anlaşılmaya çalışılırken, O (Hz.Mevlana) kendisini aşağıdaki bir kaç dize ile anlatmış…

Yaşamayı öğrendim,

Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün

ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.

Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla…

Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını zamanla öğrendim.

İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu…

Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

İnsanın tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…

Sonrada ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.

Kendime yazmayı öğrettim sonra…

Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana…

Gerçeği öğrendim bir gün…

ve gerçeğin acı olduğunu…

Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da “lezzet” kattığını öğrendim…

Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının

hayatı tadacağını öğrendim…

Hz.Mevlana