Hollanda | BaharDALI
Hollanda için Arşiv"
Haz 8, 2011 - Seyahatname    Yorum Yok

Volendam

Volendam Hollanda da küçük şirin bir balıkçı kasabası. Hollanda’ daki pek çok yer adı gibi sonu  ”dam” ile bitenlerden (Amsterdam, Edam, Volendam…) Kutu gibi birbirinin benzeri, üçgen çatılı evleriyle bu kasaba kendinizi bir masaldaymış gibi hissettiriyor. Bir tarafında Kuzey denizi bir tarafında evlerin arasındaki kanallarda yüzen ördekleriyle huzur veren bir atmosferi var. Ömrünüze ömür katacak cinsden :))

Sokak aralarına girdiğinizde evlerin doğayla iç içe atmosferini ve şirin bahçelerini göreceksiniz.

Bahçelerde içinde alabalıkların yüzdüğü küçük havuzlar, birbirini kovalayan horozlar, rengarenk çiçekler ve minik şirin heykeller var…Aşağıdaki fotoğrafa dikkatle bakarsanız turuncu alabalıkları göreceksiniz…

Kasabanın merkezinde limana doğru giderken sağ tarafta geleneksel kıyafetlerle fotoğraf çekimi yapan bir fotoğrafçı da var…Vitrinde çekilmiş geleneksel kıyafetli alternatif pozları görebilirsiniz…. Hatıra fotoğrafı için orjinal bir fikir…

Bu fikrin benzeri uygulamaları Türkiye ‘de de başlamış. Son olarak Carrefour ‘ a gittiğimizde gördük. Sadrazam koltuğu üzerine Osmanlı tuğralı bir çerçeve konmuş. Hemen yanı başında sultan ve sadrazam kıyafetleri yer alıyor. Kıyafetleri giyip koltuğa kuruluyor ve fotoğrafınızı çektirebiliyorsunuz.

Volendam’ ın bu şirin atmosferinde deniz kenarında keyifli bir yemek yiyebilirsiniz. Özellikle deniz ürünleri ve balıkları meşhur. Kibbeling buraya özgü meşhur balık çeşitlerinden . Kızartılmış yada fırınlamış şekliyle yiyebilirsiniz.  Gölyazı da yediğimiz Turna balığı ile Mezgit karışımı bir tadı var. Yanında özel sosu ile servis yapılıyor. Tadı oldukça lezzetli.

Ayak üstü atıştırmalık olarak yiyebileceğiniz gibi (3-5 Euro civarında) , sahildeki küçük şirin restoranlardan birini de seçebilirsiniz…Restoranlarda tatlı ile birlikte menü fiyatı da 15 Euro civarında…De Koe lezzetli Kibbeling yemek için merkezdeki şirin restoranlardan birisi…Ayrıca meşhur elmalı payının da tadına burada bakabilirsiniz. Yada küçük şirin kafelerinde bir şeyler içip ortamın tadını çıkarabilirsiniz.

Evler, bahçeler gibi bu küçük kasabada satılan hediyelik eşyalarda birbirinden sevimli. Ahşap sabolardan ayakkabılar, ilginç magnetler, mutfak eşyaları, geleneksel Hollanda kıyafetleriyle el yapımı porselen bebekler alternatif seçenekler….Burdan canlı bir parça götürmek için ise lale tohumlarını tercih edebilirsiniz…Hem lale olsun hem de hiç solmasın isteyenlere de ahşap laleler var…

Lalelere bayıldım….Rivayete göre ilk lale tohumu Osmanlı zamanında Hollanda ‘ya gitmiş…Çok sevdiğim için bundan üç dört yıl önce oturma odamızı dekore ederken konsepti lale seçip; laleli avizeden, tabloya, ayaklı vazodaki çiçekten, vitraylara kadar odamızı lalelerle donatmıştım…Ne de olsa Osmanlı torunlarıyız biz, lale devri çocukları :)) Hal böyle olunca satın almasam da hayran hayran bakarak önlerinden geçtim ve porselen bebeklerle, ahşap saboların içinden hediyelikler seçmeye başladım…

 

Hiç ayrılmak istemesek de bu masalsı kasabaya başka bir tatilde tekrar uğramak üzere veda edip Marken e doğru yola çıktık…