senius | BaharDALI
senius için Arşiv"
Eyl 27, 2010 - Seyahatname    Yorum Yok

Siena

Siena tarihi özelliklerini çok iyi koruyan şehirlerden birisi. Evlerin kırmızı tuğlalı kendine özgü mimarisi ile diğer şehirlerden ayrılıyor. Ortaçağ’da bu binalarda kullanılan tuğlaların üretimi ile de ün yapmış. Efsaneye göre şehir Roma’yı kuran Remus ‘un oğlu Senius tarafından kurulmuş. İkiz kardeşleri emziren kurtta şehrin sembolü olmuş. Bu kurtun sembolik heykelini Siena ‘da ve Roma da bazı tarihi binalarda  görebilirsiniz. Orta çağ ve Rönesans dönemine kadar İtalya’daki güçlü şehirlerden biri iken Rönesans sonrası Floransa’nın egemenliğine girmiş.

Kırmızı tuğlaların hakimiyetinin bir sebebi varmış. Floransa’yı hakimiyetine alan ünlü Medici ailesi ile Toscana bölgesinde Siena’ya egemen olmaya çalışırken o dönem şehri tamamen harap etmiş. Ardından şehrin yeni baştan yapılandırılması sırasında bir an önce tekrar inşa edilmesi için hızlı ve ucuz bir yol olması açısından tüm binaları kırmızı tuğlalarla yapmışlar. Görüntü çok otantik. O dönemden sonra yapılan diğer binalarda görüntüyü bozmadan ayni malzeme ve tarzda inşa edilmiş. Tarihi dokuyu koruma konusunda tam anlamıyla örnekler. Bizim bu konuda çok yol kat etmemiz lazım diye düşünüyorum.

Siena kırmızı tuğlalarıyla yapılmış evleri dışında Duomonun taş ve renkli mermer ile el işçiliği de görülmeye değer.

Şehre özgü bir başka konu 16.yy dan beri her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında şehrin daracık ve eğimli sokaklarında yaptıkları at yarışları. Sokakların arasında düzenlenmesi dışında diğer ilginç yanı atın sadece gemlerini kullanarak çıplak ata binmeleri. Bu nedenle yarışlara katılmak ciddi ustalık istiyor. Evlerin önünde de araba park alanı yerine duvarlarda atları bağlamak için büyük metal halkalar var. Şehir içinde farklı bölgeler var. Bu bölgelerin de kendine özgü filamaları var.

Farklı filamalı bölgeler bu yarışlarda birbirleriyle yarıştıkları için şehrin kendi içinde müthiş bir rekabet var. Filamaları fotoğraftan görebilirsiniz.

Yarışlar Campo meydanında başlıyor ve şehrin sokaklarında yapılıyor. Campo meydanı bu nedenle şehrin kalbi gibi.

 

 

 

Yarış zamanında meydanda çevredeki cafelerin masaları kaldırılıp seyirciler için localar hazırlanıyor. Localardan ve orta bölgeden seyirciler yapılan at yarışını seyredebiliyorlar.

 

Kaynak: www.aboutsiena.com

Midye şeklinde hafif eğimli bir meydan. Yarış zamanı dışında da meydan hareketli. Cafelerde oturanlar, meydanın taşlarında gazete,dergi okuyup, güneşlenenler. Meydanda biraz vakit geçirip dinlendikten sonra katedralin yanında bulunan müzeye ve ardından kuleye yöneldik.

Kule yüksek bir tak gibiydi. Daracık ve dönerek çıkılan merdivenler var. Ayni anda sadece tek bir kişinin geçebileceği kadar dar. Bi gayret çıkarız derken döne done başımız döndü çıkana kadar. Ama yukarı çıkıpda manzaranın keyfine varınca değdi  doğrusu . Yukarıdaki ilk fotoğraftan gördüğünüz gibi şehir ayaklarımızın altındaydı. Enteresan tarafı çatılarda hiç uydu anteni yok. Sonradan öğrendik ki klimada kullanmıyorlarmış. Daha doğrusu yasakmış. Şehrin tarihi dokusunu korumak için alınan bir önlemler. Koruma çalışmaları bu kadarıyla da kalmıyor. Ciddi bir finans akışı da var. Şehirlerin girişinde rehberimiz ayakbastı parası olarak her şehre girişte ciddi bir ödenek ayırıyor. Bu paralarda şehrin genel görünümü, tarihi eserlerin bakımı gibi konularda kullanılıyormuş. Ayda bir milyon, senede on iki milyon turistin gelişiyle sadece ayakbastı parasından elde ettikleri geliri tasavvuf edemiyorum. Turizm ciddi anlamda gelir kaynakları. Bu kadarıyla da kalıyor. Esnafı da İtalyan hükümeti ciddi anlamda koruyor. Biz bu kadar şehir gezmemize rağmen bir tane Çin, Meksika yada Türk restoranı göremedik. Tabii ki İtalyan yemeklerinin tadına bakmaya kararlıydık ama bu durum biraz ilginç geldi doğrusu. Sorduğumuzda öğrendik ki Berlusconi’ nin kararıyla hepsi kapanmış. Kendi restoranlarının payını paylaşmak istemediler anlaşılan…

Siena’nın bir başka özelliği çevresinin doğal güzellikleri ile yeşilin her tonuna sahip olması. Toscana’nın verimli topraklarında, otantik evler, üzüm bağları, çiftlikler şato görünümünde ortaçağdan kalma evler…Bu bölgede Siena dışında geniş zaman ayırarak dolaşılabilecek pek çok tarihi  kasaba var. Pisa’ ya geçmek üzere Siena’dan ayrılırken Toscana bölgesi için arabayla geniş zamanda ayrı bir gezi yapmaya karar verdik.

 

Kaynak: www.aboutsiena.com