Venedik | BaharDALI
Tem 17, 2010 - Seyahatname    Yorum Yok

Venedik

Dünya üzerinde caddeleri suyla dolu tek ve eşsiz şehir Venedik ‘e hayran  olmamak mümkün değil…Şehir Adriyatik denizi üzerinde sığ adacıkların üzerine kurulmuş. Üzerindeyken belli olmuyor ama 120 adacıktan oluştuğu söylenen Venedik ‘te 400 köprü varmış.

Ortaçağda başarılı düklerin yönetimiyle Akdeniz’den İstanbul’a-o dönemde Konstantinopolis’e- kadar genişletilmiş. Şehrin içinde ambulans ve taxiler dahi tekne şeklinde…Tek motor sesi deniz otobüsleri ve malzeme taşıyan mavnalardan geliyor. Özellikle bu şehre ve İtalya ‘ya gelen turist sayısı ayda bir milyon senede oniki milyon imiş…

Şehir içinde ulaşım deniz otobüsü yani vaporetto ile yapılıyor. Büyük kanal içinde tavsiye edilen dolaşma yolu vaporetto. Sokak araları için ise en keyifli yol tabii ki gondol. Gondol turumuzda genç gondolcumuza arya söyletemeyince turumuzu grubumuzda İtalyancayı iyi bilen Leyla hn ın aryası ile yaptık. Arya eşliğinde gondol ayrı bir keyif….Gitmeyi düşünenler için tavsiyem bizim kadar şanslı olmayabilirsiniz o nedenle; gondola binerken orta yaş ve üzerinde olan gondolcuları tercih edin. Ne varsa eskilerde var….

Gondollar dar sokakları aşabilecek ince bir gövdeye ve düz bir zemine sahip. Kürek gücüne karşın hareket oluşturarak gondolun daireler çizmesini önlemek için pruvada sola doğru bir kıvrım var. Binerken dikkat etmeniz gereken tur sırasında yerinizi değiştirmemeniz. Oturma yerleri ağırlık merkezine göre ayarlanmış…

Geçmişte çok farklı şekiller ve renklerde süslenen gondollar insanların zenginliklerini gösterişli bir şekilde sergilemelerini önlemek amacıyla 1562 yılından itibaren tamamı siyaha boyanmış.

Büyük kanalın girişinde Santa Maria della Salute yer alıyor. Bu görkemli Barok yapının ağırlığını bir milyondan fazla ağaç kazık destekliyor. Şehrin 1630′da veba salgınından kurtulmasına karşın Alllah’a onların deyimiyle Tanrı’ya duydukları şükran sebebiyle inşa edip esenlik ve kurtuluş anlamında Salute adı verilmiş.

 

Onbinlerce kişinin katılımıya yapılan Venedik karnavalının açılışı San Marco meydanında Melek Uçuşu ile başlıyormuş. Adını meydana da veren katedralin 99 metre yüksekliğinde saat kulesinden her yıl seçilen ünlü birinin melek kıyafetiyle yaptığı uçuş ile açılış yapıyorlarmış. Zamanında yapılan karnavallarda maskelerin verdiği rahatlıkla eğlencenin dozu kaçınca belli bir dönem yasaklanmış. Bir başka söyleme göre de eski zamanlarda yapılan sosyal sınıf ayrımcılığına tepki göstermek ve herkesin eşit olduğunu göstermek için de takılırmış.

Rialto köprüsü Venedik ‘in simgelerinden birisi . Büyük kanalın güzel manzarasına sahip, burası ayni zamanda şehrin kalbi gibi.

Adını Rivo alta ‘dan (yüksek kıyıdan) alıyor. Bu bölge geçmişte bankacılık merkezi iken daha sonra pazar bölgesi olmuş. Erberia (sebze-meyve pazarı) ve Pescheria (balık pazarı) ile yerli ve yabancı turistlerle dolu.

Biz köprü ve çevresini gondol turu ve alışverişten sonra dolaştık. Kanal’dan manzara çok güzel…

Doğal görünüm dışında on sekiz farklı tarihi kilise , altı farklı müze/galeri var. Gemi omurgası biçiminde çatısı ile San Giacomo dell Orio; Tiziano, Giovanni , Bellini’nin benzersiz eserleri , Danotello ‘nun heykellerinin bulunduğu Santa Maria Glorisa dei Frari sadece bir kaçı …

Biz en önemlilerinden Dükler sarayı ve San Marco Bazilikasını dolaştık.  İlgi duyanlar geniş zamanda diğerlerini de dolaşabilir.

Dükler sarayı San Marco meydanı girişinde yer alıyor. Bir zamanlar Venedikli yöneticilerin ikemetgahı ve devlet dairesi olarak kullanılıyormuş. Meydan için zamanında Napoleon Avrupanın en zarif salonu demiş. Bazilika ve meydanın adı şehrin koruyucusu olduğuna inanılan Aziz Markus’tan geliyor. Venedikli iki tüccar, Mısır’da bulnan ve Hristiyanlıkta kutsal kişilerden 4 İncil’in yazarından Markus’a ait olduğu sanılan kemiklerini ve özel eşyalarını Venedik ‘e getirmek isterler. Bir sandığa doldurup üzerini domuz etiyle kaplarlar. Domuz etini gören Müslüman Araplar sandığa hiç dokunmazlar. Bu olay kilisenin girişine de mozaiklerle resmedilmiş. Dış mekanda süsleme olarak bronz atlar kullanılmış. Bu atlar mahşerin dört atlısı olarak tanımlanıyor. Bronz atlarda zamınında İstanbul’dan getirilmiş. Bakım ve restorasyon nedeniyle ancak yandan çekim yapabildik. Meydan da oldukça kalabalık, tam anlamıyla insan seli.

Venedikten ayrılırken tekrar gelmeyi ve gondol turunu tekrarlamayı diliyoruz….



YORUM BIRAKIN

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.